Gerçekten de Ekrem Sağıroğlu, "Kadim Dostum" diyebileceğim insanlardandı.
Reyhan Vakfı nın mesajından ölümünü öğrenince, gerçekten üzüldüm ve söz verdiğim bir yazıyı ihmalin sıkıntısını da yaşadım. Bugün Eyüp Sultan da ikindiden sonra defnediliyor.
Epeyce bir zamandır görüşememiştik. Geçen yıl evine telefon ettiğimde Hacca gittiğini söylemişlerdi. Son olarak geçen hafta başında rahatsızlığını duyup müşterek dostumuz Yüksel Yalçınkaya nın teklifiyle evine ziyarete gittiğimizde onu çok perişan gördük ve üzüldük. Kanserden mustaripti. Yüksel Yalçınkaya nın ifadesiyle söylersek, Mehmet Âkif in son yıllarında yatakta çekilmiş resmi gibi kurumuş ve şuur kaybına uğramıştı. Bizi tanıdı, menhus hastalığın etkilerinden ve şuur kaybının verdiği rahatsızlıktan ve görüşememekten şikâyet etti. Onu yormamak için fazla kalamadık.
Durumunu yolda mütalaa ettik, Allah tan şifalar diledik ve müşterek zamanlarımızı hatırladık. Yüksel Yalçınkaya onu Erzincan dan tanıyor, Abdürrahim Efendi nin ona her zaman iltifat ettiğinden söz ediyordu. Ben de onun Kayseri İslâm Enstitüsü nde talebe olduğu günlerde Büyük Doğu Fikir Kulübü Kayseri Şubesi nde tanıştığımızı ve pek çok yerde karşılaştığımızı, din, tasavvuf ve Büyük Doğu düşüncesi konusunda benzer şeyleri benimsediğimizi ifade ettim. Öğretmen ve neşriyat adamı olarak çok hizmeti olmuştu.
Kısa hayat hikâyesi ve eserleri
Oğlu Cemil Sağıroğlu nun gönderdiği biyografide kısa hayat hikâyesi ve eserlerinin listesi var. Onlara aynen yer veriyorum:
"1944, Erzincan / Refahiye doğumlu. İlkokuldan sonra, özel öğrenimle hafızlığını tamamladı. Kayseri İmam-Hatip Lisesi ni 1966; Yüksek İslam Enstitüsü nü de 1970 de bitirdi.
Refahiye, Digor (Kars) ve Safranbolu ilçelerinde müftülük; Eskişehir ve İstanbul / Bakırköy İmam-Hatip Liselerinde öğretmenlik görevlerinde bulundu.
Yazı hayatına lise döneminde başladı.
İlk deneme yazıları Kayseri nin mahalli gazetelerinde, haftalık Yeni İstiklal gazetesinin Genç Kalemler sayfasında yayınlandı. Deneme ve makaleleri de sonraları zaman zaman günlük gazetelerde ve Hakses, Tohum, Mâverâ, İslam, Altınoluk gibi aylık dergilerde yayınlandı."
1997 yılında emekli olduğunu bildiğim dostumun son yıllarda biyografik eserleri Yasin Yayınları tarafından güzel bir baskıyla, dizi halinde yayınlanıyor ve yeni baskılarla okuyucuya ulaştırılıyordu. İmam-ı Rabbanî adlı kitabından sonra daha çok biyografi türüne yönelmiş, İslâm büyüklerinin örnek hayat hikâyelerini güzel bir dille yazmaya başlamıştı.
Eserlerinin bir kısmını yayınlandığı günlerde görüp okumuştum, o yüzden oğlunun gönderdiği listeyi yayınlarken İhsan Işık ın yaptığı tasnifi esas alarak, araştırma-inceleme türü ile biyografi çalışmalarını iki ayrı kısma ayırmayı daha doğru buluyorum:
Araştırma-İnceleme ve Deneme Eserleri:
Çağdaş Dünya ve İslam, 1986. / Bilgiden Tevhide Yükseliş, 1994 / - Kur ân da İnsan ve Toplum, 1993 / Zaman Bilinci, 1996 / Bilgi Bilinci, 1997 / Necip Fazıl Şiirinde Ölüm Senfonisi, 1998.
Bu listede olmayan, Bilgiden İlme ve Gerçek Hayata adlı bir kitabının olduğunu da hatırlıyorum ama kitaplığımda bulamadım. Hatırladığım kadarıyla bunun yeni baskısı yoktur.
Bu kitaplarda ciddi bir ilim ve fikir adamının seçtiği konular üzerine ilgi çekici görüşler geliştirdiğini, İslâm düşüncesinin çağdaş ifade biçimleri kazanmasında ciddî bir emek ve gayret sarf ettiğini biliyoruz. Bunların rahmete vesile olmasını temenni ederiz
Yazıları ve biyografi kitapları
Millî Gazete, Yeni Devir ve Vakit gazeteleriyle Tohum, İslâm, Mavera, Hakses ve Altınoluk dergilerinde epeyce bir zaman yazılar yazan, bazen bu yazılarda Ekrem Yahya adını da kullanan, bazı yazılarıyla yarışmalarda dereceler kazanan dostumuzun pek çok talebesinin ve dostunun olduğunu biliyoruz. İslâmi Edebiyat dergisi ve çalışmalarında Ali Nar a yardım ettiği gibi Reyhan Vakfı hayır kurumlarında da dostlarıyla birlikte olmanın hazzını yaşadı.
Diyanet kadar Milli Eğitim de de hizmet veren dostumuzun ciddi bir tavrı vardı. Hayatı da bu konuda düzenli bir din eğitimi veren insanlara örnek olacak nitelikteydi. İlmi ile âmil insanlar arasında az bulunur bir din adamı ve eğitimcisiydi. İrfan da onun için çok önemliydi.
Ekrem Sağıroğlu dostumuzun örnek hayat hikâyeleri konusuna ayrı bir önem verdiğini, bunları İslâm büyükleri konusunda geliştirdiğini biliyoruz. Bu çalışmalara geç başladı, ama çok başarılı oldu ve birbiri ardından çıkan kitapları çok sevildi, tekrar tekrar basıldı.
Bu eserlerin ilk ikisi çıktığı günlerde görüşmüştük. Ben bunları çok önemli bulduğumu kendisine ifade ederek, bir dizi haline getirme düşüncesini teşvik ettim. Bu yolda yazılar da yazacağımı ifade ettiğim halde, ölmeden önce niyetlendiğim bu yazı bir türlü gerçekleşemedi.
Evine ziyarete gittiğimizde bu kitapların hepsini bir arada gördük. Her biri diğerinden güzel basılmış olan kitapların yeni baskılarla genç kuşaklara ulaşması, gerçekten sevindirici. Çünkü bu şahsiyetlerin hepsi de bizim için çok önemli olan Ehl-i Sünnet inancı çerçevesindeki Şeriat ve Tarikat bütünlüğünü ortaya koyan, Allah ve Resulü nün dostlarıydı.
Bu kitapların adlarını arka arkaya verirken kitaplıklarınızı süslemesini tavsiye ederim:
İmam-ı Rabbanî, 2000 / Şâh-ı Nakşıbend, 2001 / Ömer İbni Abdülaziz, 2002 / İmam-ı / Hz. Ebu Bekir, 2003 / Azam Ebu Hanife, 2004 / Hz. Ali , 2005 / Hz. Ömer.