1981 yılının Ocak ayında Haseki Eğitim

Merkezi nde eğitim almak için İstanbul a geldim.

Daha önce kaldığım şehirlerde lise seviyesindeki

öğrencilere yaptığım sohbetlerden geçen delikanlılardan bir kısmı

üniversitelerde asistan olduklarından Şubat ayından itibaren haftada bir

asistanlara sohbet yapmaya devam ettim.

Asistanların aracılığıyla üniversite öğrencilerine sohbet

ederken karşılaştığım ilk sorular şöyle oldu: Hocam, biz de insanız, İmam Ebu

Hanife de, İmam Şafi de insan. Biz onlara uymak zorunda mıyız Kur an ı ve

sünneti okur ona göre amel edemez miyiz

Ben;

Bir Kur an-ı Kerim getirin dedim, getirdiler ve ona

verdim; Oku ve bana anlat.

Ben okuma bilmem ve anlayamam da dedi.

Ben;

Aldın mı cevabı dedim.

Daha sonraları, Hocam, Peygamberimiz de insan değil mi,

Kur an hepimize indi, biz doğrudan Kur an ı okuyarak cennete gidemez miyiz

dediler.

Cevabı yukarıdakine verilen gibi verdim ama  Sünnet Savunması adı altında verdiğim

konferans küçük bir kitap olarak Cantaş Yayınları arasında yayınlandı.

Daha sonraları, televizyondan söylendi ve hakkında

kitaplar ve makaleler döşendi, Cennete gitmek için Müslüman olmaya gerek yok

dediler.

Ve bu imansız yolun son ve zırva sözünü Papa Fransuva

söyledi: Cennete gitmek için Allah a imana gerek yok.

Papa, İtalyan La Repubblica gazetesinin kurucularından

Eugenio Scalfari ye yazdığı bir mektupta, Vicdanlarına itaat eden inançsızlar

da cennete girecektir   demiş.

Bu merhametsizlik yolunda yarışı Papa kazandı.

İslam ın dışında din kabul edilmeyeceğini söyleyen

Rabbimize inat yanlış yolda koşanların arkasında cehenneme kimin daha önce

düşmesini görmek ve ondan keyif almak için söylenmiş merhametsiz sözlerdir

bunlar.

Cehennemde yanış Amerika nın, Avrupa nın, Çin in,

Rusya nın ürettiği silahlarla yanmak gibi de değildir.

Papa, bu konuda onları da geçmiş durumda.

Müslümanlar ise cehenneme koşan insanların önüne  malları ve canlarını koyarak bu cehenneme

giden yolu cennete çevirerek Allah ın sevgili kulları arasına girme

yarışındadırlar.

Cennete ve cehenneme kimin gireceğine insan olarak kimse

karar veremez.

Hazreti İbrahim, babasını cennete sokamaz.

Hazreti Nuh, oğlunu cennete sokamaz.

Hazreti Lut, hanımını sokamaz cennete.

Bu konuda yetki yalnız ve yalnız cenneti ve cehennemi

yaratan Allah a aittir.

Buyurun onu dinleyelim: Şüphesiz ehli kitap (Yahudi ve

Hıristiyan) ve müşriklerden olan kâfirler cehennem ateşinin içindedirler ve

ebedî olarak orada kalıcıdırlar. İşte onlar yaratılanların en

şerlisi/kötüsüdürler. (Kur an-ı Kerim, Beyyine suresi, ayet: 6)

Bu ayetin mealini istediğiniz Kur an tercümesinden

okuyunuz.

Hatta Ramazan ayında Kur an meali dağıtan gazetelerin

verdiği meallerden de okuyabilirsiniz.

Papanın, papa yolunda olanların ve olmayanların sözüne

bakmayınız.

Cenneti ve cehennemi yaratanın kelamına bakınız ve ona

göre karar veriniz, çünkü isteseniz de istemeseniz de dönüşünüz O nadır.