Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İyi olan şey; insanın lehine, kötü olan ise, insanın zararına olan şeydir. İyi insan, iman eden mümin, Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına teslim olan Müslüman’dır. Allah, Hz. Adem’i topraktan yarattı. Meleklere ve İblise O’na secde etmelerini emretti. Bütün melekler emre uyup secde ettiler. İblis ise kibirlendi ve küfrü inadî ile secde etmedi. Melekler itaat ederek iyi bir iş yaptılar ve iyilerden oldular. İblis ise kötü bir iş yaptı da kötülerden oldu. Şeytan o günden itibaren kendisine insanı İslam’dan uzaklaştırma yolunu seçti. İyiliğin zirvesi, iman edip ihsan derecesine yükselmektir. Kötülüğün en aşağısı ise inkâr edip küfür ve şirkin karanlığına gömülmektir. Allah, inananların dostudur. Zira onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edip kâfir, müşrik ve münafık olanların dostları ise tâğuttur. Çünkü onları aydınlıktan karanlığa götürür. İyilerin yeri cennet, kötülerin yeri ise cehennemdir. Hakikat ve gerçek olan asıl, iyiliktir. Batıl ve cehalet olan ise arızadır. İnsandan istenen şey, iyiye, güzele, doğruya faydalıya ve adalete yönelmektir. Şeytan işi pislik işlerden, kötülüklerden kaçınmak da insanın bir başka ödevidir. İyi ve kötünün ne olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Öyleyse iyi ve kötünün en doğru tanımını insan, sadece Kur’an ve sünnetten öğrenilebilir. İnsanın Kur'an ve sünneti göz ardı ederek yaptığı iyilik ve kötülük tanımı, onu karanlığa ve cehalete mahkûm eder. Kur’an ve sünnetin kılavuzluğu olmadan tek başına akıl, mutlak iyiliği idrak edemez. Akıl, Kur’an ve sünnetin emrinde olursa saadet sebebi olur. Nefsin ve heveslerin emrinde olursa yıkımın ve felaketlerin sebebi olur. Kim iyi bir iş yaparsa bu kendi lehinedir. Kim de kötülük yaparsa aleyhinedir. Allah Teâlâ hiçbir kuluna zulmetmez. İyilik ve kötülük yolunu seçen insanın kendisidir. Allah, Kur’an’da iyi ve kötü amelleri açıklamış, iyiliği emredip kötülüğü yasaklamıştır. Peygamberimiz de bütün iyilikleri hayatına yansıtarak, tüm kötülüklerden kaçınarak bu hususta ümmete çok canlı ve en güzel bir örnek olmuştur. İyilik İslam’dır. İslam’ın emir ve yasaklarına bakıldığında, insan fıtratına uygun ve lehine olan şeyleri emrettiği, insan fıtratına aykırı ve aleyhine olan şeyleri de yasakladığı görülür. Bu Ramazan günlerinde idrak edeceğimiz şey, İslam Allah’ın rızasıdır ve Adil Bir Düzen’dir. Küfür, şirk, içki, zina, kumar, faiz, yalan, hırsızlık her türlü ahlâksızlığa ise Allah gazap eder.

BİLMEK

İlim, Allah’ın bir sıfatıdır. Allah’tan hakkıyla âlim kulları korkar. Âlim, tevhit akidesinin bütün inceliklerini bilen, böylelikle Allah ve Resulüne itaat yolundan ayrılmayan kimsedir. İyi; insan fıtratına uygun düşen ve lehine olan maruf ve helallerdir. Kötü; insan fıtratına uymayan ve aleyhine olan münker ve haramlardır. Marufu ve münkeri, helali ve haramı bizlere Allah Kur’an’da bildirmiştir. Din ve ahlâkta, ilimde, iktisatta, hukukta, siyasette ve uluslararası ilişkilerde İslam’ın maruf ve münker, helal ve haram düzenine uymak Müslümanlık yoludur. Bir kimse itikatta Müslüman, amelde liberal, kapitalist, sosyalist ve muhafazakâr olursa, böyle bir kimsenin İslam’dan bütün nasipleri kesilir. Yine bu Ramazan ayında Müslümanlar bu mesele üzerinde de ciddi olarak düşünmek zorundadırlar. Allah’ın iktidar nasıp ettiği kadrolar; ferdi, toplumu, kamuya ait işleri Kur’an ile yönetmiyorsa, bu kadro, ya inkârcıdır, ya fasıktır ya da zalimdir. Bir kimsenin ve kadronun Müslümanlık kimliği, yürütülen faizci zulüm düzenini, materyalist eğitimi meşru hale getirmez. İçki haramdır. Haram olan içkiyi kim içerse içsin; sağcı, solcu, Müslüman içsin, hepsi de sarhoş olur ve sarhoşlukta aralarında bir fark olmaz. Siyaset; Kur’an’a izafe edildiğinde iyidir ve bu siyasete teslim olunur. Siyaset; şeytana izafe edildiğinde kötüdür ve bu siyasetten uzak durulur. Islah siyaseti iyidir, ifsat siyaseti kötüdür. Islah siyasetini, Milli Görüş=Saadet Partisi temsil eder. İfsat siyasetini ise AK Parti ve CHP başta olmak üzere diğer bütün partiler temsil eder. İdrak edilmesi gereken Ramazanlık bir gerçek de budur.

KURTULUŞ

İslam’dan başka kurtuluş yolu yoktur. İslam hayat ve devlet dinidir. İslam, vicdan işidir, hayata ve devlete karıştırılması yanlıştır diyenler, hak nazarında Müslüman sayılmazlar. İslam’a din ve düzen olarak iman etmiş bir Müslüman, bu tür lakırdılara itibar etmez. Bir mümin, İslam’ın iyi dediğine iyi, kötü dediğine kötü der, toplum da bu şaşmaz ölçüler ışığında bütünleşerek fesat ve bunalımlardan, kavram kargaşalarından kurtulur, sıhhatli, sağlıklı, ölçülü ve dengeli bir saadet toplumu olur. Hakkı üstün tutan medeniyetler de ancak ve ancak böyle olan toplumlarda vücut bulur. Peygamberimizin şu uyarısına kulak verelim: “Hiçbiriniz: ‘Ben insanlarla beraberim. İnsanlar iyilik yaparsa ben de yaparım, kötü davranırsa ben de kötü davranırım’ diyen şahsiyetsiz kimselerden olmasın. Aksine insanlar iyilik yaparlarsa iyilik yapmak, kötü davranırlarsa, haksızlık etmemek için nefsinizi terbiye edin.”(Tirmizi) İnsan için önemli olan; yeryüzünde hangi zihniyetin hâkim olduğu değil, hakkı üstün tutan bir zihniyetin hâkim olması için yapacağı cihattır. İyiliklerin hâkim olması, kötülüklerin engellenmesi için bir cihadı, gayreti olmayan bir Müslüman’ın, Allah katında hiçbir itibarı olmaz. Düşünmek gerekir. Ölüm ile insanın dünya hayatıyla ilişiği kesilir. Dünya hayatı, Kur’an’la, İslam’la yaşanmış ise bu kurtuluştur ve saadettir. Kur’an’sız ve İslam’sız yaşanmışsa bu yıkımdır ve felakettir. Bunun için bu Ramazan ayında ölümle murakabe yapmak gerekir. Selam hidayete tabi olanlara…