Son günlerde toplu taşıma araçlarında sataşmalar…
Başörtülü kadınlara çirkin sözler,
Hakaretler,
Sonra diğer yolcuların olaya karışması,
Medyada tartışmalar,
Ülkenin yıllarca çektiği kamplaşmadan,
Bir türlü vazgeçilememesi.
İnsanlar neden başkasının giysisine karışır ki.
Fakat bu kamplaşmalara farklı yorumlar da yapılmakta sosyal medyada.
Hayat pahalılığını perdeleme de denmekte.
Fahiş fiyatlar herkesin canını yakmakta.
Büyük marketler artık daha sinsi hareket etmekte.
Gizli zamlar,
Aza azar zamlarla,
Açgözlülüklerini millete zulme dönüştürmekteler.
İki gün önce aldığınız ürün,
Vardığınızda birkaç lira yükselmiş.
Fakat asla yerinde durmamakta fiyatlar.
Birkaç gün sonra yeniden artırımlar.
Nalburlar,
Yapı marketler,
Kırtasiyeler,
Eczaneler hepsi böyle.
Hiç kimsenin fiyatı, öbürünü tutmamakta.
Evin çatısını değiştirirken gördük,
Ahşap,çivi, kiremit fiyatları tavan yapmış,
Erken davranan fiyatları artırmış,
Geç uyanan arkada kalmış.
Vaziyet o kadar trajik.
Denetim yok.
Dar gelirli, emekliler can evinden vurulmakta.
Sadece dar gelirli de değil.
Bu fahiş fiyatlarla,
Hakarete uğradığını düşünen iyi durumdaki insanlarda allak bullak olmakta.
Bir tanıdığımın hali vakti yerinde,
Fakat gözlerinden ateş saçmakta.
Birkaç günde değişen fiyatlarla,
Cebinden çalınan paralarla çılgına dönmüş.
Her gün şoförü ile yardımcısını gönderip,
Elde defter artan fiyatların çetelesini tutmakta.
İnsanları bu kadar perişan eden fahiş fiyatlar,
Yönetimde olanları acaba neden hiç ilgilendirmemekte.
Her gün niçin kontrol edilmemekte.
Devletin maliyede binlerce memuru bulunmakta.
Görev tanımları arasında,
Bu iyice azgınlaşmış,
Saldırganlaşmış,
İnsan hayatını zora sokan zamlarla ilgilenmezler ki.
Doğrusu insanın havsalası almamakta.
Fahiş söz, fahiş fiyat bu soylu halka hiç yakışmamakta.
Oysa Kâinatın Efendisi ne kadar güzel söylemiş;
“Birbirinize kin beslemeyin,
Birbirinize haset etmeyin,
Birbirinize sırt çevirmeyin,
Ey Allah’ın kulları!
Kardeş olun.”