Dua,  kimi zaman ezilenlerin ilk ve son çağrısı

olur ve karanlığı delip geçer.

Bazen

bir savaş meydanından yükselir ve en gelişmiş silahlara dahi meydan okuyarak

çelik bir bileğe dönüşür.  Böyle

zamanlarda,  Allah o yiğitlerin güçsüz

bedenine öyle bir güç verir ki, bu güç bütün insanlığın vicdanını ayağa

kaldırır.

Bazen,  bir yoksulun dudakları arasından, riyasız ve

samimi sözlerle dökülür ve menziline buradan ulaşır.  Kimi zaman da bir babanın evladı için muradı

olur,  açılmayacak sandığınız kapıları

aralar ve yeni bir sabaha doğar.

Dua

her an her yerde sığındığımız bir kaledir ve biz o kalenin hep yakınındayızdır.

Dua

aynı zamanda, bizim konumumuzu ve bulunduğumuz noktayı da işaret eder. Yani bu

bir yerde, “Allah’ım ben kulum, sen Allah’sın” demektir. Allah’ın huzurunda

olmak, bize insan olarak nerede durmamız gerektiğini öğretir ki, bu bizi kibir,

büyüklenme, bencillik ve duyarsızlıktan korur, gerçek huzura götürür.

Gerçekleşmemiş

hayaller, yeşermeye yüz tutmuş umutlar dua ile yakınlaşır ve sahibine ulaşır.

Böyle durumlarda dua bizler için hem umut olur hem de iç rahatlığı... 

Meramımızı

dua ile dile getirerek ümidimizi korumaya çalışırız. Korku ve kaygılarımız

ortadan kalkar. Duadan uzak kaldığımızda ise, kendimizi yalnızlık çöllerinde

susuz,  sevgisiz ve korunaksız

hissederiz. Çünkü her nerede olursak olalım, yalvaracağımız ve yardım talebinde

bulunacağımız tek varlık Allah’tır. Dua ile benlik duvarlarını aşarak bütün

zaman ve mekânları geçer ve Allah’a yakınlaşırız.

Duadan

uzaklaşan nice insanlar her türlü konfora sahip iken huzur ve sükûnetten yoksun

kalırlar. Çünkü huzur, Allah’a yakınlığımız sonucunda doğar ve bizlere oradan

çağıldar. Yalnızlık ise kişinin duadan ve Allah’ın rızasından uzaklaşması ile

ortaya çıkar.  Dua ve teslimiyet

azaldıkça, ruhi hastalıklar artmakta ve insanlar güven duygularını

kaybetmektedirler. Çünkü dua ile kişi maddi âlemden manevi âleme doğru çekilir

ve Allah’ın yardımını yakınında hisseder. Kutlu bir yürüyüştür bu. Bu yürüyüşte

kişi bütün endişe, korku, yalnızlık, umutsuzluk gibi ızdırap veren duygulardan

korunmuş olur. Çünkü Allah’ın huzurunda olduğunu bilmekte ve bu bilinçle

yanmaktadır.

Yapılan

araştırmalar, dua eden hastaların iyileşme süreçlerinin daha hızlı olduğunu ve

bu kişilerin depresyon, kaygı bozukluğu gibi sorunlarla daha rahat başa

çıkabildiklerini göstermektedir.

Nihayetinde

hepimiz birer insanız ve Allah’ın yardım ve inayetine ihtiyaçlıyız. Dolayısıyla

bizi rahmeti ile kuşatan Allah’a yakarmalı ve kul olduğumuzu unutmamalıyız.