Sözü hile ile süsleyip seni yolundan çevirmek isteyenlere karşı temkinli ol.
Sinsice girerler hayatına ve nasıl yön değiştirdiğini anlayamayabilirsin.
Zehri bal diye, siyahı beyaz diye yutturmaya çalışırlar.
Sesleri, suretleri, vaatleri çekici gelir, seni kendilerine çekebilmek için bütün hünerlerini kullanırlar. Şeytan güçlü değildir lakin bu insanların verdiği tavizle alabildiğince güçlenir ve sen vermekte olduğun mücadeleyi bir kat daha arttırmak zorunda kalırsın.
Adaleti katledip nefislerine alet etmişlerdir. Fakat kendilerini masum ve temiz kimseler olarak tarif ederler.
Yürürken kirlenmiş ayaklar görürsün, kulakları tırmalayan sesler işitir ve kendine dönersin…
ÖZENDİRME HASTALIĞI
Onları nerede görseniz tanırsınız. Sahip oldukları imkânları ile öne çıkar ve sizi özendirmeye çalışırlar. Hedefleri sizi kendi karanlık hayatlarına ortak etmek ve hatalarını meşru gösterebilmektir.
Söze övünerek başlarlar, “bak ben nelere sahip oldum, nereden nereye geldim, şu aşamalardan geçip başarının zirvesine tırmandım…” derler. Bazıları ise olayı biraz daha somutlaştırarak “Müslüman kadın zengin görünmeli, cipe binmeli, markalı giysiler giymeli, dünya üzerinde bir insanın sahip olabileceği her şeye sahip olmalı” der ve komplekslerini size bulaştırmaya çalışır. Siz bunu bir nevi sınıf atlamak zanneder ve gıpta ile bakabilirsiniz. Sahip olduğunuz şeylerin sizi insanlar nazarında daha değerli kılabileceğini düşünebilirsiniz. Oysa en kıymetli şey insan olmak ve bu yolda çaba gösterebilmektir.
Müslüman zengin olabilir, toplum nazarında saygın bir konumla tanımlanıyor olabilir. Fakat dinimiz, kişiye zekât, sadaka, hayır hasenat gibi sorumluluklar yükleyerek sahip olduğu imkânları muhtaçlarla paylaşmayı tavsiye buyurur. Bilinçli bir Müslüman yoksulun hakkını verir ve bunun kendisi için bir sorumluluk olduğunu bilir.
Sizi özendirmeye çalışanların düştüğü en büyük hata ise, yoksulun hakkına konmaktır. Onlar kazandıklarını kendilerinin zanneder ve ben kazandım, çok çaba gösterdim istediğim gibi harcarım diye çıkışırlar. Oysa veren verdiğinin nereye ve nasıl harcanacağını belirtmiştir. Bu kaideleri dikkate almayanlar, yoksulun malını kendilerinin zanneden muhteris kimselerdir. Ama ne yazık ki buna da bir kılıf uydurup, hatalarını meşru gösteremeye çalışırlar. İçine düştükleri kör karanlık vicdanlarını kemirmektedir, o yüzden hatalarına sizi de ortak ederek teselli bulmak isterler.