Kıyamete değin galiba dünyanın kaderi değişmeyecek.
İyiler ve kötüler olarak bu kader örselenecek ya da ferahlayacak.
Trump: “ABD için İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tam olarak tanımanın zamanı geldi.”
Şerre olan sabırsızlıklarını bir kez daha gösterdi.
BM ve Rusya, “Hükümsüzdür” açıklamasını yaptı. Suriye rejimi de, “Geri almak için her şeyi yaparız” dedi.
Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen ve 50 Müslüman’ın şehit edildiği terör saldırısının ardından ilk Cuma günü, devlet televizyonundan Cuma ezanı, canlı olarak yayınlandı. Ezanın ardından şehitlere saygı amacıyla 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Terör saldırısı ile ülke olarak şoka giren Başbakan Ardern’i arayan Trump’ın sizin için ne yapabiliriz teklifine, bu iyi yürekli insan, “Müslümanlar için biraz daha merhamet gösterin” dedi.
Terör mağduru Müslüman vatandaşlarına içten yaklaşımlarıyla takdir toplayan Y. Zelanda Başbakanı J.Ardern, iyiler kervanına katıldı.
Hagley Park’ta kılınan Cuma namazına katıldı.
Namaz öncesindeki konuşmasına hadisle başlayan Ardern,
“Peygamber Muhammed dedi ki: ‘Karşılıklı şefkat, merhamet ve sempatileri ile inananlar tek bir beden gibidir. Vücudun herhangi bir kısmı acı çekerse, tüm vücut acı hisseder.’ Yeni Zelanda’da sizinle. Yasta, biz biriz” dedi.
Ardern’in çağrısı üzerine, çok sayıda Yeni Zelandalı kadın sembolik başörtüsü takarak Müslümanlara destek verdi.
İyiler, dünyanın daralan kalbinin daha rahat nefes almasını sağlarken.
Kötüler, şerlerinden vazgeçmiyor.
İnsanlık tarihi, bu haberle kötülerin kara kalplerinden bir kez daha kan kusuyor;
“Rakka’yı DEAŞ’la mücadele bahanesiyle yerle bir edip binlerce insanı öldüren ABD ve PKK, aynı vahşeti şimdi de Deyrizor’da sergiliyor. Bagoz’dan tahliye edilen sivilleri kamplarda bombalayarak öldüren ABD ve PKK, 300’den fazla cesedi önceki gece kepçelerle gömdü. Vahşet bununla da sınırlı kalmadı. Bombardımandan yaralı halde kurtulan 40’tan fazla sivil diri diri toprağa gömüldü.
Kamplarda halen toprağa verilmeyi bekleyen çok sayıda parçalanmış ceset olduğu belirtiliyor. ABD katliamından kurtulanlar da terör örgütü PKK’nın kurşunlarına hedef oluyor. Sadece Fırat’ın kıyısında bombardımandan kaçmaya çalışan 200’e yakın sivil, yaylım ateşine tutularak katledildi.
Bagoz’da son 10 gün içerisinde 2 bin, 1 aylık zaman diliminde ise 6 bini aşkın Müslüman katledildi. Ölenlerin büyük çoğunluğu, atılan fosfor bombalarıyla yanarak can verdi.”
İslam diyarındaki kötüler, ayrı bir utancımız.
Kendi konsolosluk binasında kendi vatandaşı gazeteciyi canlı canlı kesecek kadar kötüleri gördük.
Sivil halkını bombalayan, hardal ya da sârin gazı ile yakan devlet başkanlarını gördük.
Kâbe’de bile farklı mezhepten kardeşlerimize yapılan ayrımları gördük.
Irkçı bir senatörün kafasına yumurta geçiren 17 yaşındaki Hıristiyan bir çocuğun korumalarca nasıl dövüldüğünü de gördük.
İyiliğin de kötülüğün de dini, ırkı, coğrafyası bulunmamakta.
Dualarım odur ki dini, ırkı, coğrafyası kötülük kimliğinde kaybolmuş holiganizm mensubu rövanşistler; masum sivillere yönelik bir saldırı çılgınlığında bulunmazlar.