Dünyaya bakış açışları faiz üzerine kurulu olanlar her olayı bu bakış açısı ele alıyor ve sokaktaki vatandaşlara buna göre tavsiyelerde bulunuyorlar.
Kafaları faizli sisteme o kadar bağlı ki önlerine hangi konu çıkarsa çıksın, mutlaka işin içine faizi bulaştırıyorlar.
Mesela sigaranın zararlarını anlatırken yine faizi devreye sokuyorlar.
“Bir yıl sigara içmeyin” diyorlar!
“Sigaraya vereceğiniz paraları biriktirin” diyorlar.
“Sonra da bunu bankaya faize yatırın” diyorlar.
“Beş yıl sonra 150 bin liraya yakın biriminiz olur” diyorlar!
Kim diyor bunları? Ekonomiye yön verenler diyor.
Onlar bir zamanlar faiz konusu açıldığı zaman “nas var nas” demiyorlar mıydı?
Diyorlardı!
Galiba dün dündü, bugün bugün felsefesi ile hareket ediyorlar.
Bugün sigarayı bırakacaksın, bir yıl para biriktireceksin, bu birikimini bankaya yatıracaksın ve beş yıl sonra 150 bin liraya yakın tasarrufun olacak!
Yahu bu kadar uzun vadeli bir tavsiye ile kim sigara içmekten vazgeçer?
Böyle uçuk tekliflerde bulunacaklarına “bugün sigarayı bıraksan ayda şu kadar tasarruf olur, bununla mutfak masrafının önemli bur kısmını karşılarsın, en azından sofradan et eksik olmaz” falan denilse daha makul ve mantıklı bir şey söylenmiş olacak!
Ama hayat felsefeleri faiz üzerine kurulu olanlar, başka türlü tavsiyelerde bulunamıyorlar.
Onların hayata bakış açıları böyle!
Onların hayata bakış açıları böyle de Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkan Erdoğan bu sözleri duyduğunda ya da okuduğunda ne düşünüyor acaba?
“Aferin bizimkilere, millete doğru yolu göstermişler” mi diyor.
Yoksa “bunlar nasıl laf” diye dizlerini mi dövüyor?
Hem faize karşı söylemler geliştirmek hem de vatandaşa sigara parasını faize yatırarak para kazanmasını tavsiye etmek nasıl bir şey acaba?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu kadrolardan çekeceği var.
Bunların faiz tutkusunun önüne geçmek kolay değil.