Galatasaray, Beşiktaş’ı yendi. Bu beklenen sonuç idi...
Çünkü Beşiktaş, maç öncesi bence en önemli silahı Almeida’yı kaybetmiş ve de
Samet Aybaba’nın takımın başını döndürecek oyuncu plasmanlarıyla rakibe gel
beni yen imkânı sunmuştu. Peki, Galatasaray bu imkânı nasıl kullandı İşte
yazımızın başlığı da bunu anlatmaya çalışıyor.
Baktım Fatih Hoca yine çift santraforla sahada... Burak
yok... Galiba bu oyuncu gidici de ondan... Neyse, biz gelelim sadede...
Umut-Elmander ikilisi ile Galatasaray koca bir ilk yarıda sadece ilk golde
pozisyon yaptı. Bunun dışında Galatasaray’ın yanlış dizilmiş, başı döndürülmüş
Beşiktaş karşısında tek pozisyonu yoktu. Neden mi Çünkü geri dörtlüsü yerinde
çakılı oynatan Beşiktaş, iki uç adamının da onların üzerine yaslanışı ile çok
rahat etti de ondan... Böylece iş sadece Emre’nin driplinglerine ve Hamit’in
bulabileceği yerden şutuna kaldı. Selçuk ve Melo’yu saysam eksiklik yüzünden
orta alanı pek terk edemediler. Riera’nın attığı kafa golünün de bir duran
toptan geldiğini göz önüne aldığımızda Galatasaray’ın kendi kendini bloke
ettiğini görürüz. Buna karşılık Beşiktaş, Hilbert’in ön sağa, Holosko’nun da
uca yerleştirilmesi ile ciddi sıkıntılar yaşadı. Arka sağdaki Mehmet’in maç
eksikliği de ortadaydı. Oysa Samet Aybaba, çok takımın artık başvurduğu biçimde
orta alanı dörtlü tutup, ileride de gezginci bir Olcay ve Holosko
görevlendirse, Galatasaray’ın kendi kendini marke ettiği süreçte pekâlâ gol
bulabilirdi.
Sonra ne oldu Önce Umut, ardından da Elmander çıkınca uç
adamsız zengin orta alanlı bir Galatasaray ortaya çıktı. Peki, bu Galatasaray
pozisyon buldu mu Evet. Hem de rakip kaleci ile karşı karşıya üç adet...
Atamadı o başka... Melo’nun, Portekizce en ağır küfür olan malum kelimeyi
kullanırken ağzından saçılan tükürük kırmızıya neden olunca, Beşiktaş maça
gelebilir miydi Gelebilirdi. Çünkü Hilbert yerine geçmiş ama Holosko’nun hâlâ
ortada kalışı bunu engelledi. Duran top umuttu ama gerisi gelmedi. Oysa Samet
Hoca, Necip, Fernandes, Veli ve Oğuzhan’dan kurulu bir dörtlü yapsa idi belki
de Galatasaray’ın işini ilk yarıdaki bitirebilirdi. Nasıl mı Hilbert’in
girdiği pozisyonu aklınıza getirin. İşte Galatasaray savunması çokça böyle
yakalanabilirdi. Ama Holosko arayı hep kapattı (!)
Sonuçta Fatih Hoca takımı orta alan zenginliğine
kavuştuğunda, yani sayısal üstünlüğe kavuştuğunda neler yaptığını en azından bu
maçta görmüş olmalı. Samet Hoca da bir daha takımı çorba haline sokmamalı...
Sneijder mi Aldı verdi sadece... Uyanıkmış. Hiç riske
girmeden ilk maçını oynadı. Dentinho ise bu maçta zaten bir şey yapamazdı. Ben
olsam ikisini de oynatmazdım. Çünkü her ikisi de daha takım arkadaşlarının
isimlerini bile bilmiyorlar.