Cevabını aradığımız soru şu:

İmam aksırırsa cemaat ne yapar?

Hiç kuşkusuz imamın ulu orta aksırdığı bir ortamda hapşırmak cemaat için kaçınılmaz olur!

Şimdiye kadar “kutuplaştırıcı ve kamplaştırıcı” söylemlerin sahipliğini yapanlar bugünkü “taşlı sopalı saldırıların” zeminini hazırlamış oldular.

Yani bugüne kadar söylenenler, yazılanlar artık fiiliyata dönüşür hale geldi!

Türkçemizde bu durumu anlatan başka deyimler de var.

Mesela “rüzgâr eken fırtına biçer” denilir.

Şimdi de aynen öyle oluyor!

Rüzgâr ekenler fırtına biçmeye başladılar!

Onlar hedef olarak muhalefeti seçmişlerdi.

Ama takdir-i ilahi kendi aralarında büyük anlaşmazlıklara düştüler. Muhtemelen elde ettikleri haksız kazançların paylaşımında bir sıkıntı yaşamaya başlamış olmalılar!

Ya birinin payını hiç vermediler. Ya birinin payını az verdiler ve kızılca kıyamet koptu! Bu tür olaylarla ilgili her gün yeni bir şeyler anlatılır hale gelindi!

Ya birinin malına çökmeden söz ediliyor.

Ya birinin çocuğunu kaçırıp ailesinden fidye almaktan.

Elbette bunlar çok çirkin şeyler.

Yetkili ağızlardan anlatılanların hepsinin kuyruklu yalan olduğunu duymak istiyoruz.

Bu karşı koyulamaz bir ihtiyaç haline gelmiş bulunuyor.

Yargının harekete geçtiğini ve iddia sahiplerinden ortaya attıkları iddiaları ispatlamalarını istediğine şahit olmak istiyoruz.

İktidar, muhalefeti köşeye sıkıştırmaya çabalarken kendi aralarında bu duruma düşmeleri gerçekten çok dikkat çekici bir gelişme.

İktidar partisi mensuplarının birbirleri hakkında ekranlarda anlattıkları tamamen iftira olabilir.

Anlatılanlar iftira ise müfteriler hakkında gereken yapılmalıdır. Yok gerçek ise o zaman ilgili kişiler hakkında işlem başlatılmalıdır.