MHP’yi sarsan adam Tuğrul Türkeş…

* “Bir dönem Cemaat’le yakınlığı bilinen insanların ilde, ilçede MHP’de diş tutmaya çalıştığını gördük. Ve müdahale ettik…” diyen O!

* Babası Alparslan Türkeş Ermeni lider Petrosyan’la görüşürken notları tutan O!

* “Bakın size çok iddialı bir şey söyleyeyim, MHP’liler, milletvekilleri dahil, AB’nin (Avrupa Birliği) ne olduğunu bilmiyorlar” cümlesini kullanan O!

* Bahçeli’nin Anasol-M Hükümeti’nde Apo tavrını, “Abdullah Öcalan’ı cezalandırmayıp da baklava çalan çocuklar cezalandırılırsa bir kere milyonlarca vatandaşın adalet duygusu rencide olur. Onun için, hukukun temel ilkeleri açısından bir kere vatana ihanetin cezalandırılacağının vatandaş tarafından bilinmesi lazım…” şeklinde eleştiren O!

* Babası hakkında, “Ben doğduğumdan beri Alparslan Türkeş’in oğluyum, onun için mukayese şansım yok. Yani ben iyisiyle, kötüsüyle, olumlusuyla, olumsuzuyla çok memnunum, çok da iftihar ettiğim bir babam var” diyen O!

* Şimdi de seçim hükümetinde bakanlık görevini kabul etmesinin ardından, “Seçimde AKP’den aday olacak!” denilen isim de O!

***

Şunu söylemek herhalde abartılı olmaz; Tuğrul Türkeş MHP’yle köprüleri attı, partiyi şöyle bir sarstı, fünyeyi çekti gitti!

BAHÇELİ’NİN ÖFKESİ!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tuğrul Türkeş’in seçim hükümetinde bakanlığa “evet” demesinden hemen sonra öyle twitler attı ki;

* “Vatan vefadır, vefa ise adamlıktır, Allah korkusudur, utanma duygusudur. Değerlerini menfaate tahvil etmişler için vatan boş bir hayaldir.”

* “Vatan davadır, dava ise inançtır, iddiadır, irfandır, iffettir. Bunlardan nasibini alamayanlar için vatan kuru bir toprak parçasıdır.”

* “Vatan bizim için hem tarih, hem talihtir. Vatan ancak hak eden, ancak layık olan gönüllerde namus timsali olur, dahası asıl zirvesine ulaşır.”

* “Talih sürprizlerle doludur; kimisine güler önünü açar, kimisine kapanır acı yüzünü aralar. Kazandığını zannederken kaybedenler bu yüzü görür.”

* “Tarih turnusol kâğıdı gibidir; ihanetle sadakati tasnif etmekle kalmaz, geleceğin hafızasına nakleder. Bundan ders alınıyorsa mesele yoktur.”

BİR KEZ DAHA KARŞI  KARŞIYA GELDİLER…

Devlet Bahçeli ile Tuğrul Türkeş bir kez daha karşı karşıya geldi.

“Bir kez” daha diyorum; zira -genç nesil belki hatırlamayabilir- yıllar önce gerçekleşen ve masa, sandalyelerin havada uçuştuğu, “illegalite”nin damga vurduğu o meşhur kongre hâlâ belleklerde…

* MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatından (4 Nisan 1997) sonra 18 Mayıs 1997’de yapılan 5. Olağanüstü Kongre’de genel başkanlık seçimi yapıldı.

* Aslında sonuç belli gibiydi… İlk tur seçimlerde genel başkan adaylarından Tuğrul Türkeş 412, Devlet Bahçeli 359, Ramiz Ongun 231, Enis Öksüz 104, Muharrem Şemsek 80 ve İbrahim Çiftçi 13 oy aldı.

* Ama beklenmeyen bir gelişme yaşandı; kurultayın ilerleyen saatlerinde Türkeş dışındaki isimlerin Bahçeli lehine çekilmeleri ile yarış Tuğrul Türkeş ve Devlet Bahçeli’ye kaldı.

* Ülkücüler arasında çıkan kavga kurultayı neticesiz bıraktı. Kurultay tatil edildi. Olaylar sonucunda kongre 6 Temmuz 1997 tarihine ertelendi.

* 6 Temmuz 1997’de yapılan olağanüstü kurultayda iki aday, Tuğrul Türkeş ile Devlet Bahçeli arasında yapılan seçimi Devlet Bahçeli 697 oy alarak kazandı ve genel başkanlığa seçildi.

* 23 Kasım 1997’de yapılan olağan kongrede, Bahçeli rakipleri Türkeş ve Ongun’u geride bırakarak yeniden MHP Genel Başkanı oldu.

* Bu kongre yarışı MHP’de ayrışmaya sebep oldu; Bahçeli ile girdiği MHP genel başkanlığı yarışını kaybeden Yıldırım Tuğrul Türkeş, 27 Kasım 1998’de Aydınlık Türkiye Partisi’ni (ATP) kurdu.

TÜRKEŞ DE SÜRPRİZİ VE ŞAŞIRTMAYI SEVERDİ…

Tuğrul Türkeş’in babası Alparslan Türkeş de sürprizi severdi.

***

Tarih; 12 Mart 1993...

Paris’te Concorde Meydanı...

Crillon Oteli’nin önü... MHP lideri Alpaslan Türkeş, Paris’teki Türk büyükelçisinin arabasından indi. Ermenistan Devlet Başkanı Ter Petrosyan’la buluşacaklar ve bu, bir ilk olacaktı… Türkeş-Petrosyan görüşmesi saat 15.00’te başladı. Türkeş, Türkçe konuşuyor, oğlu Tuğrul Türkeş rapor tutuyor, tercümanlar çeviriyordu.

Türkeş, Ermenistan ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki gerginliğin aşılması için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu belirten bir iyi niyet konuşmasıyla açtı görüşmeyi...

Ankara’nın pozisyonunu anlattı. Öncelikli amacı, tansiyonu düşürmek, işgale son verilmesi için nabız yoklamak ve uzun vadeli bir ilişkinin önünü açmaktı. Görüşmeye Türkeş’le birlikte Büyükelçi Tanşuğ Bleda, Elçilik Müsteşarı Menter Şahinler ve Tuğrul Türkeş katıldı. Ermenistan tarafında ise, Dışişleri Bakanı Vahan Papazyan ve Dışişleri danışmanı, tarihçi Gerard Libaridian vardı. Türkeş, Petrosyan’la önce Büyükelçi Bleda’yı, sonra da oğlu Tuğrul’u tanıştırdı.

Can Dündar’ın naklettiğine göre; Petrosyan önce İngilizce, “Memnun oldum” dedi, sonra zihnini yokladı, Türkçeye döndü ve bir Ermeni Türkçesiyle: “Nasıl diyorsunuz ” dedi, “...Allah saklasın mı .. Yok, yok... Allah bağışlasın...”

***

Bir başka sayfa…

Yıl; 1994. Nisan ayı…

Yer: Frankfurt’taki Türk Başkonsolosluğu… Kapıdan içeri Armen Sarkisyan girdi. Türk diplomatlar gözlerine inanamadı. Çünkü Sarkisyan Ermenistan’ın Avrupa’daki en kıdemli (Londra) büyükelçisiydi.  İlk kez bir Ermenistan temsilcisi Türk resmi binasına adım atıyordu. Bu, diplomatik açıdan çok önemli bir işaretti. İçeride onu Alpaslan Türkeş bekliyordu. İlk buluşmanın üzerinden 1 yıl geçmişti. Türkeş -devletin bilgisi dâhilinde- girişimlerine devam ediyordu. Buluşmada yine Türkiye ile Ermenistan arasında ilişki kurulması konuşuldu.

***

Daha ileri adımlar da düşünüyorlardı. Sıra Alpaslan Türkeş’in Erivan ziyaretine geliyordu.  Samson Özararat ve Cefi Kamhi arabulucu gibi çalışıyordu. Türkeş Almanya’da tedavi görüyordu. 2 Nisan’da dönecekti. İstanbul’a inip oradan Ankara’ya geçecekti. 2 Nisan için randevulaştılar...

***

Alparslan Türkeş siyasi hayatı boyunca şaşırtıcı, beklenmeyen kararlar aldı, temaslarda bulundu.

Öyle anlaşılıyor ki oğlu Tuğrul Türkeş de benzer yolda ilerliyor…

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

* 2007’den Temmuz 2015’e kadar Milliyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Kadri Gürsel’in, Al-Monitor’un Türkiye’nin Nabzı bölümünün yazarları arasına katıldığını, ‘Erdoğan’ın savaşı’ başlığıyla yazı yazdığını, biliyor musunuz

NOT: Bugün, 28 Ağustos 2015 Cuma. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!