Önce ahlâk ve maneviyat nesli

Bismillâhirrahmânirrahîm;

BİRLİKTE izliyoruz. Maddeci dünyada şefkat ve merhamet duyguları öylesine köreldi ki! Karnı doyanlar, başkalarının açlığını umursamamaya başladı. Cinayetler, intiharlar, uyuştururcu müptelâsı gençler, dağılan aileler, birbirinden habersiz akraba ve komşular, hayata küsen insanlar… Hayatın içinde ve dinamik bir dinin mensupları böyle mi olmalı? Manevi boşluk yaşayan gençler deizm ve ateizm gibi sapkın akımların pençesinde.

Stresli, gerilimli, ahlâk ve maneviyat yoksunu insanların sebep olduğu olaylar içimizi yakıyor. Vahşi ruhlu biri, ‘arkadaş’ diye üniversiteli kızı bağ evine götürüyor; taciz ediyor; parçalıyor ve çöp bidonunda yakıyor. Gazete olayı, “Boğdu, yaktı, güneşlendi” manşetiyle verdi. Eşyanın pahalı olduğu bir dünyada, insan hayatı ne kadar da ucuz!

Bir hayırsız evlât pîr-i fani durumunda olan 87 yaşındaki annesini dövüyor; yara bere içinde sokağa atıyor; diğer oğlu da, “Anneme devlet baksın!” ayağına yatıyor. (25.07.2020)

2020’deki Kurban Bayramı’nın ilk günü, Erzincan’da Yavuz Polat isimli vatandaş, zabıtanın tezgâhını kaldırmasını kızarak, üzerine benzin döküp kendisini yakıyor; hayatını kaybediyor.

Bu facialar sürerken, AB sevdasına kapılmış bir güruh LGBTİ isimli sapkın dernekleri meşruiyet kazandırıyor; yaygınlaşmasını sağlıyor. AGD gibi dernekler toplum yapımız ile bağdaşmadığı gerekçesi ile bu tür derneklerin kapatılması için imza topluyor. MİL-DİYANET-SEN de aynı mücadelenin içinde. Nice LGBTİ taşeronları cirit atıyor. Bunlara daha ne kadar seyirci kalacağız?

AHLÂKÎ YOZLAŞMA

AHLÂK tahribatı sürerken bazı medya kuruluşları bu gidişatı meşrulaştıracak yayınlar yapıyorlar. Mesela, bir sözde TV kanalı, dinimizi hafife almak için hırsıza çarşaf giydiren sahneler yayınlıyor. Dizideki karakterler çocuklarımızı etkiliyor. Bir belediyenin, ilçenin kurtuluşu gününde çarşaflı bir kadını zincire vurması sahnesi de ayrı bir facia!

Elif Çakır, millî güreşçi Hamza Yerlikaya’nın lise diplomasının sahte olduğu mahkemece tescil edilmesine rağmen, kamu bankası ile birlikte devletten 4 maaş almasını çürümenin, ahlâkî yozlaşmanın ulaştığı boyutu yazdı. (Karar, 23.12.2020)

 Bir arazinin imara açılacağını resmî makamlardan önceden öğrenen bazı kişilerin, sahibinden o mülkü ucuza kapatabilme kurnazlığını; salgın gibi olağanüstü bir dönemde kiralık ev sıkıntısı çekildiği için, ev sahiplerinin öğrencilerden 3-4 kat fazla fiyat istemesi fırsatçılığını kanun ve düzenlemelerle önleyemezsiniz! İşte, burada ahlâk ve maneviyat devreye girer. Şefkat, merhamet, insaf, vicdan duygularının diri tutulması ihtiyacı ortaya çıkar. Buna “ahlâkî dürüstlük” diyoruz.

“Ahlâk ve maneviyat” düsturunu, en önde yürümesi gereken bir bayrak olarak gören Erbakan Hoca, “Maneviyat”ı, “Her şeyi, âhirette hesap verme sorumluluk ve şuuru ile yapma” anlayışı olarak görür. Millî Görüş’ün kimyasını 3 madde olarak sayar: 1. Maneviyatçı olmak, 2. Hakkı üstün tutmak, 3. Nefis terbiyesi. Millî Görüş hareketinin yapısı incelendiğinde, davanın sistematik olarak ahlâkî ve manevi temeller üzerine oturduğu görülür.

ÇIKIŞ YOLU VAR

TOPLUMSAL çürüme ve ahlâkî yozlaşmanın ulaştığı noktayı düşünüp sakın ümitsizliğe kapılmayın! Yarım asırdır, bunlardan kurtulma yollarını gösteren insanlar var aramızda. Erbakan Hoca, “Bir milletin asıl gücü topu, tankı değil; millî ve manevi değerlere göre yetişmiş imanlı evlâtlarıdır” derdi. Böyle bir neslin inşası için Millî Gençlik Vakfı’nı kurdu.

Millî Gençlik Vakfı ve daha sonra aynı misyonu üstlenen Anadolu Gençlik Derneği, 47 senedir ahlâkî ve manevi değerlere sahip bir gençlik yetiştirebilmek için bütün gücüyle çalışıyor. Enver Baytan hoca şöyle demişti: “Erbakan’ın, yalnız Millî Gençlik Vakfı’nı kurmuş olması bile, onun ‘geleceğimizi gören bir insan’ olmasına yeter.”

Millî Gençlik, 47 senedir hiçbir kirli işe bulaşmadı. Dünyalığa meyletmedi. Makam mevki peşinde olmadı. Milletimizi ayakta tutan ahlâkî ve manevi duyguların yerleşmesi için uğraştı. Milletimizin bekasını düşündü. Bizi biz yapan değerlerin yerleşmesine çalıştı. Bu değerlerin her gence ulaşması için fedakârlık yaptı. Genel Başkan Salih Turhan anlatır: “Allah bizden ulaşmadığımız genci soracak. Bizden, cahillerin niçin öğrenmediğini değil; bilenlerin niçin anlatmadığını soracak.”

Ahlâk tahribatından yakınmak yerine bu gençliğe sahip çıkalım. 47 yıldır kiralık mekânlarda çalışan Anadolu Gençlik Derneği 10 senedir Ankara-Pursaklar’da, 9.700 metrekarelik mekânda, 9 katlı, 600 kapısı olan bir Genel Merkez binasını son aşamaya getirdi. Bu manevi yatırımdan faydalanmak isteyenler ellerini çabuk tutmalı!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?