Yönetim şekliyle işlerin görülmesi arasında birbirine bağlı orantı vardır. Ülke ne kadar iyi yönetim şeklindeyse işler de o kadar iyidir, ne kadar kötü yönetim şeklindeyse işler de o kadar kötüdür. Bir ülkede tek adam yönetimi varsa o ülkede işler doğal olarak iyiye gitmez, gitmiyor nihayetinde. Neden tek adam yönetiminde iyiye gitmez? Çünkü işlerin başındakiler yönetimin başına sormadan hür iradesiyle karar alamadığı için işler ya uzar kötü sonuçlanır ya da yerindelik işleyişi olmadığı için kötü sonuçlanır. İşin bir diğer tarafı da tek kişinin bütün işlere -karar anlamında- yetişmesinin mümkünü olmadığından haliyle bazı işler yapılırken bazı işler yapılamaz. Tek adam yönetimi nerede olursa olsun hep yalakalık sistemiyle işler. Tek adam yönetimi yalakalık düzenidir. Yalakalık düzeninde kimse gerçek fikrini söyleyemediği için işler gerektiği gibi yerinde ve zamanında görülemez. İşler görülür ama gerektiği gibi olmaz. Kısacası tek adam yönetimi, yönetimdeki tek kişi hariç diğerlerinin fikri hürriyetinin olmadığı bir yönetim şeklidir. Yönetimdekilerin fikri hürriyeti olmayınca devlet işlerinin sürekli aksaması kaçınılmaz. O ‘hürriyetsizliğin’ sonucu sürekli millete olumsuz olarak yansır. Yıllardır yansıyor ülkemizde.

Türkiye’de 2018 yılından beri ekonomik kriz var. Kaç tane maliye bakanı değişti ama ekonomik kriz ortadan kalkmadı. 2018 yılı öncesinde her şeye yılda bir kere zam yapılırdı o da Ocak ayında yapılırdı, başka zam yapılmazdı. 2018 yılından sonra özellikle de 2020’den sonra her şeye her ay zam yapılıyor. Son iki üç yıldır da artık aylık değil günlük zam yapılır oldu. Bugün marketten yüz liraya aldığınız herhangi bir şey yarın yüzelli lira oluyor. Bu bir türlü durdurulamadı. Bu düzende durdurulamaz. Çünkü maliye bakanları hür iradesiyle karar vermiyor. Hani bir iş yerine muhasebeci alınacakmış da iş başvurusu yapanlara tek soru soruluyormuş ya, iki kere iki kaç eder diye. Her aday dört diyormuş hayır bilemediniz denilip gönderiliyormuş. Birkaç aday beş eder, altı eder, yedi eder demiş ama yine bilemedikleri söylenip işe alınmamış. Başvuranın bir tanesi patron kaç eder derse o kadar eder deyince hah bildin gel bakalım demiş onu muhasebeci olarak işe almışlar. İki kere iki dört değil patron kaç derse o kadar eder yani elli eder yüz eder milyon eder. Maliye bakanları da TÜİK enflasyonu düşük gösterse de biz de onu tekrarlasak en azından diye yol gözlüyor. Ülkemizde dokuz yıldır ekonomik kriz var. Krizi bitirecek bir hür irade yok. Bakanlara ‘tuvalete gitmeyeceksin’ dense gitmezler. Böyle bir iradeyle ekonomi düzelmez. Ekonomi düzelmediği gibi milletin parasını çalanlar da artar halk her geçen gün daha da yoksullaşır, yoksullaşıyor.

Geçen yıldan beri okullara saldırı olayları arttı. Saldırıları önlemek için çeşitli önlemler konuşuldu, kararlar alındı. Okullarda saldırı olaylarını önlemek için alınacak tedbirlerde okul müdürlerinin hiçbir iradesi yok. Yalakalık düzeninde bütün okul müdürleri veya diğer devlet kurumlarının genel müdür ve müdürleri yalakalık yaptığı için o makama getirildiğinden fikir hürriyetleri yok. Çünkü o makamlara ancak torpilli ve yalakalık yapanlar getiriliyor. O işin ehli olup olmadığına bakılmıyor. Tek ölçü torpil ve yalakalık. Genel müdür ve müdürler bağlı oldukları amirlerine, onlar da bakanlara, bakanlar da… Hiyerarşi bu şekilde. Bütün bakanların ve bütün devlet kurumları ve yarı özel devlet kurumlarının bütün genel müdür ve müdürlerinin sosyal medyalarına bakın, her konuşmaları önce ‘yukarı’ya bir övgüyle başlıyor, sonra konuya geliyorlar. Okul müdürlerinin fikri olmayınca işlerin yerindelik uygulaması olmuyor. Yani bakan Ankara’dan filan okulun çevresini ve oradaki insanların durumunu bilemez orayı müdür bilir ama müdüre de kimse fikrini sormuyor, sorsa da iradesi yok. Sadece okullar değil diğer kurumlarda da işler iyiye gitmiyor. Vatandaş devlet kurumuna yasal hakkı olan şikâyetini iletiyor cevap ya gelmiyor ya da şu internet çağında yirmi gün sonra geliyor. Bu örnekler tek adam yönetiminin iyi bir şey olmadığını kanıtlıyor.

Ülkemize, komşu ülkelerde olduğu gibi ‘demokrasi’ getirilmese bari!