Artık eski zamanlardaki sömürge yöntemlerini sürdüremeyeceğini bilmektesin.

İnsan safarisi yaptığın günler çok gerilerde kalsa da, yeni teknikler icatta hiç geç kalmadın.

El dokumacılarının ellerini ayaklarını kestiğin, Kızılderilileri, zencileri toplu katlettiğin yılları anımsatan ülke işgallerin ve yağdırdığın bombalarınla.

Ne Japonya’ da, ne Vietnam’ da kıymadığın can, yaralamadığın, sakat bırakmadığın beden kaldı.

Artık yeni sömürge bahanelerin, nükleer silah var yalanların ve seçimlere hile karıştırıldığı seçeneklerini bulmakta hiç gecikmedin.

Ormanın çirkin ve sinsi sırtlanı olarak arkadan saldırılarla yine bulunmaz icatlara imza attın, İslam ülkelerinin başına terör örgütleri kurup finanse ederek musallat ettin.

Sana karşı çıkanları akla gelmez uygulamalarla yılgınlaştırdın.

Ne Meksika sınırına öreceğin duvar kaldı ne Irak ve Suriye coğrafyasında acı çekmeyen tek kare bıraktın.

Nerede bir mazlum ya da sırtlana dönüp yan bakacak yürekli halk varsa savaşmaktan, vurmaktan, bombalamaktan kaçınmadın.

Tuzağa son düşürdüğün kurban Venezuela ve Maduro.

Mazlumun dini ya da ırkı sorulmaz, Müslümanlar, Maduro’ yu sevdi, o da İslam halklarına yakın durdu.

Tıpkı Hugo Chavez gibi.

Ormanın sırtlanlarını o kadar çok kızdırdı ki Maduro, yeraltı kaynaklarına, petrole, doğalgaza emperyalistleri yaklaştırmadığı için, Zeusların şimşeklerini çekti. En değerli kaynaklara sahipken en yoksul ülkeler arasında kaldı. Bizim de o yakından tanıdığımız senaryo uygulandı, ekonomik terörle parası pul edildi, iç savaşa çanak tutuldu, idam ilmeği boynuna geçirildi, O artık Latin Amerika’ nın Irak ya da Suriye’si idi.

Sırtlan, bahaneyi üretmişti, yüzde 68 oyla Maduro’nun devlet başkanlığını kazanmasına karşın, Ulusal Meclis’in, Guaido’yu “geçici devlet başkanı” ilan etmesiyle, ülkede kargaşa başladı.

Sırtlan darbenin tuzu benden deyip seğirtti, “seçimler hileli, yeni yaptırımlar yolda”dan oluşan o bildik teranesini okuyarak.

ABD başta olmak üzere bazı bölge ülkeleri, Guaido’yu “geçici devlet başkanı” olarak tanıdığını açıkladı. Sadece Meksika, Bolivya, Küba, Türkiye, Filistin, Rusya ve Çin’den Maduro’ya destek mesajları geldi.

Maduro, mazlum halkların yanında oldu, Siyonizm’den ilenç duydu, Filistin davasını destekledi, zayıfların yanında yer aldı, ekonomik teröre tabi tutuldu, suikastları, darbeleri atlattı, dileriz sırtlanın düğmeye basışı ile iç savaşa sürüklenen ülkenin mensupları, kardeş kavgasına izin vermezler, “demokrasi için askeri harekâta başladık”, aşamasını yaşamazlar.

Ortadoğu’ nun mazlum halklarının, modern sömürge tekniklerinin coğrafyalarında uyguladığı acı tecrübe ortada.

Türkiye’nin yaşadığı darbe sendromları ve paramızı kâğıda çevirme operasyonları, teröristlerle sınırlarımızı ablukaya almaları ortada.

Son aşama olan askeri müdahaleden geri kaldık onu da sırtlanlar silahlandırdıkları maşaları ile halletmekteler.

Afrika, Asya, şimdi de Latin Amerika’nın yoksul çocuklarını bekleyen iç savaş ve kanlı askeri müdahalelerden çok endişeliyiz.

Sırtlanların yeni sömürge tekniklerine direnen her mazlum halk, soylu bir direniş verdiğinde desteklemekteyiz, gitmesek de görmesek de mazlumların dayanışmasına gönül vermekteyiz.