Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün tek
hâkimi, iki cihan saadetinin tek çaresi İslam ı bir nizam olarak gönderen Allah
(c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, her şeyi tanzim edici olarak gönderilen
rahmet peygamberi, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, O nun temiz âline ve
sahabelerine, O na uyanlara, O nun yolundan giden müminlere olsun.
Cihad, İslam ile insan arasına konulmuş bütün engelleri
kaldırmak, insanın iki cihanda saadet bulması, ilahi ahkâmın yeryüzünde hâkim
kılınması için yapılan çalışmaların tamamıdır. Bu çalışmalar, Müslüman ferdin
ve ümmetin mal ve can fedakârlığında bulunması şeklinde tanzim edilmiş bir
farzdır. Yani cihad, mal ve bedenle yapılan bir ibadettir. Allah müminlerden
mallarını ve canlarını vaat ettiği cennet karşılığında satın almıştır. Rabbimiz
buyuruyor: Tevbe 111: Allah, cennet karşılığında müminlerden canlarını ve
mallanın satın almıştır. Allah yolunda harbederler. Öldürürler, öldü¬rülürler.
Tevrat, İncil ve Kur an da hak olarak yaptığı bir (cennet) vadidir. Allah dan
daha çok sözünü kim yerine getirir O halde onunla yaptığınız bu alışverişe
sevinin. İşte büyük başarı budur. Burada Müslümanlara ticare¬tinizi Allah ile
yapın denilmektedir. Kul, ilahi ahkâmın yürütülmesi ve adil bir düzenin
kurulması için Allah yolunda malını ve canını verir, cihada sağladığı bu
katkının karşılığında vaat edilen cenneti alır. İnsanın beşeri ticaretinden
elde edeciği imkânlardan istifade etmesi sınırlıdır. Allah ile yapılacak ilahi
ticaretin neticesi, ebedi bir cennet hayatıdır ki, bu hayatı elde etmenin yolu
mal ve canı Allah yolunda kullanmaktır. Allah a verilecek bu mal ve can
gerçekte Allah ındır. Allah (c.c) merhametlidir. Rabbimiz bize önce can vermiş,
sonra mal vermiş, arkasından, canı ve malı hakkın hâkim batılın zail olması
için kullanınız ki, ben de size cenneti vereyim demiştir. Günümüzde, Erbakan hocamızın
tabiriyle bir kısım sakallı Hüsnüler, kasketli Ahmetler, ampül Hasanlar cihad
faaliyetini hafife alıp ilgisiz davranıyorlar. Biz: Küçük cihadla değil, büyük
cihadla meşgulüz diyorlar. Böylelikle adil düzene değil, faizci kapitalist
düzene ve yönetimine rıza gösterip, biz büyük cihadla meşgulüz deyip yan
gelip yatıyorlar. İlahi ahkâmın yürütülmesine yönelik olarak kendilerini
sorumlu da saymıyorlar. Ancak Allah onlardan mallarını ve canlarını küçük
dedikleri ve kaçındıkları cihad için harcamalarını istiyor.
Cihada maddi katkıda bulunmak farzdır ve bu Allah
tarafından hayırlı ticaret olarak vasıflandırılmıştır. Saf 10- 11: Ey iman edenler! Sizi acıklı bir
azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi Allah a ve Resulüne inanır, mallarınızla ve
canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha
hayırlıdır. Deniliyor ki, mallarınız ve canlarınızla Allah ın dininin
hâkimiyeti için cihad ediniz, sizin için bu daha hayırlıdır.
Allah tan başka ilah, İslam dan başka hak nizam yoktur.
Düzen kurmak öyle kolay bir iş değildir. Hem mal fedakârlığı hem de can
fedakârlığı ister. Müslümanlar adil bir nizamın kurulması için maddi
katkılarını bu faaliyetlerden esirgeyemezler. Rabbimiz buyuruyor: Saf 14: Ey
iman edenler, Allah ın yardımcıları olunuz Bu yardım malların ve canların ilahi ahkâmın yürütülmesi için seferber
edilmesiyle olacaktır. Peygamberimiz buyuruyor: Kim Allah yolunda cihada
gidecek bir gaziyi donatır, cihad için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılarsa,
bizzat cihada gitmiş gibi sevap kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce
bakıp onların ihtiyaçlarını karşılayan da bizzat cihad yapmış gibi sevap
kazanır. (Buhari ve Müslim) Peygamberimiz: Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve
dillerinizle cihad ediniz. (Ebu Davud ve Nesei) buyurarak cihadın mal ve canla
yapılmasını emir buyurmuştur.
Mal veya canla cihada katılmayanlar için ise
Peygamberimiz şu uyarıda bulunmuştur: Kim gazaya çıkmaz veya gazaya çıkan bir
mücahidi teçhiz etmez ya da cihada çıkan gazinin aile fertlerine hayırla
muamele etmezse, Allah (c.c) o kimseyi kıyamet gününden önce büyük bir belâya
uğratır. (Ebu Davud ve İbni Mace) Bir kulun başına saracağı en büyük bela
malıyla canıyla cihad etmemektir.
İNFAK VE MÜMİN
Müslüman şahsiyetin tekâmülünü ve toplum hizmetlerinin
devamını sağlayan en mühim hususlardan biri de, Allah yolunda, O nun rızasını
elde etmek gayesiyle, mal, can ve imkânlardan infakta bulunmaktır. Kur an da
200 küsur yerde zikredilen infak, malın ve canın Allah a adanışıdır. Rabbimizin
ihsan ettiği nimetleri, yine O nun uğrunda sarf etmektir. Buna göre Müslüman,
hem malını hem de canını büyük teslimiyetle Allah a adayan insandır.
İNFAK yapıldığı cihet, zaman ve şartlar itibari ile kendi
içinde bir tasnife sahiptir. İNFAK farz
ve sünnet veya mendup olmak üzere ikiye ayrılır. Farz olan İNFAK IN başında
zekât gelir. İnsanın kendine ailesine ve fertlerine yapacağı infak da
farzdır. Farz olan İNFAK TAN birisi de
cihat için yapılacak harcamalardır. Bütün çeşitleriyle sadakalar İNFAK IN
sünnet veya mendup olan kısmını oluşturur.
İnfakın farz olan kısmı emredilmiş, sünnet ve mendup olan
kısmı ise teşvik edilmiş ve övülmüştür. İnfak mümin olmanın en önemli
özelliklerinden birisi olarak sayılmıştır. Rabbimiz buyuruyor. Bakara 3: Onlar
(muttaki müminler), gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine
rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. Allah cihad için infakta
bulunmayı emretmiştir. Bakara 195: Allah yolunda infak edin ve kendinizi kendi
ellerinizle (cihad için infakta bulunmayarak) tehlikeye atmayın. İnfakı güzel
yapınız. Şüphesiz Allah, infak görevini güzel yapan muhsinleri sever.
Peygamberimiz buyuruyor: Ey Âdemoğlu!
(Allah için) infak et ki, sana da infak olunsun! (Buhari ve Müslim)
İnfak görevinin önündeki en büyük engel, Şeytan ve
işbirlikçilerinin yaptıkları menfi telkinlerdir. Rabbimiz bizi bu telkinlere
karşı uyarmaktadır. Bakara 268: Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size
cimriliği telkin eder. Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaat
eder. Allah her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir.
Müminler Allah yolunda infak görevini titizlikle yerine
getiren kimselerdir. Bakara 274: Onlar ki, mallarını gece, gündüz; gizli ve
açık infak ederler. Artık bunların ecirleri Rableri katındadır, onlara korku
yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. Onlar varlıkta da, darlık halinde de
infak etmekten geri durmazlar. Ali İmran 134: Onlar, bollukta da, darlıkta da
infak edenler
İnkârcılar ve işbirlikçileri de mallarını batıl gayeler
için infak ederler. Enfal 36: Şüphesiz ki inkâr edenler mallarını, (insanları)
Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar. Daha da harcayacaklar. Ama sonunda
bu, onlara yürek acısı olacak ve en sonunda mağlup olacaklardır. Kâfirlikte
ısrar edenler ise cehenneme toplanacaklardır.
Bir müminin davası için infaktan kaçınması bir zillet
halidir. Ali İmran 180: (İnfakta) cimrilik yapanlar, Allah ın,
fazlı-kereminden verdiğini kendileri için hayır sanmasınlar. Tersine bu onlar
için şerdir. Kıyamet günü o cimrilik yaptıkları şeyle zincire
vurulacaklardır. Göklerin ve yerin
mirası Allah ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Mümin Allah yolunda infakta bulunmayı bedeviler ve cahil
kimseler gibi angarya saymaz. Tevbe 98: Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak
ettiği şeyi angarya sayar ve sizin üzerinize belalar gelmesini bekler. O çirkin
belalar kendi başlarına olsun! Allah her şeyi işitendir, bilendir.
DOĞRU TECİH MİLLİ GÖRÜŞ
İnfak Allah yolunda yapılması gereken bir görevdir.
Erbakan hocamız bir soru üzerine Biz siyaset yapmıyoruz, cihad ediyoruz
demiştir. Milli görüşün temel gayesi Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük
Türkiye, Yeni Bir Dünya yı kurarak bütün insanlığın saadetini temin etmektir.
Köle düzeni yerine adil bir düzeni inşa etmektir. İnanan insanların cihad için yapacağı
infakın, maddi katkının meşru adresi Milli Görüş ve kuruluşlarıdır. Saadet
Partisi adil bir düzen kurmak için imkânları ölçüsünde canla başla
çalışmaktadır. AGD, inanan şuurlu bir gençlik yetiştirmek için yoğun bir
çalışma içindedir. CANSUYU Derneği ümmetin infak ve hayri tasadduklarını
dünyanın bütün mağdur ve mazlum Müslümanlarına ulaştırmanın aşk ve heyecanıyla
faaliyette bulunuyor. ÖĞ-DER, İYFO, ESAM, MİLLİ GAZETE, TV 5 ve benzeri Milli
Görüşçü kuruluşlar ciddi bir şuurlandırma çalışması içindedirler. Ümmetin,
imkânlarını bu kuruluşlara aktarması inancın gereğidir. Bu yapılmaz ise Allah
bizim yerimize bunu yapacak başka bir topluluğu getirmeye kadirdir. Muhammed
38: İşte sizler, Allah yolunda infak etmeye çağrılanlarsınız. İçinizden kiminiz
cimrilik ediyor. Kim cimrilik yaparsa kendine cimrilik yapmış olur. Allah
zengindir, sizler fakirsiniz. Eğer siz infak etmekten yüz çevirirseniz Allah
yerinize başka bir toplum getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.
Allah bizi infak konusunda cimrilikten korusun. Teğabün
16: Gücünüzün yettiği kadar Allah tan sakının, dinleyin ve itaat edin,
kendiniz için hayır olarak infakta bulunun Peygamberimiz buyuruyor: Kulların
kavuştukları her sabah iki melek iner. Onlardan birisi: Allah ım! İnfak eden kimsenin
infak ettiği malın yerine daha iyisini ver, diğeri: Allah ım! İnfak etmeyip
elinde tutanın (cimrinin) malını da telef et der. (Buhari ve Müslim)
O halde ölüm gelmeden önce mümin, cihad için infakta
bulunmaya gayret etmelidir. Münafikun 10: Herhangi birinize ölüm gelip de:
Rabbim, beni yakın bir zamana kadar geciktir de sadaka vereyim ve salihlerden
olayım! demeden önce, bizim size verdiğimiz rızıktan infak ediniz. Vesselam.