Büyüklerİmİz bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
demişler. Bu söz içinde sadakat ve vefa gibi iki önemli değeri barındırıyor.
Fincan mutfağımıza itina ile yerleştirdiğimiz hacmi küçük bir araçtır. Kahve
ise ekonomik değeri pek de yüksek olmayan kültürel bir içeceğimizdir.
Büyüklerimiz bir fincan kahvenin hatırını ise kırk yıla yaymış ve vefakârlığa
vurgu yapmışlardır.
İnsanlar sevdikleri kimselerle bir araya gelir ve kahve
içerler. Evlerimizi şenlendiren misafirlerimize kahve ikram etmeden
göndermeyiz. Kahve insana verdiğimiz değerin bir göstergesidir aynı zamanda.
Kahve eşliğinde yapılan sohbetler vardır bir de. Özellikle hanımlarımız konuşma
ihtiyaçlarını kahve üzerinden dillendirir ve birbirlerini kahve içmeye davet
ederler. Kahve bahanedir aslında maksat bir araya gelip hasbihal eylemektir.
Kahve saatinde bir araya gelen insanlar sohbet etme imkânı
bulurlar. Özellikle belli bir yaşın üstündeki kişilerin belirledikleri kahve
saatleri vardır. Kahve saati geldiğinde yakın arkadaşlarını çağırır ve sohbet
eşliğinde kahvelerini içerler.
Hanımlarımızın bir araya gelip sohbet etmek için bir
bahaneleri mutlaka olur. Onlar altın günleri, arkadaş ziyaretleri, çay saatleri
adı altında bir araya gelir, havadan sudan konuşup deşarj olurlar. Fakat
nedense, buradaki sıcak ortamı evlerine bir türlü taşıyamazlar.
Anne ile yaşadığı sorunu paylaşan bir genç kız duygularını
şöyle anlatmış: Annem güne gideceği zaman çok telaşlı oluyor. Saçlarını
yaptırıyor, yeni giysiler alıyor ve toplantının gözdesi olabilmek için her şeyi
yapıyor. Keşke biraz da bize vakit ayırsa Evde eşi ve çocukları ile sıcak
ilişkiler kuramayan kadınlarımız, arkadaş toplantıları düzenleyerek, onay ve
paylaşım ihtiyaçlarını buradan karşılamaya çalışıyorlar. Oysa aile, fertlerin,
sevgi, saygı, paylaşım, onay ve destek ihtiyaçlarının karşılandığı önemli bir
mekândır. Fakat nedense aile bireyleri huzur ve mutluluğu hep dışarıda
arıyorlar.