Eğitim, sağlık, adalet, ekonomi gibi hemen her alanda iktidarın tökezlediği açıkça herkes tarafından görülmektedir. Ta ki spordaki tökezlemede olduğu gibi. Paris 2024 Olimpiyatları’nda tarihte hiç görülmemiş bir başarısızlığa uğradı sporcularımız. İlk defa bir olimpiyatta altın madalya kazanılmadığını üzülerek yaşadık. Buna rağmen toplumda ötelenen, hor görünen, küçümsenen bir toplumun temsilcileri ise bunun tam aksine Paris’te tarih yazdılar. İşte bunlar engelliler. Bugüne kadar paraolimpiklerde görülmemiş rekorları kırarak en çok madalya sayısına ulaştılar. 6 altın, 10 gümüş ve 12 bronz madalya olmak üzere toplam 28 madalya kazandılar.

Durum böyleyken, Goalball Kadın Milli Takımı’na bir parantez açmamak haksızlık olur. Paraolimpiklerde Avrupa şampiyonluğu, dünya şampiyonluğu ve 2016 Londra, 2020 Tokyo, 2024 Paris Paraolimpikleri’nde üst üste 3 defa şampiyon olmak, takım sporlarında örneğini dünyada bile görmek pek mümkün değil. Hele de ülkemizde hiç değil... Goalball Kadın Milli Takımı’nın kaptanı Sevda Altunoluk dünya gol kraliçemize “Goalball’un Messi’si” diye yakıştırma yapılıyor. Bize göre bu yetmez. Çünkü Messi’nin bir alternatifi var, Cristiano Ronaldo ile kıyaslanıyor. Ama Sevda’yı kıyaslayacak bir rakibi yok karşısında.

2012’de biz de Türkiye Görme Engelliler Federasyonu’nda asbaşkanlık görevini yürütürken Avrupa Ligi Şampiyonası’na İtalya’ya gittiğimizde de yine orada da birincilik kazanmıştık ve Sevda orada da takım kaptanı olarak gol kraliçesi olmuştu. Bundan sonra da yeri doldurulacak gibi değil.

Geçmişte engelli sivil toplumu, toplumda aktif rol almaya başlarken “sakata acıma iş bul, üretici olsun; imkân ver, imkânsızı bekle” gibi sloganları haykırırdık. Şimdilerde engelliler öyle bir duruma geldi ve öyle bir aşama kat ettiler ki, adeta bir imkân verildiğinde imkânsızı başarabiliyorlar. Sağlıklı insanların yapamadıklarını yaptıklarına da şahit oluyoruz. İşte sporda olduğu gibi...

Peki, ey iktidar! Siz ne yapıyorsunuz? Engelli istihdamını kıstınız. Engellilere verilen sosyal hakları çeşitli bahanelerle ellerinden alıyorsunuz. Tasarruf tedbirleri diyerek ÖTV hakkından da mahrum etmeye çalışıyorsunuz. TBMM’de engelliler hususunda verilen önergeleri reddediyorsunuz.

Evet, bu arada okullar açıldı, dertler saçıldı... Akşam televizyon haberlerinde hemen her kanalda çocuğunun beslenme çantasına ne koyacağını kara kara düşünen ve ıstıraplarını, çaresizliklerini yana yana yakınan anneler, servis ücretlerinin pahalılığından biçare kalan babalar... Yani bir çocuğu olan ailenin okul giderlerinin maliyetini düşünerek uykusu kaçan bir toplumun dramıdır okulların açılması... Bu ekonomik şartlar, gençleri evlenmeden uzak duracak hale, evlenenleri de çocuk sahibi olmaktan imtina eder duruma getirdi. Maalesef  iktidarın 22 yıllık döneminde gelinen nokta budur. Her şeye rağmen geleceğe umutlu bakmayı temenni ediyoruz, vesselam...