Merhum Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümüyle ilgili muamma devam
ediyor!
Zehirlendi mi zehirlenmedi mi tartışması alabildiğine
sürüyor!
Merhum Cumhurbaşkanı Özal’ın zehirlendiğini düşünenleri
yapılan açıklamalar tatmin etmiyor!
Özal’ın zehirlenmediğini ileri sürenler ise kendilerinden
pek emin görünmüyorlar!
Merhum Cumhurbaşkanı Özal’ın kabrinin açılması ve cesedinin
adli tıpta incelenmesi bile konuyu açıklığa kavuşturamadı!
Bu elbette vahim bir durum!
Herkes gibi bizi de endişeye sevk ediyor!
Ama bizi endişeye sevk eden sadece bu muammanın çözüme
kavuşamamış olması değil!
Bizim asıl endişe kaynağımızı devlet adamlarını koruma
konusundaki eksikliğimiz oluşturuyor!
Ve bu endişe ile diyoruz ki:
Geçmişte olan olmuş, biz bugüne bakalım ve devlet adamlarını
ciddi bir şekilde korumayı becerebilelim!
Merhum Cumhurbaşkanı Özal’ın zehirlendiğini düşünenler
yapılan açıklamaları inandırıcı bulmadıkları gibi zehirleyen odakların hâlâ
etkili olduğuna inanıyorlar!
Şayet onlar bu tezlerinde haklı iseler mevcut devlet
adamlarını korumak için çok daha özenli ve tedbirli olmanın gerektiği aşikâr
değil mi
Varsayalım ki böyle bir yapılanma var ve zehirlediği
kişilerin gerçek ölüm nedenlerinin açıklanmasına yıllar sonra bile mani
olabiliyor!
Sırf böyle bir düşünce bile mevcut devlet adamlarının
korunup kollanmaları için kolları yeni baştan sıvanmasını gerektirmez mi
“Merhum cumhurbaşkanı Özal’ın ölümü ile ilgili soruşturmalar
bir kenara bırakılsın, ölen ölmüş kalan sağlar bizimdir” gibi anlayış içinde
değiliz!
Ama böyle şüpheli durumlardan ders alarak çok titiz olunması
gerektiğini söylemeye çalışıyoruz!
Bu tartışmalar bize gösteriyor ki bir devlet adamını
korumakta yeterince hassas davranılamamış!
Ve alındığı söylenen bütün önlemlere rağmen kötü niyet
sahipleri istedikleri gibi at oynatmışlar!
Şimdi dememiz o ki, artık böyle art niyet sahiplerine fırsat
tanınmamalı ve onlar diledikleri gibi at oynatamamalılar!
Hiç olmazsa mevcut devlet adamları geçmişte koruyamadığımız
devlet adamları gibi “kim vurdu” daha doğrusu “kim zehirledi” sorusuna muhatap
olmamalılar!
Bu isteğimizi karşılamanın güçlüğünü biliyoruz ama yine de
böyle bir talepte bulunmaktan kendimizi alamıyoruz!
Tarih bu tür fitne fücur örnekleri ile dolu! Ama gönül artık
bu tür kirli işlerin sona ermesini istiyor! İnsanların birbirlerini
zehirleyerek sonuç alamayacaklarını artık idrak etmeleri gerekmiyor mu