Bir araştırma şirketi Batı insanının seçmen davranışını incelemiş,

bu insanların oylarını neye göre verdiklerini ortaya koymaya çalışmıştır. Bu

araştırmanın sonucuna göre Batı insanı liderin özelliklerini ya da gücünü

dikkate almıyor aksine maddi ihtiyaçlarına ne kadar katkı sağlayabileceğini

merkeze alıyor. Yani burada seçmeni etkileyen birinci faktör ekonomik durumdur.

İnsanlar iş bulup bulamayacakları, yaşam şartlarının iyileştirip

iyileştirilemeyeceği noktasında hassas davranıyor, bu konuya odaklanıyorlar.

Fakat ülkemizde tam tersi insanlar her ne kadar ekonomik sorunlarından şikâyet

etseler, her fırsatta yoksulluklarını dile getirseler de tercihlerini yaparken

gücü merkeze alıyorlar. O yüzden Batı seçmeni ile bizim seçmenimizin tercihleri

arasında dağlar kadar fark var.

Hemşehrilik Duygusu

Bir insanın üstün ırka mensubum düşüncesi ile hareket

edip insanları ötekileştirmesi ile aynı dil, aynı kültür ve aynı toprağın

kokusunda birleşmesi farklı bir şeydir. O yüzden bunu ırkçılıkla değil de,

müştereklerde birleşmek olarak görülebiliriz. Ben kürdüm, lazım, çerkezim,

yörüğüm ifadeleri aynı kültürü yaşayan insanların gözlerinde tatlı bir

heyecana dönüşür. Burada insanları birbirlerine yakınlaştıran unsur

müştereklerdir. Yani benzerlikler insanların birbirlerine yakınlaşmalarını

sağlar. Fakat bu lokal anlamda değerlendirilen bir durumdur. İslam a tabi olan

bütün insanlar, dili, dini ırkı ne olursa olsun kardeşlik şemsiyesi altında

birleşirler. Çünkü kardeşlik duygusu hepsinin önünde ve üstünde bir duygudur.

Çocuk Kararında Israrlıydı

Otobüsteyim. Bir anne beş yaşındaki çocuğu ile birlikte

hemen yanımda oturuyor. Çocuk sürekli annenin kolunu tutuyor, başına dokunuyor,

kucağına yatıyor ve küçük bir ilgi için her yolu deniyor. Çocuk kararlı, bir

şekilde annenin dikkatini çekip, sevgi ve ilgisini almak istiyor. Fakat anne

son derece donuk ve ilgisiz. Çocuk ısrar ettikçe anne azarlıyor ve elinin

tersiyle ittirerek hakaret etmeye başlıyor. Hemen yan taraftan bir bayan eğilip

ve pardon üvey çocuğunuz mu diye soruyor. Anne şaşırıyor, hayır ama şımarmasını

istemiyorum diye karşılık veriyor. Kadın küçük kızın başını okşuyor ve anne şu

an müsait değil, belki yorgun olabilir.

O yüzden sana karşılık veremiyor, ama seni çok seviyor

diyerek onu teselli etmeye çalışıyor. Çocuk kadının yüzüne dikkatlice bakıyor

ve inanmıyorum sevseydi kızmazdı diyor. Kadın gencecik yaşına onlarca acıyı

sığdırmış gibi bir görüntü sergiliyor, olup bitenlere duyarsız kalıyor ve

boşluğa doğru bakıyor. Çocuk ise hiç tanımadığı bir kişinin ilgisinden hoşnut

olmalı ki, biraz daha sakinleşmiş görünüyor. Çocuk meramını dile getirebiliyor

fakat anne böyle bir şansının olmadığını düşünüyor. Annenin iç dünyasında neler

olup bittiğini hiç birimiz bilemiyoruz ama küçük kızın sevgi talebine de hak

veriyoruz.