Ey ahali!

Ey muhalefettekiler!

Ey iktidardakiler!

Ülke ekonomisinin nasıl içinden çıkılması çok zor bir sürece girdiğinin farkında mısınız?

Ne döviz kurları kontrol altına alınabiliyor! Ne çarşı-pazar ve marketlerdeki etiketler zapt-u rabt altına alınabiliyor! Ülke ekonomisi doludizgin dörtnala bir yerlere doğru gidiyor!

Eskilerin tabiri ile tam bir “fasit daire”, yenilerin tabiri ile “kısır döngü” içine girilmiş durumda!

Enflasyon arttıkça ücretlere zam yapılıyor, ücretler arttıkça enflasyon şahlanıyor! Peki, niye böyle oluyor?

Ekonomide üretime yönelik yatırımlara öncelik tanınmıyor da onun için böyle oluyor! Ülke yönetiminde israfın önüne geçilemiyor da onun için böyle oluyor!

Ülke yönetilirken gereksiz yatırımlara dur denilemiyor da onun için böyle oluyor!  Yani yapılması gerekenler yapılmadığı için ülke ekonomisini içinde bulunduğu süreçten çekip kurtarmak mümkün olmuyor.

Ekonominin rayına oturması için gereğini yapma yerine “Müthiş Türk kızı” gibi formüllerden medet umuluyor!

Uzun bir süredir ekonomi ile ilgili gelişmeler anlatılırken ya “gözlerdeki ışıltılardan” ya da “çakan şimşeklerden” söz ediliyor!

Ama ne “müthiş Türk kızı” formülleri, ne “gözlerdeki ışıltılar” ne de “çakan şimşekler” derde derman olamıyor! Ekonomiyi içine girdiği bu süreçten çekip çıkarabilmek için gerçekten güçlü bir iradeye ihtiyaç var.

İsrafa son verecek, gereksiz yatırımlara prim vermeyecek yani ayağını yorganına göre uzatacak bir anlayış gerek!

“İtibardan tasarruf olmaz” anlayışı yerine evinin önünde akan dereden abdest alırken bile tasarrufa önem veren bir anlayışın yönetime hâkim olması lazım!

Ey ahali!

Ey muhalefettekiler!

Ey iktidardakiler!

Ülke ekonomisinin nasıl içinden çıkılması güç bir sürece girdiğinin hâlâ farkında değil misiniz?

Bu gidişat topyekûn herkesi ilgilendirmiyor mu?

Fatura hep birlikte ödenmeyecek mi?