ÖNCE Cumhurbaşkanı Erdoğan milletten başka kimsenin yanında olmadığını söyleyerek FETÖ ile mücadelede “yalnız adamı” oynadığını ortaya koydu!
“En yakın arkadaşlarının” bile kendisini anlamadığını ya da anlamak istemediklerini söyledi!
Ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki konuştu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “hak verdiğini” ifade etti! Özhaseki, Cumhurbaşkanı Erdoğan FETÖ ile mücadele ederken, yakın çevresinin, “Seçimler geliyor, bunları karşımıza almayalım, küstürmeyelim” dediklerine dikkat çekerek, “Böyle kötü ve çıkarcı bir anlayış ile davranıldı” diye şikâyetini dile getirdi! Peki, kötü ve çıkarcı anlayışı kimler sergiliyordu? Elbette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en yakın arkadaşları” böyle bir tavrı sergiliyordu! O zaman iktidar partisi içinde önemli sıkıntılar yaşandığı ortaya çıkmıyor mu? Sırf Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yalnız adam” halinde bırakılması bile başlı başına bir sorun değil mi? Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaş açtığı FETÖ’cülerin kendisi ile de çok uğraştığını ileri sürerek kendisine “40 trilyon lira kişisel borç” çıkaran Sayıştay denetçisinin FETÖ’den atıldığını söylüyor!
21 sene belediye başkanlığı yaptığını ama FETÖ’cülere bir metre kare arsa vermediğini dile getiren Özhaseki şöyle devam ediyor: “Bir tane FETÖ’cü genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, müdür çalıştırmadım. 5 dakika sohbetlerini dinlemedim. Bir paragraf kitaplarını okumadım. Öyle bir fırtına estiriyorlar ki herkes birbirine şüphe ile bakmaya başlıyor!” Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki’nin bu açıklamaları bize FETÖ’cülerin kendisiyle bir hayli uğraştıklarını anlatırken aynı zamanda iktidar partisine mensup pek çok belediye ile de “yağlı ballı” geçinmelerinin ne anlama geldiğini açık seçik ortaya koymuyor mu?
Koymaz olur mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yalnız adamı” oynar hale gelmesi de, Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki’nin dile getirdiği yakınmalar da aslında hep aynı gerçeğe işaret ediyor!
Ve “iktidar partisinin kimi mensupları” ile FETÖ’cüler arasındaki “yağlı ballı” ilişkiler olduğunu ortaya koyuyor!
Ortada hem böyle gerçekler var hem de “partide tek FETÖ’cü yok” iddiaları var! Tek FETÖ’cü yoksa bu tür yakınmalar neyin nesi?
“Kötü ve çıkarcı anlayışın” sahipleri kimler?