The Palestine Chronicle editörü, gazeteci Dr. Ramzy Baroud, AA Analiz için kaleme aldığı makalesinde Gazze’de yaşanan İsrail vahşetini en açık haliyle satırlara döktü. Makalesine “En baştan bir şeyi açıklığa kavuşturalım: 29 Eylül 2025'te açıklanan ve 10 Ekim ateşkesine yol açan sözde Trump Gazze planı, uluslararası diplomasinin nihayet şiddeti durduracağına yönelik geniş çaplı bir umut oluşturmuştu. Ancak bugün sahadaki gerçekler bambaşka bir tablo çiziyor.” ifadeleriyle başlayan Baroud yazısının devamında “Şiddeti sona erdirmesi amacıyla plana verilen büyük küresel desteğe rağmen, kanıtlar İsrail'in anlaşmayı kuşatma altındaki bölge üzerindeki kontrolünün büyük bölümünü korurken Gazze'deki askeri zorlukların üstesinden gelmek için kullandığını gösteriyor. Plan, Gazze'yi soykırım öncesi günlere geri döndürmedi. Geçmişte aralıklarla yaşanan İsrail şiddeti artık gündelik katliamlara dönüşürken, soykırım öncesindeki kuşatma, şehirlerinin ve mülteci kamplarının enkazı arasında hayata tutunmaya çalışan bir halkın üzerine çöken boğucu bir ablukaya evrildi.” tespitlerinde bulundu.

Whatsapp Image 2026 10 13 At 15.21.12

2025'TEN BU YANA 1471 FİLİSTİNLİ KATLEDİLDİ

Gazze’ye yönelik söylemlerle eylemlerin birbirine zıtlık oluşturduğunu aktaran Dr. Ramzy Baroud “Gazze'deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ateşkesin başladığı 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail güçleri en az 1471 Filistinliyi öldürdü ve 5 bin 189 kişiyi yaraladı. Üstelik bu sayılara hastalıklar, tıbbi bakım yetersizliği ve süregelen insani felaketin diğer sonuçları nedeniyle hayatını kaybedenler dahil bile değil. Başka herhangi bir çatışmada bu rakamlar, savaşın devam ettiğinin açık bir kanıtı olarak görülürdü. Oysa Gazze'de tüm bunlar ateşkesin o güven verici söyleminin gölgesinde kayıtlara geçiyor. İşin daha da yürek burkan tarafı ise kurbanlar arasında en az 327 ölü ve 547 yaralı çocuğun bulunması.” İfadelerini kullandı.

“BU DURUMA NASIL ATEŞKES DENİLEBİLİR?”

Gazze’de giderek kötüleşen şartlara vurgu yapan Dr. Baroud “100'ü aşkın insani yardım ve insan hakları örgütünün yayımladığı ortak bildiriye göre, Gazze'de tam kapasiteyle çalışan tek bir hastane bile kalmadı. Morglar, enkazdan çıkarılan yüzlerce cansız bedenin yanı sıra sürekli yeni cenazelerle dolup taşıyor. Tahminlere göre 10 bin civarında Filistinli hala yerle bir edilen binaların enkazında yatıyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığını soykırım sırasında öldürülenlerle çatışmaların sözde sona ermesinden bu yana katledilenler için ayrı ayrı kayıt tutmak zorunda bırakan bir duruma nasıl ateşkes denilebilir? Hiçbir uyarı yapılmadan bombardımanların yeniden başlamasına, sivilleri taşıyan araçların vurulmasına, evlerin içindekilerin üzerine yıkılmasına ve ailelerin çocuklarını toprağa vermeye devam etmesine göz yuman bir şey ateşkes olabilir mi?” diye sordu.

Whatsapp Image 2026 10 13 At 15.21.12 (1)

TUTULMAYAN SÖZLER VE DARALAN YAŞAM ALANLARI

Dr. Baroud “Anlaşmanın insani yardımla ilgili hükümleri de büyük ölçüde havada kaldı. Plan, günde yaklaşık 600 tırlık bir yardım akışını öngörüyordu. Ne var ki bir BM değerlendirmesi, anlaşmanın ilk 172 günü boyunca BM koordinasyonunda sağlanan insani yardım sevkiyatlarının günde ortalama 100 tırın bile altında kaldığını ortaya koydu. Peki enkazı kaldırmak, cenazeleri çıkarmak ve İsrail'in yakıp yıktığı yerleri yeniden inşa etmeye başlamak için hayati önem taşıyan o iş makineleri nerede? Enkazdan bahsetmişken, insani yardım kuruluşlarının verilerine göre Gazze'de şu an yaklaşık 61 milyon ton enkaz bulunuyor. Bu miktar, son 18 yılda dünya genelindeki tüm savaşların yol açtığı yıkıntının yaklaşık 20 katına denk geliyor. Harabeler de Filistinliler için ölümcül bir tuzak. Geçtiğimiz ay Gazze'de hasarlı bir binanın çökmesi sonucu 12'si çocuk 21 kişi hayatını kaybetti. Tüm bunlar yaşanırken, Filistinlilerin yaşam alanları da giderek daralıyor.” değerlendirmesinde bulundu

Kaynak: HABER MERKEZİ