Merhaba sevgili kardeşlerim. Gazetenin sitesine doğrusu hiç

bakmıyordum ne güzel yorumlar gelmiş Allah razı olsun. Kimi konulara açıklık

getirmek istedim.

Öncelikle din üzerine konuşmak için ilahiyat mezunu olmak

şartı yoktur. Her insan Allah ın indirdiği dini, Efendimiz ins.a.v. hayatını

kısacası sünneti öğrenmek mecburiyetindedir. Okuduğumuz ilim ne olursa olsun

ister Matematik ister Coğrafya ister Edebiyat biz dinimizi adımız gibi bilmek zorundayız.

Zira öteki tarafta imtihan oradan geliyor sünnetten, farzdan, takvadan, helal

ve haramdan. Rabbimiz tebliği her mümine şart kılmış. Evvela kendimizi ardından

çevremizi doğru yola çekmek vazifemizdir. Öldüğümüzde soracaklar. Niçin

bildiklerini anlatmadın diye hesaba çekecekler. Yaşadığımız yetmez anlatmak

zorundayız. Faiz haramdır günümüz insanı faize boyun borcu diyerek helal kılma

çabasında ise buna karşı çıkmak bizim görevimiz, her inananın görevi. Olur ki o

kimselerin bilmedikleri bir ayet bir hadis vardır da öğrenmesine vesile

olursunuz. Erkek nasıl ayartılır kızlar nasıl tavlanır mevzuları ekranlardan

şelale gibi akıp dururken eleştirmiyorsunuz da biz Hak tan hakikatten

bahsedince mi zorunuza gidiyor. Flört haramdır dedik evet haramdır. Bunu ben

yazmadım ki bana öfkelenseniz. Bunu yüce Allah yazdı zinaya yaklaşmayın dedi.

Faiz haramdır evet bunu da ben söylemiyorum ki yüce Rabbimiz birçok ayeti

kerimede bildiriyor. Karınlarında yılan gezen topluluk faiz topluluğu bu da

Efendimizin s.a.v. miraçta gördüğü sahne. Bir kul olarak dinimizi konuşmak bile

bu kadar zorken kim bilir o yüceler yücesi peygamberler ne çileler yaşadı.

Oysaki biz her şeyi tamamlanmış bitmiş kesinleşmiş bir dine sahibiz. Bu saatten

sonra kimsenin tartışma hakkı yoktur. Allah ı inkâr edenler hariç. Onlar her

daim küfrü savunur kulakları sağır gözleri kördür.

Okumaktan korkmayalım. Bizden evvel yaşamış olan evliyaların

sohbetleri esas ilim meclisleridir. Günümüzün hiçbir ilahiyat dersinde o

bilgileri bulamazsınız. Büyüklenme kimseye yakışmaz. İnsanı uçuruma sürükler.

Mahmud Sami Ramazanoğlu nun Muhasebeler adlı kitabı mesela. Yine burada

sürdüreceğimiz Abdülkadir Geylani hazretlerinin Fethurrabbanisi. Esad

Erbili ninMektubatı. İbni Arabi nin Fusüsul Hikemi. Ve hatta bu sonuncu kitap

merhum Ayşe Şasa nın kurtuluş kitabıdır. Allah ı o kitapla bulmuştur. Okuyarak

öğrenmek zorundayız. Nice âlim, evliya artık öteki tarafta. Ve bize emanet

olarak kitapları bıraktılar.

Sitede mahlasla yorumda bulunulduğundan kime hitap ediyorum

bilmiyorum fakat misafir kardeşimin demek istediğini anladığım kadarıyla

cevaplandırayım. Öncelikle siyasi ya da dini liderleri bahse almayalım zira

herkesin gönül evinde başka bir çiçek var. Kimse kimsede ne olduğunu bilmez.

Harabat ehline hor bakma zakir defineye malik viraneler vardır sözü boşuna

değil ya. Gelelim dünyayı ihmal mevzusuna. Bizim hamdolsun dünyada mülkümüz,

malımız, makamımız yoktur. Fakat Muhammed Esad Erbilik.s. yi tanır mısınız

bilmiyorum bu görüş onundur. Dünyada fen ilimleri ile ilgilenin der

müritlerine. Dünyayı ihmal lüksümüz ne yazık ki yok yoksa Yunus Emre gibi dağ,

taş, bayır dolaşmak arzumuz bizim de olurdu. Fakat bakmamız gereken ailemiz var

annemiz var. Biz onlar için çalışmak zorundayız. Kaderimiz şekil şekil.

Efendimiz s.a.v. dünya için de ahiret için de çalışın diyor. Fakat

burada şu söz mühimdir kalbini mi yardınız kalbe bakmak mümkünse

yaftalara devam edelim.

Evet, benim kalbimi yarıp bakanlar türlü hakaret ve

ithamlara devam edebilirler. Sözlerimden anlamlar devşirip üzerlerine

alınabilirler. Ve daima gördüklerini bana aktarmayı sürdürebilirler. Ben de

bildiklerimle yazmaya devam edeceğim. Faiz haram, flört haram! Haramlar haram.

Bu böyle vesselam!