Kâinatı Allah yaratmış, insanları da O yaratmıştır.

Tabii ve sosyal kanunlar vardır; insanlar o kanunları değiştiremezler,

sadece o kanunları kullanarak yaşarlar.

Kur’an insanların nasıl yaşayacaklarını öğretmiştir,

Allah’ın tabii ve sosyal kanunlarına uymayanlar rahat edemezler.

Yeryüzü insanlığındır, tüm insanların ortak malıdır. Kıta

merkezlerinde oluşturulan insanlığın yönetim birimleri olmalıdır. Buraların

yönetimi merkezidir yani kıtalar gruplanırlar ama insanlığın emrinde olurlar,

diğer gruplarla savaşmazlar, hattâ yarışmazlar da.

Denizler insanlığın ortak malıdır. Herkes serbesttir. Karada

da bazı alanlar insanlığa ait olur, tüm insanlar vizesiz buralara gelirler ve

giderler. Bunlar “HAC YOLLARI”dır, “KITA MERKEZLERİ”dir. Bunların dışında kalan

karalar ülkelere temlik edilmiştir, orası yalnız oradaki ülke

vatandaşlarınındır. Dışarıdan oraya gelenlerin izinli olmaları gerekir.

***

Ülkelerin genel güvenliğini sağlamak, dışarıdan gelecek

saldırılara karşı topraklarını yani ülkelerini korumak devletlere aittir. Her

devletin ayrı dili vardır. Her devletin ona yakın ordusu vardır, ordular on

kadar bölgelere yerleştirilmişlerdir. Bölge merkezleri ve karayolları

güzergâhları devlete aittir. O ülke halkı oraya bireylerden izin almadan gelir,

isterse yerleşir. Üniversiteler buralarda kurulur. Savunma ile ilgili topraklar

devlete aittir.

Bunun dışında kalan ülke toprakları İLLERE temlik

edilmiştir. İllerin kendi yönetimleri, kendi dilleri, kendi güvenlik kuvvetleri

vardır, kendi paraları vardır, kendi lise öğrenimleri vardır. İllerin görevi

kendi güvenliklerini sağlamadır, illerde kendi halklarından oluşan jandarma

teşkilatı vardır. Her ilçede bir bölük bulunur. İl ormanları ve yolları ile

ilçe merkezlerine giden aralarındaki il yol şeritleri illere aittir.

İllerin kalan toprakları bucaklara ayrılmıştır.

Her BUCAĞIN ayrı dili, meclisi, yönetimi vardır. Kamu

hukukunu ilgilendiren kanunları bucak kendisi yapar.

O bucakta işlenen suçların cezası oradaki mahkemeler ve

oranın kanunları ile verilir.

“ANAYASA”larını kendileri yaparlar. “EKSERİYET SİSTEMİ”

yoktur. “HİCRET DEMOKRASİSİ” vardır. Yönetici istediği bucak sakinini bucaktan

“sürebildiği” gibi isteyen bucak sakini de bucaktan her türlü haklarını alarak

ayrılabilir. Ayrılanını satılamayan mallarını değer fiyatı ile devlet peşin

para ile satın alır, sonra aynı fiyatla bucağa satar.

İşte, “BAĞIMSIZ İL VE BUCAK SİSTEMİ” iç ve dış siyasetin tüm

sorunlarını çözer.

KITALAR var ama bunlar blok değildir; meclisleri yok, askeri

güçleri yok, ortak dilleri yok, kanunları yok. Buna karşılık buralarda

“ARAŞTIRMA MERKEZLERİ VE MERKEZÎ MARKETLER” vardır.

Yeryüzünde Güney Amerika, Kuzey Amerika, Avrupa, Afrika, Orta

Asya, Çin, Hint, Avustralya ve adalar birer kıta olacaklardır. Ortadoğu da kıta

olabilir.

Bu konulardaki genel sorunlar işte böyle çözülüyor.

***

KÜRT SORUNU böyle çözülüyor. Hangi devlette olurlarsa

olsunlar, kendi illeri olacak ve tüm Kürtler serbestçe ekonomik ve sosyal

ilişkiler ve birlikler oluşturabilecekler.

PKK SORUNU da böyle çözülmüş oluyor.

Onları yani PKK’lıları kendi bucaklarına teslim eder, diyet

ödetiriz yahut onlar kendi aralarında bir bucak kurarlar ve diyetleri kendileri

öderler.

DOĞRU OLAN BİRDİR, DOĞRU OLAN TEKTİR.

Bu doğru “ADİL DÜZEN”dedir; kabul etmiyorum diyenler başka

doğru bulamazlar.

Bu doğru da sadece “ADİL DÜZEN”in değil tüm insanlığındır.

“ADİL DÜZEN” sadece doğruları benimsemiştir, kendisi icat

etmemiştir.

(Devamı var; sorunun çözümü için bir kanun teklifi yapmış

olacağız.)