Batı gittikçe batmakta. Kendi peygamberini "tanrılaştırdı". İnsanı ilâh kabul etme karmaşasından yakasını sıyıramadı. Kilise engizisyon tehditkarlığını marifet bildi. Farklı görüşlere ve dinlere hiç tahammül edemedi. Kutsalını kovdu. İslâm bütün dünyada bağlılarını genişletirken sadece komünizm tırpanı ile kiliseler boşalmadı. İnsanların kafası karışıktı. Müslümanlar Hıristiyanları,"teslisi" bırakıp "tevhide" dönmeye davet ediyorlardı.
Asırlarca sömürüp yoksul bıraktıkları insanların dinine girmektense geniş kitleler halinde dinsizliği seçtiler. Dinin elini bırakınca ahlâkı da kaybettiler. Aile hayatları bölük pörçük olmuş toplumlarına durup baktıklarında içleri kan ağlıyordu. Nerede hata yaptıklarını çok iyi biliyorlardı ama ikrara yanaşmıyorlardı. Öç geleneği ile Müslümanları da gayri ahlâki boyutlara çekmenin hazzını yaşıyorlardı. Şarkta bulunan yerli işbirlikçileri ile Müslümanların yoksulluklarının, az gelişmişliklerinin müsebbibi olarak dini gösterdiler. Öyle ise İslâm a ölüm İrtica kavgalarını keyifle seyrettiler. Ahlâkını, ailesini, çocuğunu, gencini, yaşlısını kaybetmiş batının; Müslümanlardaki sade saadeti, kelaynak kuşları gibi koruyacağını mı sanıyorduk. İlerici gerici çekişmeleri yaparken biz, ne kadar büyük bir mutluluğu ona bahşettiğimizin farkında bile olmuyorduk.
Biz ilkel Müslümanlar kendi topraklarımızdaki zenginliğin bile sahibi olamıyorduk. Irak çöllerindeki kuyulardaki petrolün tapusu cebindeymiş gibi gelip tüneyebiliyordu, ABD. Cezayirlinin gözünde hâlâ kanlı idi Fransız ın yüzü... Yeryüzünün Lanetlileri affedemezdi, Filistin de Hamas ın seçim kazanmasını Çeyrek asırdır batının kuyruğuna basıp gururu ile oynayan İran Lâik giysiler içinde olsa da İslâm a gittikçe sarılan Türkiye Bölgede asap bozan Suriye
Köpek Snopy nin maceraları kadar komik değil yaşananlar. Ortadoğu da önemli birkaç Hıristiyan öldürülüp hesap sorma operasyonları başlayacak diye bekliyorduk. Aklımıza hep Suriye geliyordu. Lübnan da öldürülen Hıristiyan gazeteci gibi, Suriye de huzur içinde yaşayan Ermenilerin ileri gelenleri katledilir mi diye endişeleniyordu Suriyeli aydın Rahaf. Suriye halkı; Müslümanı, lâiki ile sevmeseler de devlet başkanları Beşar a destek verirler diyordu. Zira halklarını aydınlatan medya bölgede İsrail ve Amerika tehlikesi hususunda yeterince bilinçlidir. Ama papaz Türkiye de öldürülüyor. Niye hep Türkiye de sorusu sorulsa da Ha Suriye ha İran, ya da Türkiye. İyi kalpli rahip; katiline para veriyor, başıboş çocuklar daha fazla istiyor, ama papaz cinayetinden birden fazla sonuç çıkıyor.
Karikatür krizine ateş topu bulmanın hazzını yaşıyor batı. Dünyaya eli kanlı Müslüman izletmenin keyfini sürüyor. Zira karikatürcülere çizdirdiği resimlerde de Kâinatın Efendisi terörist kılığında idi. Oysa bizzat batının kendisi çok iyi bilmekte idi ki; Allahın Resulünden daha şefkatli insan gelmemiştir yeryüzüne. Çocukları sırtından indirmeyecek kadar sevgi dolu Peygamber, eşleri deveye binerken basmaları için dizlerini uzatacak kadar naziklerdi. Karınca yuvalarına zarar vermemek için kervanının yolunu değiştirecek kadar hayvan haklarına saygılı idiler. Hz. Muhammed ve bağlıları olan Müslümanlar bu sevgi, şefkat, saygı medeniyetini kâfirler istemese de kıyamete kadar diri tutacaklardır.
Hıristiyanlar, Müslümanlardan yardım almalıdırlar. Batı dünyası bir medeniyet krizi geçirmektedir. Materyalizm bataklığına saplanmış batının ateizm hastalığından kurtulması; kaybettiği ailesine, komşu ve arkadaşına kavuşabilmesi için çözüm araması gerekmektedir. O çözüm de fazla uzağında değildir. Karalayarak güneş çamurla sıvanmamaktadır