Sahi başka hangi konu bu kadar hayati derecede ele alınıp tartışıldı. Kadınların hangi sorunları böyle yıllarca masaya yatırıldı. Yasakçılarca da, çözümcülerce de bu denli sakız gibi sündürülen bir başka mesele kaldı mı
Varsın çözülmesin.
Bıktık artık aha çözüldü, aha çözülecek beklentilerinden.
Tartışmalardan.
Uzlaşı umulan kara siyasa nın büyücülerinden.
Hani insanlarda öyle bir yorgunluk oldu ki, bre ağam çözmüyorsanız da biraz susun diye kulaklarını kapatmakta artık.
Türban tartışması olan televizyonları da seyretmiyorum artık.
Gına geldi.
Kaşı gözü nefret kusan kadınların türban saldırıları kadar, bir iki başı örtülünün savunmasını izlemek de usandırdı artık.
Hani beni bana bırakın demekte insanlar.
Benim örtümü tartışmayın, çekiştirmeyin, savunmayın.
Zira ortada bir suç olmadığını dünya âlem bilirken siz çıkıp niye savunma konumu alıyorsunuz ki.
Kulun emri tartışılır.
Allahın emri tartışılmaz.
Hem o alan araştırmalarında, anketlerde biraz da örtüsüz kadınları gösterseniz nasıl olacak acaba.
Niçin yaz gelince kabak çiçeği gibi açılıp saçıldıklarını öğrenmek istemiyor musunuz
Peşleri sıra safari düzenlediğiniz tesettürlü doktorların burnuna dayadığınız mikrofonlarla, kolaysa açıklara da sorun biraz.
Mesela evde bikini ile dolaşamazken, deniz kenarlarında nasıl soyunabildiklerini hangi mantıkla izah edeceklerini.
Mini eteklerinin boylarından rahatsız olup olmadıklarını.
Toplumda çıplak gezerek insanların huzurunu kaçırıp kaçırmadıklarını açık bayanlara da sorun bakalım biraz.
Niçin açılıyorsunuz.
Düşük bel pantolonla teşhircilik hastalığına mı yakalandıklarını.
İngiltere de spor karşılaşmalarında kraliçenin mini eteğe ve düşük bele, dekolteye yasak koyduğundan haberleri olup olmadığını sorabiliyorsanız deneyin bakalım.
Soramazsınız.
Çünkü "niçin örtünüyorsunuz" anketleri kadar kolay değildir.
Çünkü örtü ile tanımlananlar kadar uysal bulunamayacak bu katman, sorulara dahi müsaade etmeyecek iken.
Asırlarca örtülü nenelerinin ellerinden süt içmiş bu insanların böyle marstan gelmiş muamelesi yapmalarına katlanamıyorum işte.
Birilerinin de yıllardır mağdurların ıstıraplarını ekmeklerine katık, rahatlarına koltuk yapmaları sıktı artık.
Çözülecekse çözülsün de şu konu, biz de hep savunmada kalmayalım.
Başı örtülülerin herkesle eşit insan hakkını elde etmeleri nasıl bir duygu imiş tanıyalım.
Ya da
Başı örtülü öğrencisi için polis çağıran öğretim üyeleri utancını yaşayan bu toplum.
Utançlarını artıracak mı daha da.
Ki darbe bahaneleri yapılacak kadar tekrar tesettür tartışmaları, usandırdı artık.