Bismillâhirrahmanirrahîm;
YARIN tarihi bir seçim var. Hata kabul etmez. Seçmenin kafasında o kadar çok soru işareti var ki! Erdoğan, yine hesap vermeden, rakibinin karşısına çıkmadan seçim gününü getirdi. Hayatımda bu seçimler kadar itham, iftira, yalan, sertlik ve gerilimin olduğu bir seçim dönemi yaşamadım. Videolar, montajlar, şantajlar, kumpaslar, halka korku salmalar birbirini kovaladı. Böyle bir gecenin sabahından hayır olmaz. Bütün iş, seçmenin feraset ve akl-ı selimine kalıyor.
Siyasiler kamuoyu önünde tartışmadan sağlıklı seçim yapılır mı? Kılıçdaroğlu defalarca Erdoğan’ı yüz yüze tartışmaya çağırdı. Son olarak TRT’deki konuşmasında, “Tarafsızlığıyla ün yapmış TRT” sözüyle ironik hatırlatma yaparak Erdoğan’a seslendi: “Er meydanına çıkalım. Yüz yüze tartışalım. Çık karşıma!” (24.05.2023) Yeni Asya gazetesi sordu: “Erdoğan açık oturuma niye yanaşmıyor?” (24.05.2023)
İsmindeki “adalet”i rafa kaldırmış olan AKP, devlet imkânlarından “tek taraflı” olarak faydalanıyor. Kontrolündeki yandaş medyayı istediği gibi kullanıyor. Seçim sürecinde bile açılışları bırakmadı. “Orantısız güç kullanımı” söz konusu! Adaletsizliğini daha seçim döneminden başlattı.
Kamuoyunun gözü önünde deste deste 200 liralıklar dağıtıyor. Bu kadar paraların kaynağı konusunda halk niçin bilgilendirilmiyor? Para dağıtma videosunu izlerken AKP Genel Başkanı’nı yorgun ve bitkin gördüm. Kolay değil! 22 senedir gece gündüz koşturuyor. Seçmenin ferasetli davranarak, Erdoğan’ı biraz “dinlendirmesi”nin onun da faydasına olacağını düşünüyorum.
TERÖRLE OYUN OLMAZ
TERÖR, seçim döneminde neden çokça konuşuluyor, dersiniz? Hem de terörü bitirememe ayıbını üzerinde taşıyanlarca. Devlet yöneticisi terörden yakınır mı? Öyleyse, sen bostan korkuluğu musun; niçin icraatını yapmıyorsun?
“Sanatçı” duyarlıklı şair ve yazar Cafer Keklikçi, “Terör örgütleri ile ilişkili olan bir partinin kurulmasına izin veriliyor, kürsüde konuşturuluyor, seçime girmesi sağlanıyorsa, ya kanunlar terör örgütüne çalışıyor; ya da devleti yönetenler. Kanunlar mı yalan söylüyor; devleti yönetenler mi?” diye sorarak konuyla ilgili tutarsızlığı vurguladı: “Seçime giren hiçbir parti ‘terör’le suçlanamaz. Anayasa orada, madem terör örgütleriyle bağlantılı ise kapatırsın biter. Bir partinin hem kurulmasına izin veriyorsun, hem de terör örgütleriyle ilişkili diyorsun.” (Millî Gazete, 20.05.2023)
Seçimlerde önceden görmediğimiz bir şey yaşandı. Erdoğan, İstanbul konuşmasında bir teröristin 2021’de çekilmiş resmini kullanarak, CHP’nin “haydi” klipini alkışlayan montajlı bir video gösterdi. Sivas konuşmasında, “ montaj şu, ama bu…” kabulünden sonra, “Gençlerin kıvrak zekâsının ürünü 5 saniyelik bir video üzerinde arsızca tepiniyorlar” (23.05.2023) dedi. Montajın kısa olması yapılanı affettirir mi?
Gazeteci Cüneyt Özdemir, “Erdoğan’ın kendi eliyle PKK’nın reklâmını yaptığını” söyleyerek tepki gösterdi: “Seçimlerde terör örgütleri ekrana geliyor. Karayılan istese böyle reklâm yaptıramazdı.” (24.05.2023)
Abdullah Öcalan’ı sorgulayan Em. Albay Hasan Atilla Uğur, “PKK’nın 2002’de bittiğini, AKP’nin göreve gelmesiyle birlikte yeniden yükselişe geçtiğini” (24.05.2023) açıkladı.
EKONOMİ FIRTINASI
MONTAJ kaset sebebiyle, Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celâl Çelik’in, Erdoğan’a 1 milyon TL’lik tazminat davası açtığını da (24.05.2023) duyuralım.
21 yıllık deneyim AKP’nin ekonomiyi düzeltemeyeceğini gösterdi. Gençlerin başka ülkelerde gelecek arayışına girmesi bunu gösteriyor. Erdoğan yeniden kazanırsa, “Durmak yok; zama devam” döneminin başlayacağını unutmayalım. KKM, bazı zincir marketlere, “Zamları bir süre durdurun” gibi talimatlar, kur ve pahalılığı zirveye çıkaracaktır. Bu; felâkettir, çöküştür, iflâstır. Onun için yarını iyi değerlendirmeliyiz.
Dış borç zirvede! Uzmanlar borç, faiz, enflasyon sarmalının ekonomiyi çökerteceğini söylüyorlar. Eski Ekonomi Bakanlarından Ali Babacan, “Erdoğan kazanırsa, Türkiye’yi gerçekten ekonomik felâket bekliyor” (Halk TV, 25.05.2023) açıklamasını yaptı.
Türkiye’de yetişmiş insan potansiyeli yüksektir. AKP’nin partizanca tutumu onların istihdamını önlüyor. Ayda 300 bin dolar maaşı bırakıp ABD’den Türkiye’ye dönen Bilge Yılmaz’a, “fırsatı bırakıp niçin döndüğünü” sorduklarında, “Benim paraya ihtiyacım yok; ülkeme hizmet borcum var” cevabını verdi.
Yönetimde her alanda keyfilik, günü kurtarma, çıkar sağlama anlayışı var. Devlet olma ciddiyeti kayboluyor. Her alanda dökülüyoruz. İktidar, yeni iktidara enkaz bıraktı. Liyakatli insanlar eliyle acilen düzeltme startı verilmesi gerekiyor. Millet İttifakı paydaşları, Türkiye’yi temsil eden ciddi devlet tecrübesine sahip genel başkanlardan oluşuyor. Yarın bunu değerlendirip, çevresinde donanımlı insanların bulunduğu Millet İttifakı’na hükümet olma fırsatı tanımalıyız.