Milyonlarca kamu çalışanını yakından ilgilendiren dosya, 8 Ekim'de toplanan AYM Genel Kurulu'nun masasına geldi ve alınan karar 12 Ekim'de ilan edildi. Kurumu tarafından hakkında idari ve adli soruşturma yürütülen bir memur, bu süreçte pasaportunun iptal edilmesiyle büyük bir şok yaşadı. Yurt dışında kabul aldığı doktora programına başlayamayan başvurucu, mağduriyetini en üst yargı merciine taşıdı.

Anayasa'nın İki Maddesi Çiğnendi

Dosyayı öncelikle kabul edilebilir bulan ve ardından esastan inceleyen Genel Kurul, pasaport iptalinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Yüksek Mahkeme, idarenin uyguladığı kısıtlamayla Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan "özel hayata saygı" hakkının ve 42. maddesinde düzenlenen "eğitim" hakkının doğrudan ihlal edildiğine karar verdi. Başvurunun bizzat Genel Kurul düzeyinde karara bağlanması, idari gerekçelerle pasaportu elinden alınan diğer kamu görevlilerinin dosyaları için de bağlayıcı bir emsal oluşturuyor.

"Hakim Kararı Olmadan Kısıtlanamaz"

Pasaport Kanunu'na dayandırılarak yapılan kısıtlamalar uzun süredir yargının en çok mesai harcadığı konuların başında geliyor.

AYM, idarenin tek taraflı pasaport iptallerine karşı daha önce de net sınırlar çizmişti. Yüksek Mahkeme hem Temmuz 2019'da hem de Kasım 2024'te verdiği kararlarda, İçişleri Bakanlığı'na "genel güvenlik" gerekçesiyle pasaport vermeme yetkisi tanıyan kanun hükümlerini iptal etmişti. AYM o kararların gerekçesinde de seyahat hürriyetinin idari bir tasarrufla değil, ancak kesin bir suç soruşturması kapsamında ve mutlaka 'hakim kararıyla' sınırlandırılabileceğinin altını çizmişti.

Kaynak: Haber Merkezi