Ülkenin ekonomi gündeminde ilk sırada hâlâ fon krizi bulunuyor.
Yazılı ve görsel medyada sürekli fon kriziyle ilgili haberler, yeni gelişmeler yer alıyor!
Ekonomiyi yönetenler krizin ekonomiyi fazla sarsmayacağını ileri sürerken muhalif isimler yakın gelecekte ekonomide çöküntü yaşanacağını iddia ediyorlar.
Kısaca fon krizi olarak adlandırılan olayın aslı ne?
Olayın aslı manipülasyonlar ile saf ve tecrübesiz kişilerin ellerindeki parayı ya da varlıkları almak olarak tanımlanıyor!
Borsa, bunun için en müsait ortamlardan biri!
Birtakım kişiler kimi fonların çok kârlı olduğu havasını estirerek saf ve tecrübesiz vatandaşları oraya yönlendiriyor.
Aslı astarı olmayan fonlar büyük rağbet görüyor havası estirilince insanlar ellerinde avuçlarında ne varsa satıp bu fonlardan hisse alıyor.
Sonrasında yaşananlar ise cümlemizin malumu!
Olayı tezgâhlayanlar üç beş kuruşa aldıkları hisseleri binlerce liraya satıp vurgunu gerçekleştiriyorlar.
Yani ellerindeki üç beş kuruş bir anda milyarlar olarak ifade edilmeye başlanıyor!
Böyle bir işlemin argodaki adı; keriz silkelemek. Yani son olayın adı da kısaca bu! Ancak bu olay sadece basit bir keriz silkeleme olayı değil. Yaşanan fon krizinin siyasi boyutları da bulunuyor.
Fon krizinin ortaya çıkmasına neden olan siyasi isimler ya da siyasi isimlerin çocukları tartışma konusu oluyor.
Kriz patladığı günden itibaren “ucu nereye varırsa varsın, sonuna kadar gidilecek” şeklinde açıklamalar yapılmış olsa da pratikte aynı özenin gösterildiği pek söylenemez.
Pratikteki uygulamalar bunun tam aksine işaret ediyor.
Araştırmaların ucu arzu edilmeyen yerlere doğru gittiğinde birileri devreye giriyor ve tedbir kararlarının mürekkebi kurumadan kaldırıldığına tanık oluyoruz.
Evet, öncekilerde olduğu gibi yine keriz silkelemesi yapılmış ama bu sefer olayın siyasi ayakları olduğu için fon krizi dallanıp budaklanmış vaziyete gelmiştir.
Kimsenin hakkı kimseye yedirilmeyecek açıklamalarının nasıl bir sonuca ulaştığını görmek için doğal olarak zamana ihtiyaç var.