Cumhurbaşkanı Erdoğan ın Haçlılara serzenişleri üst üste

geldi:

Birincisi, terör örgütü elbisesi giyerek fiilen onlara

yardım ettiğini belgeleyen görüntülerin arkasından söylediği:

Bize verilen sözler böyle değildi! ve benzeri

sözleri. 

İkincisi ise Almanya nın, parlamentosundan sözde Ermeni

soykırımı kararının arkasından söylediği:

Benim ve başbakanımın yüzüne nasıl bakacaklar sözleri.

Öyle anlaşılıyor ki, Haçlılar Cumhurbaşkanımıza fiiliyata

uymayan sözler vermişler. O da bu sözlere güvenerek bir takım adımlar atmış

ama Haçlılar sözlerinde durmamışlar.

Birazcık tarih bilgisi olan çok iyi anlar ki, Haçlılar

dönektir. Verdikleri sözlere ve attıkları imzalara güvenerek yola çıkanlar hep

hüsrana uğramıştır. Sayısız örnekten bir kaçını özetleyelim:

Büyük Haçlı seferleri sırasında, Haçlı kumandanları,

yenildikleri zamanlarda Nurettin Zengi ve Selahaddin Eyyubi ye hep muhtelif

sözler vermişler, anlaşmalar yapmışlardır. Lakin kendilerini güçlü

hissettiklerinde de, verdikleri sözlere ve attıkları imzalara asla sadakat

göstermemişler ve hep döneklik etmişlerdir.

Sırpsındığı, Kosova, Niğbolu ve benzeri savaşlarda hep Haçlı

döneklikleri olduğunu hatırlamak lazımdır.

1444 yılında Haçlılar adına Papa ile yapılan Segedin

anlaşması ve buna uyacağına dair İncil üzerine yemin etmesi meşhurdur. Ama

şartlar lehine döndüğü, inisiyatif eline geçtiği anda bu anlaşma ve yemini

nasıl çiğnediği tarihlerde kayıtlıdır. Üstelik de Papa nın bu imza ve sözlerini

yalaması esnasında söylediği sözler tarihe intikal etmiştir:

Müslüman kâfirlerle yapılan anlaşmalara verilen sözlere ve

edilen yeminlere uymak zorunluluğumuz yoktur!

Varna ve 2. Kosova savaşları işte bu sebeple yapılmıştır.

Papa dan çıkan bu tarihi sözlerin bugün bile geçerli

olduğunu asla unutmamak gerekir. 

1490 lı yıllarda Endülüs te meydana gelen ve milyonlarca

Müslüman ın yakılarak katledilmesi ile sonuçlanan olayları çok iyi bilmemiz

gerekmektedir. İslam devletleri ile yapılan hiç bir anlaşmaya uymadıkları,

teslim olan Müslümanları hunharca öldürdükleri, güçlü olmalarına dayanarak

verdikleri sözlerin hiç birine uymadıkları bilinmektedir. Bu da gösteriyor ki,

güçlü olduklarında ve inisiyatif ellerine geçtiği durumlarda veya fırsat

yakaladıklarında gözlerini kırpmadan ellerinden gelen tüm kötülükleri

yapmışlardır.

Kazıklı Voyvodaların, Kanlı Mihallerin hangi verdikleri

sözleri yalayarak, hangi anlaşmaları çiğneyerek melunca, menfurca katliamlarını

gerçekleştirdiklerini, öğrenmek gerek.

Fransız Haçlısının, kendisini güçlü hissettiği anda,

yüzyıllar süren Osmanlı alicenaplıklarını, desteğini ve geçerli anlaşmaları

nasıl hiçe sayarak 1790 lı yıllarda Mısır ı işgal etmek bahanesiyle katliamlar

yaptığını bilmek zorundayız.

Uzağa gitmeye gerek yok. Birleşmiş Milletler denen ve

Haçlıların kontrolünde olan teşkilatın, sözleşme, yönetmelik ve

anlaşmaları hiçe sayarak, nasıl Müslümanların aleyhine icraat yaptığını

hepimiz bilmiyor muyuz

Avrupa Birliği konusunda altmış küsur yıldır Türkiye için,

kendi koydukları kuralları hiçe sayarak uyguladıkları çifte standartları

bilmeyenimiz var mı

Bu Haçlılar, Afganistan da verdikleri sözlerin hangisini tuttular

Irak ta, Suriye de, Libya da, Çad da, Nijerya da, Somali de, Filistin de,

Yemen de, Dağlık Karabağ da ve benzeri İslam coğrafyasında verdikleri hangi

sözleri gerçekleştirdiler  

İsrail hakkında BM nin aldıkları kararları uygulamaya

sokuyorlar mı

Dünya 5 den büyüktür, diyen Cumhurbaşkanımız, bütün bunları

bilmiyor mu

Biliyorsa nasıl kanmış veya kandırılmış da, Amerika nın,

Avrupa nın verdiği sözleri ve yaptığı anlaşmaları uygulayacağı sonucuna varmış

Kendisi bu tarihi gerçekleri bilmemekte belki mazurdur da, hiç mi tarih bilen,

Haçlıları tanıyan danışmanı yoktur

Bize verilen sözler böyle değildi! Ya da Benim ve

Başbakanımın yüzüne nasıl bakacaklar! sızlanmaları alınan yaraları tamir

edebilecek mi Tahribatları önleyebilecek mi Yanlışlar hala devam mı edecek

Dışişleri bakanı açıklıyor:

ABD bize PYD hakkında güvence verdi.

Çocuk musunuz da hâlâ bunlara güvenip, millete müjde gibi

açıklıyorsunuz  Çocuk olsa bunu yapmaz.

Hâlâ Haçlılara güvenilerek yola devam edilmesi akla, mantığa

tarihe, realiteye uygun mu

Hâlâ Birleşmiş Milletlerin alternatifi için adım atılmayacak

Hâlâ İslam Birleşmiş Milletleri, İslam NATO su, İslam Kültür

teşkilatı kurulması için mini de olsa bir adım atılmayacak mı

Hala kafalar kumda mı kalacak

Toprak kayıyor altımızdan toprak!  

Görmüyor musunuz

 

TARİHE BAK

Tarihe ibretle bakmaz mısın hala,

Osmanlı ve Endülüs sana öğütmüş!

Dönekler dönüp başa olmuş hep bela,

Gör koca devletleri nasıl öğütmüş!