Uygarlıkların son günleri yaşlılık günleridir. Yeni
uygarlığa karşı direnenler azab içinde yok edilirler. Nitekim geçmişteki
inkârcı kavimler yok oldu... Bundan dolayı tebliğ geldikten ve Hak ayan beyan
belli olduktan sonra da direnenler için uygarlığın yaşlılık zamanındaki azaptan
korkulur. İşte Sosyal Tufana rağmen yeni arabaya binmeyenler yani Adil Kur an
Düzeni gemisine binmeyenler boğulup gideceklerdir...
Önceki yazıda adı geçen büyük bir günün azabı işte
budur.
Ama bizim de eksiklerimiz var, biz de henüz insanlığa tam
olarak tebliğ edemedik.
1. Birinci ve en önemli eksiğimiz; Adil Kur an Düzeni nin
planını ortaya koyduk ama henüz uygulanabilecek bir projeyi sunamadık.
2. İnsanlar teorilerden anlamaz, uygulamaya bakar, gördüklerine
inanır. Henüz bir örnek veremedik. Akevler uygulaması da henüz tam olarak örnek
olma seviyesine çıkamadı.
3. Adil Kur an Düzeni etrafında toplanacağımıza,
savunma refleksi etrafında toplandık, güçlenince dağıldık, daha çok güçlenince
birbirimizle kavga etmeye başladık.
4. Biz kendi kuruluşlarımızı Adil Düzen e göre
düzenleyeceğimize, başkalarına tavsiyelerde bulunmakla yetindik,
yapmadıklarımızı söylediğimiz için tam başarılı olamadık.
Şimdi Adil Kur an Düzeni ni yeniden takdim etmek durumundayız...
Bizim görevimiz ikidir; biri İlâhi Tebliği onlara
ulaştırmak, ikincisi de onların başına bir şey gelmemesi için korkup gerekli
tedbirleri almalarına yardım etmektir...
Evet, Kur an ın demek istediği şudur; eski, yaşlanmış,
ömrünü doldurmuş, tutucu, gerici düzen üzerindeki ısrarınızdan dolayı size
geleceklerden korkuyorum de .
Biz de onüç senedir AK Parti yönetim kadrosuna ve Gülen
Cemaati ne bu sözleri cılız da olsa söylemekteyiz ama bugün hâlâ güçlü durumda
olduklarından kulak vermiyorlar!
O halde kör-sağır-dilsiz olanları kendi hallerine
bırakalım, biz işimize bakalım...
Kooperatifler kurulacak ve halkımız bu kooperatiflerde
örgütlenecek...
Bu kooperatifler kendi içlerinde Adil Kur an Düzeni ni
uygulayacaklar; kanunlar çerçevesinde uygulayacaklar yani mevcut düzene sadık
olarak uygulayacaklar...
Çok değil, belki on sene sonra Adil Kur an Düzeni artık
Türk milleti tarafından anlaşılmış ve kooperatifler seviyesinde uygulanmış
olacaktır, inşallah...
İşte o zaman yine de Adil Kur an Düzeni dışı
uygulamalara devam ederlerse, onların başına gelecek olanlardan korktuğumuzu
onlara şimdiden ifade etmiş oluyoruz...
Her şeye rağmen yine de kör-sağır-dilsiz olmaya devam
ederlerse, biz bir şey yapmayacağız ama Allah onları helâk edecek ve başka
sebepler var edecektir. Kendi aralarında çıkan ve çıkacak kavga bunun başında
gelir. Şimdiden boğuşmaya başlamışlardır. Bugün eğer paralel devlet savaşı
varsa, bunun tek sebebi bu iki cemaatin birleşip Adil Kur an Düzeni ne karşı
cephe almalarıdır, işte bu sebeple aralarında çatışma vardır.
Bu çatışma küçük bir çatışma değildir, bu çatışma yalnız
yurt içi çatışma değildir; bu çatışma sömürü sermayesi ile batıl siyaset
çatışmasıdır. Bu genel çatışma, çatışmanın sadece Türkiye deki uygulamasıdır.
Kurtuluşa ermek istiyorlarsa, ancak ve ancak Adil Kur an Düzeni ne gelmeleri
ile kurtulabilirler.
Ama takdir böyledir,Sünnetullah böyledir; insanlardan bir kısmı yeni düzene yani Adil Kur an
Düzeni ne geçecek ve varlıklarını sürdürecekler, diğerleri ise helâk olup
gideceklerdir. Örnek mi istiyorsunuz. Bunun için kör-sağır-dilsiz olmaktan
vazgeçip insanlık tarihine (mesela Nuh Tufanı) bakmak yeterlidir. Ve s-selâm
mea d-dua, dua, dua