Size bugün bir tebrik kartından söz etmek istiyorum...
O heyecanlandıran ve mutluluk veren bir Kurban Bayramı tebrik kartından... Lütfen dikkatle okuyalım;
Tebrik kartının üst kısmında her iki yanda 'Akıncılar'ın amblemi yer alıyor. İki amblemin ortasında da şu iki dize, büyük harflerle;
* "SURDA BİR GEDİK AÇTIK MUKADDES Mİ MUKADDES
EY KAHPE RÜZGAR ARTIK NE YANDAN ESERSEN ES!"
* "CEHENNEMLER OLSA GELEN GÖĞSÜMÜZDE SÖNDÜRÜRÜZ
BU YOL Kİ HAK YOLUDUR DÖNMEK BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ!"
***
Bu iki dizenin hemen altında da şu ifadeler dikkat çekiyor;
* "Muhterem efendim, ahlak buhranının zirvede olduğu asrımızda Ahlak ve Maneviyat bayrağını önce kendi kalbine diken, 'Çağımız Buhranda, Kurtuluş İslam'da' diyerek bu hasta çağı, çağlar üstü mutlak hakikatle tedaviye talip, kurtuluşu İslam'da görenlerin dergahı..."
* "Mübarek Hira Dağı'ndan süzülüp gelen, ezeli ve ebedi Hak Nizam'ın bayraktarlığında şehidliğe namzed, gaziliğe müheyya, halin aksiyon, istikbalin fetih nesli Akıncılar'ın hadimi olduğu, iman ve ihlas bayrağı altında cemaatleşerek, millet düşmanlarının oyunlarını bozalım!' dileklerimle, mübarek Kurban Bayramınızı candan tebrik eder, Cenab-ı Hak'tan iki cihan saadeti ve selameti niyaz ederim."
***
Yukarıdaki tebrik kartı kime ait, peki?
Bu yoğun duygularla kaleme alınmış Kurban Bayramı tebrik kartının altındaki imza şu isme ait;
* "Akıncılar Derneği Bayrampaşa Şubesi Reisi Feyzullah Gümüştekin"
"Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/ Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik" dizelerinin yansıması olan, 1980 öncesi Milli Görüş'ü temsil eden Milli Selamet Partisi'nin (MSP) gençlik kolları görevini deruhte eden Akıncılar Derneği İstanbul/Bayrampaşa Şubesi Reisi Feyzullah Gümüştekin'in bayram tebriği burada hitam bulmuyor.
Tebrik kartının arkasını çevirdiğinizde şu satırlar karşılıyor sizi! Okuyalım lütfen;
* "Mü'minler kardeştirler
Cihad edin ki zafer bulasınız
Kişi sevdiği ile beraberdir
Hakimiyet Milletindir
Batılda değil, Hak'ta birleşelim."
* "40 milyon kardeş olmalıdır
Devlet millet kaynaşmalıdır
Manevi kalkınma olmalıdır
Maddi kalkınma olmalıdır
Ve Yeniden Büyük Türkiye kurulmalıdır diyen, bin yıllık zihniyetimiz olan Milli Görüş'ün bir neferi olarak, mübarek Kurban Bayramınızı muhabbetle kutlar, iki cihanda sıhhat ve selametler ihsan etmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz eylerim."
***
Bitti mi? Hayır bitmedi...
Bu kez de Feyzullah Gümüştekin'in, Milli Selamet Partisi (MSP) Eyüp Gençlik Teşkilatı Başkanı olarak bir tebrik kartı... Okuyalım;
* "Herkes duyacak bilecek
Saklanmaz gayri bu gerçek
Yaprak yaprak çiçek çiçek
Hak Yol İslam yazacağız."
* "Alnımız ak, yüzümüz ak
İslam olan olmaz korkak
Batıla batıl, Hak'ka Hak
Diyeceğiz suç olsa da!"
* "Yolumuz her zaman Allah yoludur
Bu yoldaki ölüm oğul balıdır
Hak, haklının en mukaddes malıdır
Vermezlerse alacaksın tamam mı!"
Tüm bu satırların hemen yan tarafında ana slogan dikkat çekiyor: "Hak geldi, batıl yıkıldı!"
***
Nasıl buldunuz bu tebrik kartını?
Sizi bir nebze de olsa eskilerin -daha doğrusu eskimeyenlerin- o muhteşem, heyecan ve coşku dolu atmosferine götürdüyse ne mutlu!
AGD, MİLLÎ GÖRÜŞ ÇINARLARINI AĞIRLAYAMAZ MI?
Önceki gün Haber Müdürümüz Dursun Ali Bulut ve Reklam Koordinatörümüz Ertuğrul Köse ile birlikte, Feyzullah Gümüştekin ağabeyimizi ziyaret ettik, sohbetinde bulunduk, elini öptük ve dualarını aldık. Burada okuyorsunuz; zaman zaman bu ziyaretleri yapıyoruz.
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Milli Görüş'ün, Milli Gazete'nin çınarları olan bu ağabeylerimize başından bu yana büyük önem veriyor. Görüyorsunuz, her fırsatta bu çınarlarımız Milli Gazete sayfalarında...
Milli Gazete çınarları olmazsa olmazlarımızdan...
Bu çay sohbetinde Feyzullah Gümüştekin büyüğümüz öyle anılarını, hatıralarını paylaştı ki... Dinledikçe dinleyesiniz geliyor. Her bir cümlesi esasen kitaplaştırılması gereken duygular, düşünceler, hatıralar...
Hele hele bir tanesi var ki...
Kısaca... Feyzullah ağabey bir sendika yetkilisi olarak, Milli Görüş'e mesafeli bir topluluğa yönelik -üstelik de cüppesiyle- mânâ ve mâneviyat yüklü öyle bir konuşma yapıyor ki, konuşmayı dinleyenlerin tümünden alkış tufanı kopuyor!
O konuşmada özellikle işçi hakları ile Hazreti Musa'nın (A.S.) ilişkisini dinlemenizi arzu ederim...
Bu hararetli konuşmanın ardından o sendikanın üst düzey temsilcileri gelip Feyzullah ağabeyi tebrik ediyorlar...
Böyle onlarca anı ve hatıra...
***
Bu hatıraları dinledikçe şunu düşünmeden edemedim;
* Acaba Anadolu Gençlik Derneği'nin (AGD) programlarına, Feyzullah Gümüştekin ağabey başta olmak üzere, 12 Eylül öncesi özellikle Akıncılar Derneği'nde görev üstlenmiş, günümüzde de Milli Görüş çınarları olarak adlandırdığımız bu büyüklerimiz davet edilemez mi?
Bu programlarda bu değerli ağabeylerimizin heyecanlarına ortak olunamaz mı?
AGD'li gençler, bu anılardan, hatıralardan istifade edemez mi?
Bu vesile ile bu temennimi de iletmiş olayım...
NEREDE O BAYRAM TEBRİK KARTLARI!
Eskiden tebrik kartları vardı! Hatırlayanınız var mı bilmem!
Bayramlarda, önemli günlerde insanlar birbirine tebrik kartı yollardı! Ve o kartlar özenle saklanırdı! Postacı zarfı uzattığında ya da posta kutunuzda bu zarfları gördüğünüzde bir başka heyecan ve mutluluk duyardınız!
Şimdi bu heyecanı ve mutluluğu bile çok gördü, son teknolojik gelişmeler.
Çok gelişiyoruz; neredeyse aya bile otoban yapacağız ama insanların çehresinde mutluluk yok! Yalan mı? Âdeta robotlaştık!
Hadi telefonu geçtim; şimdinin soğuk, soğuk olduğu kadar itici ve incitici WhatsApp, SMS ya da diğer sosyal medya mecralarından iki üç kelimelik bayram tebrikleri yoktu eskiden!
***
Bu bahsi kapatmadan şunu da ekleyeyim; bayramlarda sosyal medyadan gelen tebrik mesajlarına cevap vermiyorum... Benim görüşüm elbette... Yoksa bu yolu kullanan kullanıyor zaten...
İnsan böyle günlerde en azından bir telefon bekliyor...
Siz de böyle düşünmüyor musunuz?