Damlanın can ve tene dönüşüp canan olduğunu görüyor ama
miracı inkâr ediyor.
Çekirdeğin çınar olduğunu, gölgesinde serinlediğini
biliyor ama miracı aklına aldıramıyor.
Buharın göklerde seyahat ettikten sonra ölü topraklara
yağdığını, susuz yaprakları suladığını bilimsel olarak açıklıyor ama miraca
itiraz ediyor.
Allah ın yarattığı tonlarca demiri, yükü ve insanları havada
kendisi uçuruyor ama Allah ın peygamberini uçurduğuna inanası gelmiyor.
Allah ın yarattığı yıldızın ışığının hızının saniyede üç
yüz bin kilometreye ulaştığını kâfir bilim adamı söylediğinde inanıyor ama
yıldızı, ışığı, hızı, insanı, bilim adamını yaratan Allah ın kendi peygamberini
gökyüzüne çıkarmasına inanmamak için diretiyor.
Toprağın çiçeğe, çiçeğin sebze ve meyveye, meyvenin kaşa,
göze, kirpiğe, sevgiliye yükseldiğini biliyor da bütün bunları yaratan Allah ın
Muhammed aleyhisselamı miraca çıkarmasına aklı yatmıyor.
Bilim adamları, zerrenin sırrına ermek için binlerce
yıldır çalışmalarına devam ederken, atomu parçaladıkları halde Tamam, bundan
ötesi yoktur diyemedikleri ve araştırmalarına devam ettikleri halde zerrenin
dibine bile varılamadığını duyan ve hayretler içinde kalan bazı akılsızlarımız
zerreyi de, atomu da, atomu parçalayanı da yaratanın miraç mucizesine inanmakta
zorluk çekiyorlar.
Havada uçakla İstanbul dan Ankara ya uçarken miraca
itiraz edene ne demeli
Balona Helyum gazı koydukları zaman göklere yükseldiğini,
bidonun içini havayla doldurduklarında su üzerinde yürüdüğünü ve batmadığını
gördükleri halde Rabbin kelamıyla gönlü dopdolu kılınan Sevgili Peygamberimizin
göklere yükselmesini çağdaşlığına yakıştıramıyor.
Bizim İsra ve miraca iman etmemiz günde bir kaç defa
Şuara Suresi nin son ayetinden olan Ve selamünalelmürselin / bütün
peygamberlere selam olsun diye selam gönderdiğimiz peygamberlerden Âdem,
Yahya, İsa, Yusuf, İdris, Harun, Musa, İbrahim aleyhisselamları anarak kendimize
örnek ve önder olduklarını, onların yolunda olduğumuzu hatırlar ve onlar gibi
davranmaya çalışırız.
Bu günlerde vaazlarımızda, konferanslarımızda,
seminerlerimizde, sohbetlerimizde miraç günü farz kılınan ve bizim birlik ve
beraberliğimizi sağlayan beş vakit namaz üzerinde biraz daha fazla dururuz.
Çayırda kazığa bağlılar gibi çıkara bağlı
birlikteliklerin bize yakışmayacağının, bizi birleştirenin yalnız Allah a
kulluk olduğunun şuurunu bu günlerde biraz daha kuvvetlendiririz.
Siyonistler, bir yıl boyunca bizi uysallaştırmak, layt
Müslüman yapmak için dünya genelinde milyonlarca dolar harcarlar ama miraç
gecesinde uysal Müslüman da, layt Müslüman da ilk kıblesinin kalbinde dolaşan
kanlı ayakları hatırlar bir yılda kendisine takılan yularları sıyırır atar.
Namazlarımıza dikkat edelim.
Bakara Suresi nin son iki ayetinin, İsra Suresi nin
birinci sayfasındaki ayetlerin, Necm Suresi nin birinci sayfasındaki ayetlerin
anlamlarını evinizde olan bir tefsirden okuyuverin.
İsra ve miracınız mübarek olsun.