Küresel krizlerin peş peşe patlak verdiği, bölgenin adeta ateş çemberine döndüğü bu zorlu günlerde yatırımcının en büyük sığınağı fena yanılttı. Tansiyonun zirve yaptığı anlarda yukarı yönlü bir patlama bekleyenlerin hesapları şaştı, düşen grafikler ekran başında ter dökenlerde adeta soğuk duş etkisi yarattı. Yastık altı yapanından dev fon yöneticisine kadar herkesin kafası hayli karışık.

Rüzgar Tersine Mi Esiyor?

Kriz anlarında sığınılacak ilk liman olarak görülen altındaki bu ters köşe, emtia analistlerinin de raporlarını baştan yazdırdı. Yapılan son değerlendirmelerde, jeopolitik risklerin tavan yaptığı bugünlerde beklenen sıçramanın gelmemesi, yatırımcı reflekslerinin artık tamamen değiştiğine işaret ettiği aktarıldı.

Değerli metalin dış şoklardan ziyade kendi iç piyasa dinamikleriyle savrulduğu kaydedildi.

1968'den Gelen Çarpıcı Veri

1968'den bugüne uzanan detaylı analizler, fiyatlar ile Jeopolitik Risk Endeksi'nin her zaman kol kola yürümediğini ortaya koydu.

Bazen füze sesleriyle birlikte yükselen grafikler, bazen de tam zıt yöne savruldu. Sadece krizler değil; enflasyon, dolar endeksi ve ekonomik belirsizlik gibi faktörler de belirleyici oldu.

Panik Yapan Kaybediyor

Piyasa analistleri tarafından yapılan uyarılarda, günlük gelişmelere bakarak anlık portföy değiştirmenin ciddi hasarlar bırakabileceğine dikkat çekildi. Altının uzun yıllara yayılan maratonlarda satın alma gücünü koruyan o sağlam duruşunun hala geçerli olduğu hatırlatıldı.

Portföylerde dengeli bir oranda tutulmasının şart olduğu belirtildi.

Bozulan tarihi ezbere karşı küresel sermayenin çizeceği yeni rota merakla bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi