Parıltılı, yaldızlı bir ömrün rüyasını görmedik. Şaşalı bir hayatın büyüsüne hiç kapılmadık…

Ok; düz olduğu için, düz gider… Birkaç kelimelik bu kısacık cümlenin Milli Gazete’nin geride bıraktığı 43 yılın içerisinde önemli bir yeri var.

Bugün 12 Ocak; Milli Gazete’nin nefes alıp vermeye başlamasının üzerinden tam 43 yıl geçti. Bir Cuma günü yayın dünyasına doğan Milli Gazete’mizin 44’üncü yılının ilk günü bugün.

44’üncü yıl! Bir elin parmağını geçmeyecek sayıda gazete görebilmiştir 44’üncü yılları. Görenler de kendileri olarak değil; başkalaşarak, değişerek, savrularak yılları devirebilmişlerdir. Birçok gazete kendi türkülerini söylerken, bir de bakıldı ki, bir başkasının şarkısını söylüyorlar manşetlerinde, sütunlarında. Ya parası olanların düdüğü çalındı, ya da “bay konjonktürler”in limanına sığınıldı. Bir öyle, bir böyle yalpalayarak kayıp gitti birçok gazete, kimliğiyle birlikte. Birçoğu ya politika değiştirdi, ya da sahip! Alınır-satılır oldu, gazeteler de, manşetler de.  İlk çığlığımız, ilk haykırışımız neyse, 44 yıl sonra da aynı çığlık, aynı haykırışla nefes alıyor olmak büyük bir bahtiyarlıktır. Çileli bir yolu, inişleriyle çıkışlarıyla bir ömrü savrulmadan, başkalaşmadan, değişmeden adımlıyor olmak çok gazeteye nasip olamayacak bir büyüklüktür. Hele ki, bu yol “iyiliği emredip, kötülüğü nehyetme” emri istikametinde, “Hak geldi, batıl zail oldu” aşkıyla, azmiyle, kararlılığıyla yürünüyorsa işte bunun adı da ŞEREFTİR! Milli Gazete hem bu bahtiyarlıkla, hem bu büyüklükle hem de bu şerefle gün gün, nüsha nüsha yolunu adımlamaktadır. 

***

İLMEK İLMEK MÜCADELE DOKUMUŞ BİR ÖMÜR

Ömürler vardır; parıltılı, yaldızlı..

Gözleri kamaştıran şaşalı, albenili hayatlar vardır.. Çoğu “sahte” mutluluk! Çoğu “renksiz”, çoğu “yitik” ömür!

Ömürler vardır, çileyle yoğrulmuş..

Ömürler vardır, ilmek ilmek “mücadele” dokumuş… Hep meşakkatte, hep zorda… Ve hep  yolda ömürler.

Lakin “güzel bir nasibi”, “güzel bir zafer”i adımlayan ömürler…

Geride kalan 43 yılda, her gün ve her yeni nüshamızla “güzel bir nasibi” adımladık elhamdülillah. “Güzel bir zafer” için nesillere, coğrafyalara heyecanı taşıdık manşetlerimizde.

Parıltılı, yaldızlı bir ömrün rüyasını görmedik. Şaşalı bir hayatın büyüsüne hiç kapılmadık.  Ne yalan haber, ne yalan dünya… Sadece hakikati kovaladık, hakikatin habercisi olduk.   Ne sahte mutlulukların peşinde koştuk.. Ne de “yittik”!

Ok; düz olduğu için düz gider… Bu nedenledir ki, Milli Gazete’nin 43 yılın her gününde attığı her manşeti bugüne taşısanız, bugünün de manşetini atarsınız. Bir gazete düşünün ki, bugüne kadar 15 bin 547 manşet atmış ve bu manşetlerinin her birine aynıyla sahip çıkabiliyor!... Çünkü “Ok; düz olduğu için, düz gidiyor…”

MİLLİ GAZETE, HEP “MİLLİ GAZETE” OLDU!

Kasırgaların, rüzgârların önünde eğilmedik, elhamdülillah. Bildiğimizi saklamadık, gördüğümüzden sakınmadık. Şartlar, konjonktürler, dönemler Milli Gazete’yi esir alamadı. “Dönemlerin gazetesi, konjonktürlerin gazetesi” olmadık. Milli Gazete,  “her dönemin gazetesi” hiç olmadı. Milli Gazete “davasının gazetesi” oldu.  MİLLİ GAZETE,  HEP “MİLLİ GAZETE” OLDU. Kavuşturan Cenab-ı Allah’a şükür; 44’üncü yılımızdayız… Bugüne kadar Milli Gazete için dost-düşman çok şey söyledi, ama hiç kimse Milli Gazete’nin savrulduğunu söyleyemedi, söyleyemeyecek inşallah. Milli Gazete, harf harf, cümle cümle, sütun sütun, sayfa sayfa, manşet manşet cihadın adıdır.

Geride kalan 43 yılda hiçbir iktidar döneminde şahsi hiçbir telaşın, gürültünün, kavganın içinde olmadık. Hiçbir çıkarın peşine düşmedik. Her dönem söylediklerimiz oldu, ama bu söylediklerimizde “iyiliği emredip, kötülükten nehyetmek” emrine teslim olduk. Yapılanlar ya da yapılmayanlar üzerine manşetlerimizi, sayfalarımızı bina ettik. Saldırmadan, alaya almadan, insanları küçük düşürücü bir üsluba bürünmeden, nezaketle söyleyeceklerimizi söyledik. Yanlışlar karşısında herkesin sustuğu hatta herkesin yanlışı alkışladığı zamanlarda da uyardık ve yol gösterdik. Uyardıklarımızın da gerçek dostu aslında hep biz olduk!...

GAYRET... EMEK... TEŞEKKÜR...

44. yıla girişimiz vesilesiyle Milli Gazete ailesinin istisnasız bütün yöneticilerine, bütün çalışanlarına, bütün yazarlarına siz değerli okuyucularımız adına teşekkür ediyorum. Böylesine güzel, böylesine etkili, böylesine istikametine ve manasına uygun bir gazeteyi her gün ama her gün sizlerle buluşturdukları için Milli Gazete çalışanlarının her birinin teşekkürü de, duayı da hak ettiğini bilerek bu cümleleri yazıyorum. Her bir mesai arkadaşım büyük emekler sarf ediyor. Gayretlerinden, fedakârlıklarından dolayı bütün arkadaşlarımı tek tek tebrik ediyorum.

Biliyoruz ki, okuyucusuyla böylesine güçlü duygularla, böylesine bir muhabbetle bütünleşmiş bir başka gazete örneği yok. Belki de dünyada eşi benzeri olmayan bir bağla bağlı Milli Gazete ve okuyucusu.  Okuyucularımız olarak siz değerli dostlarımıza da teşekkürü bir borç biliyoruz.

MEKANLARI CENNET OLSUN....

43’üncü yılımızda Milli Gazete ailesi olarak iki büyük acımız oldu. Genel Müdürümüz Ömer Yüksel Özek Bey’in muhtereme eşleri Hatice Münire Özek Hakk’ın rahmetine kavuştu. Hatice Hanımefendinin çok iyi bir Milli Gazete okuru olduğunu da hemen hatırlatayım. Geçtiğimiz günlerde de gazetemizde 12 yaşında çalışmaya başlayan, adeta gazetemizde büyüyen arkadaşımız Ahmet Görükoğlu’nu Hakk’a uğurladık. Allah (c.c) mekânlarını cennet, makamlarını güzel eylesin. Kurulduğu günden bugüne Milli Gazete’mize emek vermiş ve ahirete göçmüş olan bütün ağabeylerimizi, dostlarımızı da hayırla ve dualarla yâd ediyoruz. Allah  (c.c) hepsine mağfiret eylesin, mekânları cennet olsun. Onların ruhları için Fatihalar, Yasin-i Şerif’ler okumayı ihmal etmeyelim inşallah.

***

Bugün “Milli Görüş” denince akla gelen tek gazete Milli Gazete.

Bugün “Ümmet” denince akla gelen tek gazete Milli Gazete.

Bugün “İslam Birliği” denince akla gelen tek gazete Milli Gazete.

Bugün “Yeni Bir Dünya” denince akla gelen tek gazete    Milli gazete.

Bugün “Erbakan” denince akla gelen tek gazete Milli Gazete.

Evet! Ok; düz olduğu için, düz gidiyor!

Erbakan Hocasının izinde, Hakk davasında, Saadet yolunda, İslam Birliği ve Yeni Bir Dünya hedefinde Cenab-ı Allah Milli Gazete’mize nice 44 yıllar nasip buyursun. Ve bu yeni yayın dönemimiz Milli Gazete ailesine, camiamıza ve Ümmet-i Muhammed’e hayırlı olsun.