Elektrik kesintisinin ne kadar süreceğini öğrenmek için “186” yı arıyorum.
“İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.ye hoş geldiniz” diyen bir bant yayından sonra,birkaç klişe cümleyi de sabırla bekleyip, müşteri temsilcisi olan genç bir bayan sesi, “ buyurun” diyor,“Beykoz’da elektrikler saatler oldu kesileli”,diyorum, bu kez genç bayanın bana sorduğu soru karşısında şok oluyorum:
“Beykoz,Anadolu yakasında mı?”
Gel beni vur öldür.
Komedi filmi.
Güleriz ağlanacak halimize.
Kızcağızın çok önemli bir işi bulunmakta, Anadolu yakası elektrik dağıtımın başını kapmış ama azıcık yorulup Beykoz’ un nerede olduğunu öğrenememiş.Dünyanın hiçbir yerinde olamayacak bir rezalet.
Mübarek sen lisede coğrafya dersi gördün.E, İstanbul’ da yaşamaktasın,işinde bu şehirde.İstanbul’ un sonradan olma hormonlu ilçeleri gibi de değil binlerce yıldır ayakta olan; tarihi,doğalgüzellikleri,sahili ile şahika bir yöre olan Beykoz’u nasıl gezip görmezsin de,cahilliğini bangır bangır
ilan edersin.
İşini iyi yapmayanların ülkesi.
12 küçük kızımızın yanarak can verdiği yurt yangınında,küçük meleklerden birinin babası “herkes işini iyi yapsın “demişti.
Bilirkişi raporu, ihmalin konturlarını bir utanç belgesi gibi çizmişti;
“Yangın merdiveninin kapı kolu olmadığı için çocuklar kaçamadı. Elektrik panosundaki şalterler eskiydi. Kaçak akım rölesi olmadığı için yangın önlenemedi.”
Yaşam odası olmadığı için madenler bir mezar gibi işçilerimizi yutmakta.
Tersane işçilerinin koruması yapılmadığı için peş peşe ölümler oldu.
İşini kötü yapanların ülkesinden bir haber de İzmir’den:
“Buca’da oturan Harika Kanık, özel bir hastanede doğum yaptı. Sezaryenle yapılan doğum ardından kızını kucağına alıp, annelik heyecanı yaşayan Harika’nın karnındaki ağrı ve halsizliği geçmedi. Doğumu yaptıran Dr. Ü.Ç., Harika’yı Tepecik Hastanesi’ne gönderdi. Harika’nın kanında
yüksek miktarda iltihap bulundu, ameliyata alındı. Ü.Ç.’nin, Harika Kanık’ın rahminde sargı bezini unuttuğu, rahim duvarına yapışmasıyla zehirlenme ardından vücutta iltihaplanmaya neden olduğu saptandı. Farklı bölümlerde uzmanlaşmış cerrahların çağırıldığı 6 saat süren ameliyatta,
Harika’nın rahmi ile idrar kesesi alındı fakat vücuduna yayılan iltihabın organlarında yarattığı tahribatın tedavi edilememesi üzerine, ameliyattan 8 gün sonra hayatını kaybetti. Harika’nın ailesinin açtığı dava sonrasında, Dr. Ü.Ç.’nin avukatı: ”Ölüm olayı doğumdan aylar sonra meydana
gelmiştir. Sorumluluk Özel H. Hastanesi’ne aittir. Tampon sayımı, hemşirenin görevidir” dedi.”
İşte böyle.
İnsan hayatı böylesine ucuzdur bu ülkede.
Harika hayatlar,sevdalar,bebekler,mutluluklaryaşama tutunamadan batasıca bir tamponu almaya üşenenler tarafından,bir gül gibi soldurulur.