Ülke, kadınlar için iyice tekinsiz oldu.

İstanbul’da sokak ortasında taciz yaşanıyor.

Beyoğlu’nda iki kişi yolda yürüyen kadını takip edip cinsel saldırıda bulunuyorlar.

Saldırganlara çevredekiler müdahale edip kadını kurtarıyor.

Suçlular, olay yerine gelen polisler tarafından gözaltına alındılar.

Saldırıya maruz kalan kadın, her zaman olduğu gibi muhtemelen saldırganların şerrinden korkup şikâyetçi olmadı.

Suçlular ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Oysa sarkıntılık, gasp, hırsızlıktan sabıkalı bir suç makinesi idiler.

Yeniden sokağa salındılar adeta tekrar aynı suçu işleyin, başka kadınları korkutun, anneleri ağlatın, bütün ülkeyi ürkütün dercesine.

Sosyal medyadan tepki yağınca ancak, saldırganlar tekrar yakalanıp tutuklandı.

Emniyet güçleri niçin var.

Toplumun huzurunu sağlamak için.

Lakin kimse, asli görevini yapmaya istekli değil.

Ülke bir korku tüneli gibi.

Tam da toplumun uzun yıllardır unutamadığı kadın cinayeti sanığı C. Garipoğlu’ nun mezarının açıldığı gün işlenen vahşet kan dondurdu.

Bu kez 19 yaşında gencin kendi yaşıtı olan iki genç kızı katletmesi ile ülke derinden sarsıldı.

Tıpkı Garipoğlu cinayeti gibi öldürmekle kalmamış maktülün uzuvlarını da kesmişti.

Adeta bu ruh hastası uyuşturucu genç, katil Garipoğlu’ nun ülkeyi buhrana sürükleyen cinayetinin daha korkuncunu işleme yarışına girmişti.

Kız arkadaşını Edirnekapı Surlarına çıkarmış, kafasını kesip atmıştı. Görüntüler korkunçtu.
Kızının kopmuş başını yolda gören annenin feryatları, ülkeyi derinden sarstı. 

Sur cinayetinden yarım saat önce de Eyüpsultan’ da başka bir kızı öldüren

uyuşturucu bağımlısı katil, olayın ardından surlardan atlayarak intihar etti.

İki kadını katleden katilin mesleğinin kasap olduğu açıklandı.

Cani adeta vahşette kendisinden büyük yok dedirtti.

Katilin daha önce psikolojik tedavi gördüğü belirtildi.

Evinde bulunan karakalem resimlerde, katilin bir kadının vücudunun parçalara ayrıldığını çizdiği görüldü.

Edirnekapı Surlarında öldürdüğü talihsiz kızı, evinde çizdiği resimdeki gibi parçalara ayırmıştı.

Garipoğlu, maktulün başını gitar kutusunda taşımıştı bu da resimlerde cinayetin üzerinde çalışmıştı.

Resimlerdeki “v” işareti de Garipoğlu cinayetinin rumuzuydu.

Yetkililerin, emniyetin bu korkunç tabloya bakıp, “acaba nerede hata yaptık” diye özeleştiride bulunması gerekmekte.

Suç makinesi saldırganlar sokak ortasında kadınları taciz ediyor, yakalanıyorlar lakin tekrar serbest bırakılıyorlar.

Okulların önünde bile uyuşturucu maddeler satılmakta fakat hiçbir engelleyici kolluk kuvveti bu çöp adamlara müdahale etmiyor.

Çocuklar zehirleniyor,

Gençlerin ruh sağlığı bozuluyor,

Kalkıp hem anne kuzusu kızları öldürüp hem de kendi canlarına kıymaktalar.

Bu olumsuz örnekler maalesef gençlerde etkileşim sağlamakta suçta refleks oluşturup benzer vak’alar çoğalmakta.

Değerler sarsılmakta, toplumda huzur bozulmakta.