Toprağın yağmur bekleyişi gibi bekledik gökten inecek kar tanelerini.

Nişanlı kızın asker yolu bekleyişi gibi gözledik yolunu inci gibi inen, yeryüzünü süsleyip temizleyen beyaz elbiseli hizmetçileri.

Toprak altında kar çiçeklerinin soğanları gibi bekledik karın yağışını.

Kara vicdanlı, karamsar yürekli adamları gördüğümüzden midir nedendir özledik kardan adamı.

Kar, karayeri görünce mi,

Yoksa karanlık adamları duyunca mı üzüntüsünden erir

Yoksa bin bir renkli çiçeklerin köklerinde açacak çiçeklerin rengini anlayınca kendi renginden utanır da ondan mı erir bilinmez.

Sevgili Peygamberimizin mübarek dilinden tat aldı da bizim de tatmamız için mi iner

Cennette ırmakların tadını anlatırken: “Ballı sütten tatlı, kardan beyaz ve soğuk, miskten kokulu” buyurmuş.

“Allah’ım, beyaz elbiseyi kirden temizlediğin gibi hatalarımı kar ve dolu suyuyla yıka” buyurmak suretiyle en iyi temizleyenin kar ve dolu suyu olduğuna dikkatimizi çekiyor. (Buhari, Sahih, K. Daavat, Bab istiaze, Müslim, Sahih, K. Zikr Bab teavvüz).

Karın nasıl bir temizleyici olduğunu köyde kalan ve açıkta çalışmak zorunda olanlar daha iyi bilirler.

Bir ay yağmur yağsa deri ayakkabıya karın bir günde yaptığı etkiyi yağmur bir ayda yapamaz.

Tabii temizlik konusunda kardan yararlanamaz mıyız

Havamızı, toprağımızı temizlediğini görerek biliyoruz.

Çamaşırlarımız, ev, dükkân, fabrika, daire temizliklerinde zararlı deterjanlar yerine kardan yararlanma tarafına gidemez miyiz

Lapa lapa yağması için havanın dingin olması gerekir ki kar lapa lapa insin.

Karı görünce Karamanlılar Arabaşı yerler.

Bu akşam bizde dostlarla Arabaşı yudumlarken dışarda kar, poyraz rüzgârının önünden kaçan beyaz kelebekler gibiydiler.

Rüzgârla dans mı ederler

Dallar üzerine konup onlarla dalga mı geçerler

Bilinmez.

Kar gönderen Yarimiz: “Sizin rızkınız gökyüzündedir” buyurmuş. (Zariyat Suresi, ayet: 22).

Kar toprakta secdeye koşar.

Ağaçlar karlara seccade açar.

Yeşillik üzerine yağmış inciler gibi Arabaşı sofrasında dizilmiş dostlar.

Dışarının soğuğu, içerinin sıcağı.

Camda kucaklaşırlar.

Biri diğerinin ateşini alırken.

Öbürü dışardakini ısıtırken.

Dostlar, aralarındaki kırgınlıkları.

Eritirler kar gibi.

Sarılırlar yar gibi.