Halkımızın bu krizlere karşı bir taraftan tedbirli , diğer taraftan uyanık olması gerekir.

Böyle kriz zamanında mümkünse ve zorunluluk yoksa kesinlikle evler satılmamalıdır.

Eğer halkın elinde birikmiş bir para varsa, binalar ucuz iken alınmalıdır. Sonra evler pahalılaşıp kiralar yükselince satılmalı ve yeni inşaatlara girişilmelidir.

Kriz zamanında inşaat yapmak, refah zamanında hazır binayı almak akılsızlıktır.

Bundan bir-iki yıl önce parası olanlara eski yapıları almalarını, ellerinde bulunan yapıları satmamalarını önermiştik. Sorduklarında veya bize danıştıklarında böyle cevap verdik.

Dinleyenler kazandılar, dinlemeyenler kaybettiler.

Şimdi de özellikle bugünlerde, başta medya olmak üzere sömürü sermayesinin yanlış yönlendirmeleri sebebiyle, kimi insanlar söylediğimizin tam tersini yapıyor ve kiralar pahalılaştı diye pahalı pahalı eski evleri alıyorlar. Maalesef bu akılsızlar halk tabiriyle ve tek kelimeyle söylersek, kazıklanıyorlar

Tam da bu noktada "mortgage" denen dümeni veya sömürü sermayesi oyunu ile hiç dillerden düşmeyen deprem olacak yaygaralarını hatırlamakta yarar vardır. Deprem kuşağında yaşadığımıza göre elbette zaman zaman deprem olacaktır, ama bunun belli dönemlerde medya ve birileri tarafından abartılması karşısında uyanık olmak gerekiyor. Akıllı olalım, oyuna gelmeyelim.

Batılı tekel sermayedarlarının elinde sınırsız dolar vardır. Bu sermayedarlar kriz zamanında ucuz evleri halktan satın alırlar. Sonra birden fiyatları yükselterek o evleri ellerinden çıkartırlar. Bu arada yeni yatırım yaparlar ve vurgunu vururlar.

Sonra eski evlerin depreme dayanıksız olduğunu ileri sürerek ucuz hâle getirirler. Kendi yeni binalarını çok yüksek değerlerle satarlar. Eski binaları, daha önce pahalı pahalı halka sattıkları binaları yarı fiyatla, dörtte bir fiyatla geri alır ve onları yıkıp yenisini yaparlar

Bu sömürü çarkı, bu zalim düzen uygulamaları halkımız uyanmadığı sürece böyle döner gider Bugünlerdeki mortgage geliyor ve zelzele olacak armonisi işte bunun hazırlığıdır.

*

Halk örgütlenerek kooperatifleşmeli

O halde, bu durum karşısında ve bu zalim düzen uygulamalarını bertaraf etmek için Türk halkı ne yapmalıdır

a) Halkımız bugünlerde oturdukları evlerin dışındaki evleri hemen satılığa çıkarmalı, hem de pahalı fiyatla satılığa çıkarmalıdır. Satamazlarsa, fiyatları düşürerek vurguncuların vurgun vurmalarını önlemelidirler. Başka bir ifade ile söylersek, eskileri satmalı ve yeni yatırımlara geçmelidirler. Önce inşaat malzemesini almalıdırlar. Çünkü bir müddet sonra inşaat malzemelerinin fiyatları yükselecektir.

b) Bu dönemde kimse ev almamalı, fiyatları yükseltmemeli, ateşe körükle gitmemelidir. Halkımız örgütlenerek bir araya gelmeli, güçlerini birleştirmeli ve yeni inşaatlara ortak olmalıdır. Yakın gelecekte yeni evler çok pahalanacak, birkaç sene sonra da eski evler çok ucuzlayacaktır. O zaman eski evler alınabilir.

c) Kanunen getirilmiş bulunan zemin etütleri o kadar pahalıdır ki, münferit arsalarda yapılması adeta imkânsızdır. Bu durumda yapılacak şey, küçük arazileri birleştirmek, böylelikle büyük arazilerin üzerinde hep birden ortaklaşa zemin etütleri ve projeleri gerçekleştirerek inşaat yapmaktır. Nitekim dış sermaye de bunu yapıyor. Bizim buna karşı yapacağımız iş, halk olarak bir araya gelerek güçlerimizi birleştirmek ve kooperatifleşmek , böylece zemin etütlerini ve projeleri ucuza mâl etmektir. Küçük müteahhit olarak inşaata başlamak zararlıdır, hatalıdır. Böyle yapılırsa inşaat pahalıya mâl olacaktır. Onlarla yani sömürü sermayesi ile rekabet yapılamayacağı için zarar edilecektir.

d) Halkın zararına olan yeni oyunlar ve dümenler her zaman yapılacaktır. Dikkatli ve uyanık olmak gerekir. Mesela, neler yapabilirler Birileri zemin etütleri mevzuatını değiştirerek eski yerleşim yerlerinde yapılan binaları değersiz hâle getireceklerdir. Böylece ileride buralarını yok pahası fiyatlarla alıp kenti yenileyerek vurgunlar vuracaklardır. Bu oyunlara karşı da eski bina sahipleri olarak güçlerimizi birleştirerek kooperatifleşmeli ve birlikte zemin etütlerine başlamalıyız. Bunun için de bir kooperatif kurmalıyız. Eski ev sahiplerinden 1000 er YTL alsak, İstanbul da mevcut 3 milyon ev ile üç milyar YTL lik bir araştırma yapabiliriz. Bu gibi bir organizasyonlarla sadece araştırma değil, aynı zamanda ıslahat da yapabiliriz. Kooperatifleşme sayesinde halk olarak evlerimizin değerlerini korumuş oluruz.