Kriz yönetimi zor iş!
Ve görülüyor ki herkesin harcı değil!
Kriz yönetiminin ustalıkla, çıraklıkla da ilgisi yok!
Kriz yönetimi biraz feraset istiyor! Biraz da basiret!
Kriz yönetecekler feraset sahibi olmalılar ki krizle
ilgili olarak doğru teşhis koyabilsinler!
Sonra basiret sahibi olmalılar ki krizle ilgili olarak
doğru karar alabilsinler!
Yaşadığımız Gezi Parkı krizine bakılınca iktidarın bu
krizi doğru yönettiği söylenebilir mi
Sanırız iktidar sözcüleri dışında hiç kimse böyle bir
iddianın arkasında durmak istemez!
Hatırlayın, Başbakan Erdoğan kriz başladıktan birkaç gün
sonra yurt dışına giderken ne demişti
Olayların birkaç güne kadar biteceğini söylüyordu, değil
mi
Bu açıklama bize neyi gösteriyor
Bu açıklama iktidarın krizin boyutlarıyla ilgili doğru
teşhis koyamadığını göstermiyor mu
Yani ferasette bir sorun yaşandığı aşikâr!
Başbakan yurt dışı gezisini tamamladı geldi ama olaylar
hâlâ hız kesmediğine göre teşhis hatalı bir teşhis olarak karşımızda durup
duruyor!
Bir de krizin çıktığı ilk günlerde yöneticilerin nasıl
davrandıklarını hatırlayın!
Adeta hepsi biber gazının arkasına sığınmış gibiydiler!
Peki, şimdi o yöneticiler nasıl
Ağızlarından adeta bal damlıyor ve Gezi Parkındaki
gençlerle birlikte olmak için can atar vaziyetteler!
Yani basirette de bir problem var!
İşin başında bir iki görüşme, birkaç güzel kelam ile
tatlıya bağlanabilecekken şimdi gövde gösterilerinden medet umulur hale gelinmiş
olması da kriz yönetiminde sınıfta kalındığını açıkça ortaya koymuyor mu
Milletin nasırına basa basa netice almaya çalışmayı
sağlıklı bir yaklaşım biçimi olarak görmüyoruz!
Ben değişmem tavrı da sağlıklı bir tavır olarak
gözükmüyor!
Devlet otoritesi güce başvurarak elbette sağlanabilir!
Ama bu krizin doğru yönetildiği anlamına gelmez ki!
İnsanlar belki sindirilebilir ama huzur ve barış ortamı asla sağlanamaz!