ANADOLU Gençlik Derneği (AGD) gıpta edilmesi ve desteklenmesi gereken bir icraata daha imza attı.

AGD Şişli Hanımlar Komisyonu tarafından düzenlenen İmam Hatip Şöleni, Şişli Yunus Emre İmam Hatip Lisesi’nde yapıldı.

Programa Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentur da iştirak etti ve bir de konuşma yaptı. 

Mücahit Bey’in, konuşmasına Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın, “Bir çiçekle bahar gelmez ama bir çiçek baharın habercisidir” sözleriyle başlaması herkesi şöyle bir duygulandırdı.

Yentur, Anadolu Gençlik Derneği’nin bu çalışmasını çok güzel bulup önemsediğini ve bundan sonra okul müdürlerinin taleplerinden memnuniyet duyup destek verecekleri noktasında bu programların her okulda yapılmasını istediklerini de ifade etti.

Kendisini de ayrıca tebrik ettim; Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün bu desteğinin diğer iller ve ilçeler için de bir örnek olmasını temenni ediyorum.

Zira bu etkinlikteki amaç; İmam Hatip bilinci oluşturmak. Ve de tüm İmam Hatiplerde benzer programın yapılması düşünülüyor.

Geleceğin teminatı olan çocuklarımızın milli ve manevi değerlere bağlılığı için çaba sarf eden AGD faaliyetlerine kimi bürokratlar tarafından güçlükler çıkarılmak istenmesini anlamakta zorlanıyorum!

***

İmam Hatip Şöleni’ne dönersek…

Programa Şişli Yunus Emre İmam Hatip Lisesi Müdürü İsmail Ünsal, Müdür Yardımcısı Sehle Sevil,  AGD Hanım Komisyon Başkanı Zeynep Demirel, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Programda AGD İl Hanım Komisyonu Üniversite Başkanı Şeyma Aksoy öğrencilere hitap etti. Kuştepe Camii Kayyumu Muhammed Aydın da Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu.

İmam Hatip Şöleni AGD Hanım Komisyonu tarafından düzenlendi ama AGD Şişli Şube Başkanı Abdullah Uğur’un da gayretlerini bir kenara yazmakta yarar var…

PEYGAMBERİMİZİN İZİNDE...

Yanlış hatırlamıyorsam iki sene önce kadar bir STK (İlim Kültür Eğitim Derneği-İLKE) tarafından yapılan araştırmada okullardaki din eğitiminin son derece çarpıcı haritası ortaya çıkmıştı.

Neydi o Bir kere araştırma, İstanbul’daki devlet okullarında velilerin, okullardaki seçmeli din derslerini büyük oranda desteklediğini ortaya koydu. Ama… Ama’sı önemli. Çünkü o raporda, okulların fiziki altyapı eksikliği, bu dersleri verecek yeterli nitelikli öğretmenlerin olmayışı, ders materyallerinin yetersizliği gibi nedenlerle, beklentilerin karşılanmadığı görüşüne yer verildi.

Söz konusu yetersizliğin öğrenme ve öğretme sürecini olumsuz yönde etkilediği de vurgulandı.

Veli ve öğretmenlerin şu düşüncesi de önemli; “Genel olarak Türkiye’de uzun bir dönem din eğitimi alanı ihmal edildi…”

***

İşte Anadolu Gençlik Derneği (AGD) bu açığı kapatmak için de kolları sıvadı, Siyer-i Nebi Yarışması düzenledi. Sınav, (gelecek hafta sonu) 19 Aralık 2015 Cumartesi günü saat 11:00’de yapılacak. Yarışma sonunda öğrencilere harika ödüller var. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere başarılar diliyorum. Allah (C.C.) yâr ve yardımcınız olsun. (Âmin)

YETKİLİLERDEN “ÇIT” YOK!

* ŞUNU yazdım; İstanbul İstiklal Caddesi’nden Karaköy’e inerken yol üzerinde bir cami var, adı Müeyyedzade Camii.

* Şunu yazdım; bu cami Yazıcı Mehmet Efendi tarafından 16. yüzyılda yaptırıldı.

* Şunu yazdım; bu cami çeşitli ihmaller sebebiyle kapandı, uzun yıllar dört duvar halinde kaldı. O kadar ki bir ara “odun deposu ve kereste atölyesi olarak” bile kullanıldı.

* Şunu yazdım; Müeyyedzade Camii, 1950 yılında Cemalettin Lokman Cankurtaran önderliğinde kurulan cemiyet tarafından, mahalle sakinleri ve esnafın yardımıyla yeniden ihya edilerek ibadete açıldı.

* Şunu yazdım; bu cami küçük bir cami ama bugünlerde başı hayli büyük bir belada.

* Şunu yazdım; zira çok yakınına bir bar açıldı. Otel barı… Su gibi içki içilen bir mekân…

* Şunu da yazdım; yapılan yasa değişikliği ile alkollü içkilerin perakende veya açık olarak satışının yapıldığı yerler ile örgün eğitim kurumları ve dershaneler, öğrenci yurtları ve ibadethaneler arasında kapıdan kapıya en az yüz metre (rakamla 100 m.)mesafenin bulunması zorunlu.

***

Ben tüm bunları yazdım, yazmasına da!..

* Gelin görün ki, ne caminin bulunduğu Beyoğlu Belediyesi’nden, ne Beyoğlu Müftülüğü’nden ne de olayın taraflarından biri olduğu ileri sürülen Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan şu ana kadar çıt yok!

İnsanı kahreden de bu umarsızlık ve sessizlik!

ZOR! HEM DE ÇOK ZOR!

MHP’Lİ Koray Aydın bas bas bağırıyor; “Yeterli sayıyı topladık. Genel Merkez artık olağanüstü kongreyi toplamalı. Toplamazsa mahkemeye gideceğiz!..”

Ama sanki biraz zor gibi!

Ne demek istediğimi MHP tüzüğünden okuyalım mı;

“Olağanüstü büyük kongre toplantılarına Genel Başkan ve Merkez Yönetim Kurulu’nca gerek görülen hâllerde veya Büyük Kongre delegelerinin en az beşte birinin imzaları ile birlikte noterce onaylı yazılı talebi üzerine çağrılabilir.

Bu toplantılarda sadece toplantı gündeminde yer alan konular görüşülür ve karara bağlanır, olağanüstü toplantılarda seçim yapılamaz.

Büyük Kongre gündemini Merkez Yönetim Kurulu hazırlar. Olağanüstü toplantının gündemi ise, davet yapan organca düzenlenir. Gündemsiz olağanüstü toplantı talebinde bulunulamaz.”

***

Gördünüz mü işin şeklini! MHP’de Olağanüstü Kongre toplamak zor! Hem de çok zor! Benden söylemesi…

BU ÇIĞLIĞI DA DUYMAK LAZIM!

SON dönemde çok sayıda mail aldım. Diyorlar ki;

“Lütfen sesimiz olun... Çok yüksek puanlarla atanamıyoruz…

Başbakan Davutoğlu, 11 Aralık 2015 tarihi itibariyle, 216 maddelik bir acil eylem planı açıkladı.

Ancak, KPSS’ye iki yılda bir giren 3,5 milyona yakın aday, acil eylem planında görmezden gelindi, planda, bu adaylarla ilgili bir madde dahi yer almadı.

ÖABT yapılacak branş sayısının 15’ten 16’ya çıkarılması bir madde olarak acil eylem planında yer almasına karşın,

* Merkezi KPSS yerleştirmesiyle alınan memur sayısının düşmesi,

* Sözlü sınavlar yoluyla adaletsizliklerin artması ve,

* Bu nedenle on binlerce gencin devlete olan güveninin zedelenmesi demek ki sorun olarak görülmemiştir.

Başbakan Davutoğlu bilmiyor olabilir ama biz hatırlatmak istiyoruz; şu an devletin bir kamu personel istihdam stratejisi dahi bulunmamaktadır. Bu konu nasıl olur da, önemsiz görülür anlamak mümkün değildir!

Daha önceki bir yazıda da ifade ettiğimiz üzere, 657 Sayılı Kanun değişikliğinden ve hatta kalkınma hamlelerinden bile önce gelmesi gereken değer ‘adalet’tir.

Hükümetten şuan için beklenen sadece bu adaleti sağlamasıdır.”

Talebi buradan duyuruyorum…

NOT: Bugün, 14 Aralık 2015, Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!