Ve tezkere TBMM’den geçti!
Tezkere geçmesiyle Suriye ve Irak’a asker gönderilebileceği gibi yabancı askerleri de Türkiye’de barındırılabilecek! AKP iktidarı tarafından hazırlanan bu tezkere “Milli Görüş” ile “Muhafazakâr Demokrasi” arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne sermiş bulunuyor!
Bugün tezkereyi hazırlayan arkadaşların birçoğuyla dün “Milli Görüş” çatısı altında birlikteydik! Hep birlikte bu tür tezkerelere karşı çıkıyorduk! Bu tür tezkerelerin “ülkemizin ve de inancımızın” yararına olmayacağını haykırıyorduk!
Yani aynı şeyleri düşünüyor, aynı şeyleri terennüm ediyorduk!
Sonra bazı arkadaşlarımız yollarını ayırdılar! Sırtlarındaki “Milli Görüş” gömleğini hoyratça çıkarıp, bir kenara fırlatıp attılar!
Ve kendilerini “Muhafazakâr demokrat” olarak tanımlamaya başladılar!
Özel sohbetlerde kendilerini “Muhafazakâr demokrat” diye tanımlamalarına rağmen hala “Milli Görüşe” sıkı sıkıya bağlı olduklarını söylemeye de devam ediyorlardı!
Ama “Milli Görüşçülük” böyle lafla olmaz ki! İcraat ister! Zor günlerde temel ilkelerden taviz vermemeyi gerektirir!
Batılı dostlar “çok ısrar ediyor” diye Müslümanlar arasındaki bir anlaşmazlıkta taraf olmaya “yeşil ışık” yakılırsa Milli Görüş ilkeleri ile arada hiçbir bağ kalmamış demektir!
Evet, Milli Görüşçü iken “hayır” denilen şeylere Muhafazakâr Demokrat olunca “evet” deme noktasına gelinmişse, o noktada durmak ve üzerinde uzun uzadıya düşünmek gerekmez mi
Bu arkadaşların Milli Görüşün temel ilkeleri ile uzaktan yakından bir ilgilerinin kalmadığını ifade etmek zorundayız!
Dilek ve temennimiz bu arkadaşlarımızın yine Milli Görüş çatısı altında oldukları günlerde davrandıkları gibi davranmaları ve önlerine konulan tezkereye çok güçlü bir şekilde “hayır” demeleriydi! Ama böyle bir tavrı sergileyemediler! Vebale ortak olmayı tercih ettiler!
Yakın çevremizde yaşanan olayların hepsinin ardında bugün Türkiye’yi kendi saflarında görmek için can atan Batılı dostlarının parmağının olduğunu asla unutmadan tezkereye “hayır” diyebilmeliydiler!
“Hayır” diyemeyenler, iktidarın önlerine koyduğu tezkereye “evet” diyenler bilmelidirler ki Milli Görüş ile aralarında hiçbir bağ kalmamıştır!
Onlar artık Batılı dostları gibi katıksız “Muhafazakâr Demokrat” olmuşlardır! Öyle anlaşılıyor ki Milli Görüşü sahiplenmek ve taşıyabilmek her babayiğidin harcı değil!
Muhafazakâr Demokratların ise hiç değil! Dün “hayır” diye itiraz ettikleri şeyleri bugün “evet” diyerek nasıl kabullenebiliyorlar, hayret doğrusu!
Dün “ABD’nin satın aldığı medya organlarına dikkat” diye manşet atanlar bugün onlarla “aynı çizgide yayın yapar” hale gelmişlerse Milli Görüş ile hiçbir alakaları kalmamış demektir!