Gül görünce göz güler, bal yiyince dil güler. Gül de bal da

topraktan gelir. Göz de, dil de topraktan yaratılır. Ama seven, sevinen,

sevilen, üzülen Gönül ise topraktan yaratılmadığından gönlün sevinmesi huzur

bulması, tatmin olması maddi şeylerle olmaz. Görünmeyen gönlün, gıdası da

görünmez olur.

Milyar dolarlara sahip adam intihar ediyor.

Sanatının zirvesindeki adam intihar ediyor.

Şöhretin yıldızı olmuş ama kendi yıldızını kendisi

söndürüveriyor.

Çağın en yaygın hastalığı olan stres, daha fazla dünyalığı

tam olan insanlarda görülüyor.

Bedenlerinin isteğini, hazzını karşılamışlar ama gönül ihmal

edilmiş.

Bu gönül bu dünyaya sığmaz.

Onun arzusu cennette biter.

Bu dünyada gönlü tatmin edecek insan sözü de yoktur.

Bir ara aklını, Aristo nun sözü ikna etse de aklı açıldıkça

Aristo yu da avucunda dürüp büker ve söz çöplüğüne atarlar.

Şimdilerde Aristo nun sözlerine söz antikacılarından başkası

iltifat etmez.

Ama tahrif edilmiş Tevrat ile tahrif edilmiş İncil, içinde

Hakkın sözlerinin kokusu olduğundan hâlâ okunmaya devam ederler.

Ya aslını görseler, tahrif edilmemiş, bu gün inmiş gibi söz

ve manaları taze olan Kur an ayetlerini okusalar turfanda sebze yer gibi

gönüllerini tatmin ederler.

Rabbimiz buyurur: Onlar ki, iman ederler ve kalpleri

Allah ın zikri ile tatmin olur. İyi bilin ki kalpler, ancak Allah ın zikriyle

tatmin olur. (Ra d süresi ayet 28)

Buradaki Zikr kelimesi, hem La ilahe illallah/Allah tan

başka yaratan yaşatan ve yöneten yoktur kelime-i tevhidinin manasını da düşünerek

kula kul olmaktan kurtulmanın ve yalnız Allah a kul olmanın tadına varır. Aynı

zamanda bu Zikr kelimesi Kur an-ı Kerim anlamına gelir.

Tarihte yüzlerce filozofun tartıştığı bir konuda akıl

darmadağınık olurken, Rabbin Kur an ından bir ayetle o konuda bilgi

verildiğinde gönül, tatmin olur, durula kalır.

Servetini, şöhretini, makamını, rütbesini gönlünün önüne

perde yapıp, sahip olduklarıyla sevinenler, düğünde damat ve gelinin

birbirlerine kavuştuklarına sevinirlerken, çocukların da atılan şekerlerden

kapıp sevinmelerine benzer.

Rabbimiz bu konuya da açıklık getiriyor:

Bize kavuşmayı ümit etmeyen, alçak bir hayata razı olup

onunla tatmin olan ve ayetlerimizden gafil olanlar, İşte onların

kazandıklarından dolayı sığınakları ateştir. (Yunus süresi ayet 7-8)

Biz, Rabbimizin bize indirdiği zikir olan Kur an-ı Kerim i

bu günlerde çokça okuyarak zikrimizi yaptığımız gibi onunla hayatımızı

düzenleyerek hem bu dünyamızı güzelleştirmeye hem de ahiretimizi

güzelleştirmeye çalışalım.