Yazı başlığımızı, AKP içinde kendilerine “akil isimler” dediğimiz kişilerin seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeleri oluşturuyor.

AKP içindeki akil isimler yerel seçimlerde alınan sonuçları değerlendirirken bunun kendileri açısından bir sürpriz teşkil etmediğini belirterek “hiç şaşırmadık, zaten bekliyorduk” diyorlar.

Ve seçim öncesi dile getirmiş oldukları konuları hatırlatıyorlar!

Altüst olmuş bir ekonomi ile seçimlere girilmesinin yanı sıra aday tespiti sırasında vahim hatalar yapıldığına dikkat çekiyorlar.

Başkent Ankara’da sanki başka hiç isim kalmamış gibi oldukça yıpranmış bir isimle seçimlere girilmesinin çok yanlış olduğunun altını çiziyorlar.

Bu isim açıklandığı zaman “daha şimdiden seçimi kaybettik” dediklerini ama genel merkezde kendilerine kulak verecek bir yetkili bulamadıklarını söylüyorlar.

İktidar partisinin adayları tespit ederken böylesine yanlışlara imza atma lüksünün bulunmadığını, seçim sonuçlarının ortaya koyduğunu ifade ediyorlar.     

İstanbul’da da izlenen politikanın fevkalade yanlış olduğunu dile getiriyorlar.

CHP’den yeniden aday olan mevcut belediye başkanına karşı iktidarın tüm gücü ile sahaya çıkmasının iktidarın değil, mevcut belediye başkanının ekmeğine yağ sürdüğünü düşünüyorlar.

Ve mevcut başkanın durduk yerde karşılarına kendi elleriyle “çok güçlü bir rakip” haline getirildiğini iddia ediyorlar.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın da mevcut belediye başkanına karşı sahada yer almasının doğru olmadığının altını çiziyorlar.

Yerel seçimler öncesinde AKP Genel Merkezinde kendilerini dinleyecek ve yapılan eleştirileri daha üst makamlara iletecek bir ismin bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtiyorlar.

Yerel seçimler öncesinde parti yönetimine “ortak aklın” hâkim olmadığını ifade ederek “ortak akıl” devre dışı bırakılınca da ortaya böyle bir tablonun çıktığını söylüyorlar.

AKP içindeki “akil isimler” böyle bir tablonun ortaya çıkacağının baştan beri belli olduğunu belirterek şunları söylüyorlar:

“Görünen köy kılavuz istemez derler!

Partinin böyle bir sonuç alacağı ortadaydı.

Ama bu gerçeği parti yönetimine anlatmak şansımız olmadı.

Bile bile lades dercesine yanlış adımlarda ısrar edildi.

Sonuç ortada kocaman bir hezimet oldu!”