İktidar sözcülerinin ülke ekonomisi ile ilgili söylemleri müthiş bir ikilem içinde!
Söylemlerinde bir yandan yaşanan büyük ekonomik sıkıntıyı dile getiriyorlar.
Hayat pahalılığından onlar da sokaktaki sade vatandaşlar gibi yakınıyorlar.
Vatandaşların, özellikle de dar gelirli kesimin refah kaybına uğradığını söylüyorlar.
Bütün bunları ifade ettikten sonra ülke ekonomisinin durumunun iyi olduğunu dillendiren cümleler kuruyorlar.
Ellerindeki ekonomik verilerin iyi olduğunu iddia edip, almış oldukları önlemler ile enflasyonun düşeceğini ileri sürüyorlar.
Hiç kusura bakmasınlar ama bu konuda sabıkalılar!
Yıllardır aynı şeyleri söylüyorlar.
Ama düşeceğini iddia ettikleri enflasyon, düşmek yerine hep daha da yükselmeyi tercih ediyor.
Hem ekonomi iyi durumda ise alınan önlemlerle enflasyon düşmesi ve sokaktaki vatandaşların daha rahat şartlarda yaşaması gerekmez mi?
En azından adına refah kaybı denilen sıkıntının yaşanmaması gerekmez mi?
Hemen hemen her konuşmalarında vatandaşlardan sabretmelerini istiyorlar.
Tamam, vatandaşlar sabretsinler de nereye kadar!
Dün enflasyonu düşürmek için alınan önlemler bir işe yaramadı!
Bugün dün yapılanların tam tersi yapılıyor.
İşe yarayacak mı yaramayacak mı henüz pek belli değil!
Ancak iktidar sözcüleri sanki dün işe yaramayan tedbirleri alan kendileri değilmiş gibi yola devam ediyorlar.
Ve yine bir süre sonra ekonominin rahat nefes alacağını öne sürüyorlar.
Bir de ülkede yaşanan yüksek enflasyondan söz ederken Amerika ve Avrupa’daki enflasyondan örnekler veriyorlar.
Enflasyon belasının sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın başının derdi olduğunu iddia ediyorlar.
Evet, Amerika ve Avrupa’da da bir enflasyon sorunu var ama onların karşı karşıya oldukları enflasyon oranı ile Türkiye’nin başa çıkmak zorunda kaldığı enflasyon rakamı arasında bir benzerlik yok!
Türkiye’nin enflasyonu sözü edilen ülkelerin enflasyonlarından katbekat fazla!
Yani onlarla kıyaslanacak gibi değil.