‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

Bugün Hristiyanlar ve Yahudiler bir araya gelmişler, ittifak hâlinde İslâmiyet’i ortadan kaldıracak olursak Mesih gelecektir diyorlar. Yahudiler, kitaplarında var, Mesih gelecek diyorlar. Hıristiyanlar da İsa Mesih yeniden gelecek diyorlar. Uzlaşmış bulunuyorlar; Mesih gelecek, bu ya İsa Mesih olacak yahut yeni Mesih olacak ama gelecek. İşte bunun gerçekleşmesi ve gelmesi için de Hıristiyanlar ve Yahudiler birleşip dünyayı zorla Batılıların uşağı hâline getirecekler. Yenemedikleri ve sorun olanlar Müslümanlardır. Müslümanları soykırımına uğratırlarsa sorunları bitecektir.

Kur’an bu ayetlerle onlara diyor ki;

Siz mademki Mesih’i bekliyorsunuz; o geldiği zaman ilk sizin başınızı kesmesi gerekir, çünkü “Avrupa kriterleri” deyip Tevrat’ın hükümlerini siz ters çevirdiniz!

“Ketebnâ / Ketbettik.” (Maide 32)

Türkçede “kanun” var, “mevzuat” var. “Mevzuat” her türlü yürürlükte olan kurallardır. Belediye meclisinin aldığı karar da mevzuattır, bir bakanlığın genelgesi de mevzuattır. “Kanun” ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkan mevzuattır.

Şeriat” dendiği zaman dört delile dayalı hükümleri içerir. Kıyasla sabit olanlar da şeriattır. “Kitabet” ise Tevrat’tır, Kur’an’dır. Daha önce şeriat vardı. Ama ilk şeriat kitabı Tevrat’tır. Kur’an ise son şeriat kitabıdır. Bundan sonra yeni kitap gelmeyecektir.

Şeriat canlıdır. Hayat değiştikçe şeriatın hükümleri değişir. Bunun için devamlı içtihat ve icmalara ihtiyaç vardır. Bununla beraber bu değişme bazı değişmez ilkelere dayanmaktadır, yoksa birlik ortadan kalkar. Bir çocuk doğar, gelişir, büyür, yaşlanır ve ölür. Her zaman değişmekte ama o yine o olarak kalmaktadır. Değişme kişiliği değiştirmez. Kitap topluluğun genetiğidir, kuruluştan itibaren ölümüne kadar değişmez.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yani devletin kuruluş anayasasının değişmez hükümleri vardır, bunlar bu devlet yıkılmadıkça değişmez.

İnsanlığın da böyle değişmez hükümleri vardır, Hz. Adem’den başlar, kıyamete kadar değişmez. Bir canlının genetiği de nesiller boyu bile değişmez. Örnek, bir insandaki DNA zinciri ilk döllendiği tarihten itibaren hep aynı kalır ve her hücrede yer alır. Onun uygulanması devam eder. Ayrıca insanın DNA’ları da kıyamete kadar değişmeyecektir.

Şeriatın bir kitap kısmı vardır ki Hz. Adem’den başlar, kıyamete kadar aynı kalır. Ne var ki değişik topluluklarda değişik şekilde uygulanır. Topluluklar arasındaki fark kişiler arasındaki DNA farkı kadardır. Ayrıca bir toplulukta da değişmeler olabilir. İnsanda DNA değişmemekte ama yapısı değişmektedir.

Burada sadece bu açıdan İsrailoğulları örnektir.

Doğa, Canlı, İnsan, Kavim genel kurallar içinde özel kuralları içermektedir.

İnsanlara yazılı hukuk düzenini öğretmektedir.

Buradaki zorluk şudur.

Mısır’da Firavunlar kanunlar yapardı, istedikleri zaman da değiştirirlerdi. Mısır’da kanunnameler oluşmadı. Oysa Mezopotamya’da ve Roma’da kanunlar oluştu. Krallar değişik kanunlar yaparlardı. Peygamberlere de yeni kitaplar gelirdi. Oysa Tevrat İsrailoğullarının değişmez kitabıdır. Bugün İsrail devleti kanunlar yapmakta, bir müddet sonra değiştirmektedir. Bu kanun değildir, şeriattır. Kitap ise değişmeyen kuralları içerir.

İnsanın 46 kromozomu vardır. Bu kromozom üzerinde milyarlarca genler vardır. Bunlar Hazreti Adem’den beri değişmemektedir. Hazreti Adem’den beri değişmeyen işte bu kromozomlar insanı oluşturur.

(Devamı var.)