Sosyolog Max Weber, Batı da kapitalizmin yükselmesinin ve

serbest Pazar ekonomisinin din engelinin bertaraf edilmesi ile geliştiğini

ifade eder. Weber bu bağlamda İslam kapitalizmin yerleşmesine engel olarak

tanımlamıştır Mısır da yapılan darbe ve ülkemizde meydana gelen gezi parkı

olaylarının temelinde İslam ile kapitalizmin çatışması olduğunu düşünüyorum.

Bunu görmeden olayları yorumlamanın sağlık bir sonuç doğuracağını sanmıyorum.

Kıpti papazlardan biri seslendiği kalabalık gruba Mısır ın asıl dininin

Müslümanlık değil Hıristiyanlık olduğunu söyledi. Rahip; Mısır ın asıl dini

Hıristiyanlıktır. Sizi evimize kabul ettik misafir ettiysek bunu akrabamız

olduğunuz için yaptık. Ama bize karşı terbiyenizi bozacaksanız gidin buradan

diye seslendi. Arap baharı ile başlayan İslam dünyasındaki demokratikleşme

hareketleri Mısır da yapılan bu askeri darbeyle tehlikeye girmiştir. Çünkü

darbe dışarıda meşru olarak algılanmıştır. Hatta buna sevinen ülkeler bile

vardır. İsrail, Mısır da gerçekleşen darbeyle Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi nin

görevden alınmasını sevinçle karşıladı. Ayıca darbeyi tebrik edenlerden birinin

Suudi Arabistan Kralı ile Katar ın yeni Emiri olması da şaşırtıcıdır.

Arap baharı ile Mısır da Mübarek devrilmiş, demokratik

seçimle Mursi iktidara gelmişti. Fakat sistemin dinamikleri aynı kalmıştır.

Yozlaşan bu yapı değiştirilememiştir. Yıllanmış bu yapıyı da bir anda

değiştirmek demokrasiyle mümkün değildir. Tepeden inmeci bir şekilde

değiştirmekse, demokrasilerde mümkün değildir. Bu süreç ister istemez yavaş

ilerlemek durumundadır. Demokratikleşmenin gerçekleşmesi için 22 siyasi parti

temsilcisiyle anayasa komisyonu kuruldu. Aldıkları oy oranına göre de temsil

edilmiyor. Bunların belli bir kısmı parlamentoya giremediği halde anayasa

komisyonunda kendilerine yer verildi. Mürsi nin temel sıkıntısı ise; medyaya

hâkim değil, orduya hâkim değil, polise hâkim değil ve yargıya hâkim değil.

Bunun yanı sıra dış desteği de bulunmamaktadır. Dönüşüm kapasitesi çok sınırlı!

Buna rağmen bir yılda bir şeyler yapmayı başarmış olmalı ki, mevcut statükoyu

koruma altına almak için ordu darbe yaptı. Mursi nin birinci yıldönümü

dolaysıyla muhalifler sokağa döküleceklerini ilan ettikten hemen sonra çıkan

olaylar üzerine Mısır ordusu, hazırladığı yol haritasını Mursi ye sundu. Ancak

Mursi askerin önerisini reddetti. 30 Haziran da 38 derece sıcaklığa rağmen 1

milyonun üzerinde muhalif sokaklara dökülerek Mursi ye istifa çağrısı yaptı.

Aslında Mursi yi getiren nedenlerle götüren nedenler

aynıdır. Ekonomiktir. Halkın yarısı 2 dolara yaşamaktadır. Gelir dağılımı gayri

adildir. Yüksek mahkemede bir yargıç, normal bir memurun on yılda aldığı maaşı

bir ayda alıyor. Mısır ordusunun Merkez Bankasına kredi verebilecek büyüklükte

şirketleri var. İmtiyazlı sınıflar bundan dolayıdır ki, imtiyazlarının

bitmemesi için elinden geleni yapacaklardır. Ordunun bu şirketlerinin mısır

ekonomine %40 oranında katkı sağlamaktadır. Mursi nin gelmeyle bu

adaletsizlikler yavaş yavaş ortadan kalkıyordu. Halkın talepleri ile elitlerin

arasında veya duruşları arasında inanılmaz farklılıklar vardır. Demokraside

halkın taleplerini yanınıza almanız gerekmektedir. Halkı memnun edebileceğiniz

adımlar attığınızda karşınıza duvarlar çıkar. Bürokratik duvarlar var. Medyatik

duvarlar var. Oligarşik duvarlar var. En nihayetinde karşınızda aşması zor ordu

var. Mursi bütün bu duvarları kaldırmak için kendi yetkilerini arttıran bir

genelge yayınlamıştı. Fakat geri almak durumunda kalmıştı. Darbeyi yapan Askeri

Mursi nin ataması, Bana Demirel in atadığı Kenan Evren i hatırlattı. Sizin

atamış olduğunuz Genelkurmay Başkanı size darbe yapıyor. Ne kadar gayri insani

değil mi Mısır da darbe yapan askerin gerekçesiyle Darbe yapan Kenan Evren in

gerekçelerinin aynı olduğunu fark ettiniz mi

Bu bir yıllık süreç içerisinde demokrasinin oturabilmesi,

önünde duvar oluşturan bu yapıyla mümkün müydü Mevcut bu statükocu yapıyı

ancak bir darbeyle yok edebilirsiniz ki, bu da demokrasi olmaz. O zaman

yanınıza alarak ürkütmeden demokratikleşerek yavaş yavaş bertaraf olmasını

sağlarsınız. Belki de yapması gereken buydu. 2 Hatırlatma. 1-Mursi görevden

aldığı savcıyı göreve iade etmek zorunda kalmıştı.2- 2007-2008 yılında İktidar

partisinin kapatılması için dava açılmıştı. Yıllardır kemikleşen sistemin yavaş

yavaş değişmeye başladığını gören elitler, bu süreci engellemek için bu

darbenin yapılmasını sağladı. Bir önceki iktidarlar hep askeri darbelerle

geldikleri için halkta bir meşrutiyeti yoktu. Onların meşrutiyeti ordudan ve

Batı dan geliyordu. Mursi ise demokratik seçimle geldiğinden bir meşrutiyete

sahip olduğundan halk darbeye karşı direnmektedir. Yıllarca muhalefette olan

Mursi, iktidar tecrübesi olmadığından önünde duvar olan şer odaklarını kendi

tarafına çekmeyi başaramamıştır. Batı bu darbede yine iki yüzlülük yapmıştır.

Ahlaksızca darbeyi savunanlar tarihlerindeki darbeleri referans alarak

özgüvenle konuşuyorlar. En çok başvurulan nedense, kitle gösterilerinin

büyüklüğü oldu. Oysa bilmeleri gerekir ki, kitle gösterileri sadece bir krizin

varlığını gösterir. Kendi başına ve kendi içinde hiçbir kurucu siyasal değer

ifade etmez. Mısır daki bu halkın eylemi, bir askerin apoletlerinde iradeye

kavuşmuştur. Seçimle iktidar olanın sözü apoletli adamların sözüne esir

kılınmıştır. Afrika birliği Mısır ın üyeliğini askıya alma cesaretini göstermiş

fakat Amerika ve AB bu yapılan askeri müdahalenin darbe olduğunu ifade etmek

istememiştir. Oysa bu batı değimliydi, İslam Ülkelerinde demokrasi olsun

diyen. Batı hep ikiyüzlü olmuştur. Çifte standartçıdır. Samimi değildir.

Menfaatleri gerçekleştiği sürece sizin yanınızda olurlar. Batı nın İslam

ülkelerinde iş yaptığı liderlerin hemen hemen hepsi gitti. Yıllarca sömürdüğü

bu topraklarda hegemonyası tehlikeye girmiştir. Artık Müslümanlar yapılanları

görmeli ve uyanmalıdır.