Gaspıralı’nın Kooperatifleri ve Kooperatiflerimiz – 5

Üstadım Süleyman Karagülle geçen yıl 24 Mayıs 2021 tarihinde vefat etti; bu yazılar onu anmak ve özellikle de örnek alınası mücadelesini anlatmak içindir...
Kaldığımız yerden devam…

Kongre toplamaya yönelik bu başarısız teşebbüsünün arkasından Gaspıralı İsmail Bey’in, reformlarını İslâm dünyasının Türk olmayan kesimine de ulaştırmak yönünde son bir teşebbüsü daha oldu. 1912’de Usûl-i Cedîd’i dünyada en fazla Müslüman nüfusa sahip ülke olan Hindistan’a tanıtmaya karar verdi. Bu amaçla Şubat 1912’de Bombay’a gitti ve oradaki mahallî Müslüman teşkilâtı olan Encümen-i İslâmiyye ve mahallî kadı ile temasa geçti, ayrıca Osmanlı konsolosunu da ziyaret etti. Her gittiği yerde itibar gören Gaspıralı, Encümen-i İslâmiyye’nin toplantısına katılarak tecrübelerini ve maksadını anlattı. Bombay’da bir Usûl-i Cedîd Mektebi açarak burada “kırk günde okuma yazma öğretme” metodunu başarıyla uyguladı. Kısa bir süre sonra Hindistan’dan ayrılan Gaspıralı İsmail Bey’in bu teşebbüsünün nasıl sonuçlandığı bilinmemekteyse de bunun pek kalıcı olmadığı tahmin edilmektedir.

II. Meşrutiyet’in ilânından sonraki ortam İsmail Gaspıralı’nın İstanbul’da aktif birtakım faaliyetlere girişmesini mümkün kılmıştır. Ortaya çıkan yeni şartları genel olarak Türk milliyetçiliği ve reform fikirlerinin yayılabilmesi için uygun gören Gaspıralı, 1908 öncesinde Jön Türkler’le de temas halindeydi. Bu büyük fikir adamı Türkiye’de aydın çevreler tarafından gayet iyi tanınmakta ve kendisine derin saygı duyulmaktaydı. Ayrıca 1908 sonrasında Türkiye’de şekillenmeye başlayan İslamcılık, Batıcılık ve Türkçülük gibi farklı fikir akımlarının hemen hepsi değişik açılardan da olsa Gaspıralı da kendilerine uygun noktalar bulabiliyordu. Bu dönemde Osmanlı aydın çevreleriyle ilişkileri çok yoğunlaşan Gaspıralı, çeşitli İstanbul dergilerine makaleler yazmaktaydı. 1908’de kurulan Türk Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer alıyordu. 1911’de teşkil edilen Türk Yurdu Cemiyeti ve onun yayın organı olan Türk Yurdu dergisi üzerinde de Gaspıralı’nın büyük etkisi oldu. Bununla birlikte 1912’de hükümetin başında bulunan İttihatçılar’ın Türkçü kanadı tarafından teklif edilen âyan üyeliğini kabul etmedi. Bu yoğun faaliyetler arasında sağlığı giderek bozulan Gaspıralı İsmail Bey, 24 Eylül 1914’te Bahçesaray’da öldü. Cenazesi, Rusya’nın çeşitli bölgelerinden gelen 6000’i aşkın kişinin katıldığı büyük bir törenle, Bahçesaray’ın Salaçık mevkiinde Kırım Hanlığı’nın kurucusu Hacı Giray Han’ın türbesi yakınlarında toprağa verildi. Ölümü bütün Türk dünyasında büyük üzüntü doğurdu ve gerek Rusya’da gerekse Türkiye’de basın aylarca onun hizmetlerini anlatan yazılar yayımladı. Başyazarlığını Hasan Sabri Ayvazov’a vasiyet ettiği Tercüman gazetesi, Gaspıralı’nın ölümünden beş yıl sonrasına kadar yayımını sürdürdü. Gaspıralı İsmail Bey’in mezarı uzun süre Kırım Tatarları tarafından ziyaret edildiyse de 1944’te Kırım Tatarlarının topyekûn vatanlarından sürülmelerinden sonra sayısız diğer eser ve âbide gibi o da tamamen ortadan kaldırıldı. 1990’da Kırım’a dönen Kırım Tatarları, Gaspıralı’nın tahminî mezar yerini yeniden belirleyerek buraya bir anıt taş diktiler.

Fikirleri: İsmail Gaspıralı’ya göre eğitim sistemi her şeyden önce ana dilin öğretimine hizmet etmeli ve dinî bilgilerin yanı sıra dünyevî bilgileri de ihtiva etmelidir. Usûl-i Cedîd’de öğretim zamanları ve öğrenci sayısı kesin olarak belirlenmişti. İlk dereceli okullarda öğretim süresi iki yılı geçmeyecek, bir hoca aynı anda en çok otuz veya kırk öğrenciye ders verebilecekti. Bir ders günü içinde süresi 45’er dakikayı aşmayan en fazla beş ders okutulacak ve haftada altı ders günü olacaktı. Bedenî cezalar da uygulamadan tamamıyla kaldırılıyordu. İmtihanın bulunmadığı eski sistemin aksine Usûl-i Cedîd hafta ve dönem sonlarında derslerden imtihan koymakta ve mezuniyeti bu imtihanlarda başarılı olunması şartına bağlamaktaydı. Yeni sistemde dershane mekânlarının temizliğine ve ferahlığına ayrı bir önem veriliyor, o zamana kadar sadece Rus okullarında görülen sıralar, karatahta, kitaplık ve diğer öğretim araçları bu okullara da sokuluyordu. Müfredatta da büyük değişiklikler vardı. (Devamı var.)

Not: Kurduğu kooperatiflerle Gaspıralı İsmail, Rusya’daki zor şartlarda bütün bunları yaptıysa biz Türkiye’de her alanda neden KOOPERATİFLER kurup yapmıyoruz? (RNE)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?