Adalet neyin temeliydi?
Mülkün temeliydi değil mi?
Bu güzel söz yanılmıyorsak Hz. Ömer’e atfedilen bir söz!
Ve devletin temelinin adalet üzerine kurulu olması gerektiğini bizlere hatırlatıyor.
Acaba günümüzde bu sözü biraz değiştirerek kullanabilir miyiz?
Mesela “adalet mutluluğun temelidir” diyebilir miyiz?
Sanırız adalet mülkün temeli olduğu kadar mutluluğun da temelini oluşturuyor.
Bu kanıya nasıl mı varıyoruz?
Hemen açıklayalım.
MAK araştırma şirketinin gençlerimizin mutluluğu üzerine yaptığı bir anket çalışması var.
Yapılan ankette gençlere mutlu olup olmadıkları soruluyor.
Soruya muhatap olanların yüzde 7,8’i çok mutlu olduğunu söylüyor. Sadece mutlu olduklarını söyleyenlerin oranı ise yüzde 18 olarak ortaya çıkıyor.
Yani araştırmaya katılanların yüzde 26’sı mutlu olduklarını söylüyorlar.
Peki geriye kalanlar ne diyor?
Cevap verenler arasında hiç mutlu değilim, mutlu değilim ya da kendimi mutlu hissetmiyorum diyenlerin oranı ise yüzde 74!
Bu çalışmada çok önemli bir soru daha soruluyor.
Adalete güvenip güvenmedikleri araştırılıyor.
Araştırmada cevap veren gençlerin yüzde 80’i güven duymadığını ifade ediyor.
İşte bu iki araştırma sonucu bize adalet mutluluğun da temelidir sonucuna götürüyor.
Adalete güvenen gençlerin sayısı artsa Allah-u âlem mutluyum diyenlerin sayısı da doğal olarak artacak.
Büyüklerimiz şeriatın kestiği parmak acımaz derken şüphesiz adaletin tesis edilmesinin önemini vurguluyorlardı.
Şimdi üzülerek görüyoruz ki; adaletsizliğin gölgesi bile gençleri mutsuz etmeye yetiyor. Bir de liyakat yerine adam kayırmacılık öne çıkınca gençler doğal olarak mutsuz oluyorlar.