Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu illerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştirdi.
Saadet Partisi lideri, Doğu Anadolu Bölgesi’ni kapsayan geniş çaplı ziyaret programı dahilinde serhat illeri Kars, Ardahan ve Iğdır’da vatandaşlar ve kent dinamikleriyle buluştu.
Bölgenin sosyo-ekonomik tablosunu yerinde inceledi, halkın talep ile beklentilerini doğrudan dinledi, ve parti teşkilatlarının saha çalışmalarını güçlendirmek amacıyla Doğu Anadolu turunu gerçekleştirdi.
Kars, Ardahan ve Iğdır’da vatandaşlar ve kent dinamikleriyle buluştu.
Ziyaret maratonu boyunca Kars, Ardahan ve Iğdır’da yeni kurulan il başkanlığı binalarının resmi açılış kurdelelerini kesti.
Arıkan, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek önümüzdeki dönemin yol haritasını değerlendirdi.
Program kapsamında sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, yerel iş insanları, kanaat önderleri ve basın mensuplarıyla düzenlenen istişare toplantılarında Türkiye ve bölge gündemine ilişkin kritik mesajlar verildi.
Saadet lideri, açıklamalarında birçok hususa değindi.
Şu ifadeleri dikkat çekici idi;
* “Ardahan’dan şehirlere gençlerimizin göçtüğünü görüyoruz. Bunu tersine çevirmemiz gerekiyor. Büyükşehirlerden tekrar Ardahan’a insanlarımızın dönmesi, doğduğu yerde doyduğu bir düzeni inşa etmeliyiz."
* “Bu binadan yapacağımız hizmetlerle Ardahan’dan göç etmeyecek bir düzen için ilk seçimde Saadet iktidarı için çalışacağız. İlçelerimizi tekrar canlandıracağız, tarıma gereken desteği vereceğiz…”
İŞTE BU İFADELERİN PERDE ARKASINDAKİ GERÇEK!
Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, fabrikaları ve "Ağır Sanayi Hamlesi"ni Türkiye’yi ekonomik ve teknolojik olarak tam bağımsız bir lider ülke konumuna getirmek amacıyla başlattı.
Siyasi hayatı boyunca "üretim odaklı" bir ekonomi modelini savunan Erbakan Hoca’nın fabrika kurma nedenleri ne idi peki;
1. Dışa Bağımlılığı Bitirmek (Ekonomik Bağımsızlık): Erbakan Hoca, Türkiye’nin Batı'ya ve dış pazarlara bağımlı kalmasını bir "sömürge tipi kalkınma" olarak görüyordu. Türkiye'nin kendi motorunu, uçağını, tankını ve elektronik cihazlarını üretebilmesi durumunda gerçek bağımsızlığa kavuşacağına inanıyordu. Bu yüzden montaj sanayisi yerine, "fabrika yapan fabrikalar" kurmayı hedefledi.
2. Topyekun ve Yaygın Kalkınma: Sanayinin sadece büyük şehirlere sıkışmasına karşı çıktı. Anadolu’nun dört bir yanına (Yozgat, Sivas, Malatya, Van, Mardin gibi) şeker, çimento, gübre ve makine fabrikaları kurarak bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmayı ve göçü engellemeyi amaçladı.
3. İstihdam Oluşturmak ve Refahı Artırmak: Ülkedeki işsizlik sorununu kalıcı olarak çözmenin yolunun fabrikalardan geçtiğini savundu. Üretim artışıyla birlikte halkın satın alma gücünü ve refah seviyesini yukarı çekmeyi hedefledi.
4. Yerli ve Milli Teknoloji Üretimi: Erbakan bir mühendis olarak, Türkiye'nin teknoloji üreten bir güç olmasını istiyordu. 1956'da kurduğu ilk yerli dizel motor fabrikası olan Gümüş Motor (Pancar Motor) ile başlayan bu vizyon, daha sonra koalisyon hükümetlerinde TÜMOSAN (motor), TAKSAN (takım tezgahları), TEMSAN (elektromekanik) ve TESTAŞ (elektronik) gibi stratejik kurumların kurulmasıyla devam etti.
ÖMRÜNÜ ÜRETİME VE SANAYİLEŞMEYE ADADI
Erbakan Hoca, güçlü bir sanayi altyapısı olmadan bir ülkenin siyasi ve askeri olarak dünyada söz sahibi olamayacağını bildiği için ömrünü üretime ve sanayileşmeye adamıştır.
İşte Saadet lideri Mahmut Arıkan’ın ifadelerindeki gerçek, bu satırlarda saklıydı…




